55. sure

Rahmân Suresi الرحمن

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Rahmân'ın öğretmesi, ölçü ve yeryüzü nimetleri 1–13 karşılaştır — Rahmân'ın öğretmesi, ölçü ve yeryüzü nimetleri
  2. İnsan ve cinnin yaratılışı; iki deniz ve gemiler 14–25 karşılaştır — İnsan ve cinnin yaratılışı; iki deniz ve gemiler
  3. Her şey yok olur, Rabbin bâki kalır 26–32 karşılaştır — Her şey yok olur, Rabbin bâki kalır
  4. Cin ve insana meydan okuma; suçluların hâli 33–45 karşılaştır — Cin ve insana meydan okuma; suçluların hâli
  5. İlk iki cennet 46–61 karşılaştır — İlk iki cennet
  6. Diğer iki cennet ve kapanış 62–78 karşılaştır — Diğer iki cennet ve kapanış

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Rahmân'ın öğretmesi, ölçü ve yeryüzü nimetleri 1–13

  1. Rahmân suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 1. ayet. ٱلرَّحْمَٰنُ

    erraḥmân.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 1. ayet

  2. Rahmân suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 2. ayet. عَلَّمَ ٱلْقُرْءَانَ

    `alleme-lḳur'ân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kur'an'ı öğretti.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 2. ayet

  3. Rahmân suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 3. ayet. خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ

    ḫaleḳa-l'insân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnsanı yarattı.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 3. ayet

  4. Rahmân suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 4. ayet. عَلَّمَهُ ٱلْبَيَانَ

    `allemehü-lbeyân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ona beyanı dipnot 1 öğretti.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ona düşünmeyi ve düşündüklerini açıklamayı, ifade edebilmeyi.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 4. ayet

  5. Rahmân suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 5. ayet. ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ

    eşşemsü velḳameru biḥusbân.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 5. ayet

  6. Rahmân suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 6. ayet. وَٱلنَّجْمُ وَٱلشَّجَرُ يَسْجُدَانِ

    vennecmü veşşeceru yescüdân.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 6. ayet

  7. Rahmân suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 7. ayet. وَٱلسَّمَآءَ رَفَعَهَا وَوَضَعَ ٱلْمِيزَانَ

    vessemâe rafe`ahâ veveḍa`a-lmîzân.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 7. ayet

  8. Rahmân suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 8. ayet. أَلَّا تَطْغَوْا۟ فِى ٱلْمِيزَانِ

    ellâ taṭgav fi-lmîzân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ölçüyü çiğnemeyin. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Allah'ın koyduğu yasalara uygun davranın. O yasaları, düzeni bozmayın.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 8. ayet

  9. Rahmân suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 9. ayet. وَأَقِيمُوا۟ ٱلْوَزْنَ بِٱلْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا۟ ٱلْمِيزَانَ

    veeḳîmü-lvezne bilḳisṭi velâ tuḫsirü-lmîzân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Tartıyı hakkaniyetle dipnot 1 ayakta tutun dipnot 2 . Ölçüyü eksiltmeyin. dipnot 2

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Haklıdan ve haktan yana olun.
    2. metne dön, dipnot 2
      Düzeni ve dengeyi adaletle koruyun. Allah'ın koyduğu yasaları bozmayın. Bu ayetlerde söz konusu edilen "terazi", tartı aleti olan terazi değildir. Yapı ustalarının daha çok kullandıkları "Teraziye almak" deyimindeki terazidir. Bir şeyi yaparken; mesafesini, durması gereken yeri, düzeyini, düzgünlüğünü belirleme ölçüsüdür. Diğer bir deyimle dengeyi, düzeni ve düzgünlüğü belirleme işidir. Allah, evrene bir düzen, bir denge koymuştur; bu düzen ve dengenin korunması istenmektedir.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 9. ayet

  10. Rahmân suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 10. ayet. وَٱلْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ

    vel'arḍa veḍa`ahâ lil'enâm.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 10. ayet

  11. Rahmân suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 11. ayet. فِيهَا فَٰكِهَةٌ وَٱلنَّخْلُ ذَاتُ ٱلْأَكْمَامِ

    fîhâ fâkiheh. vennaḫlü ẕâtü-l'ekmâm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Orada meyveler ve salkım salkım hurma ağaçları var.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 11. ayet

  12. Rahmân suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 12. ayet. وَٱلْحَبُّ ذُو ٱلْعَصْفِ وَٱلرَّيْحَانُ

    velḥabbü ẕü-l`aṣfi verrayḥân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yapraklı taneler ve güzel kokulu bitkiler var.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 12. ayet

  13. Rahmân suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 13. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde ikiniz dipnot 1 , Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Çoğul formu(sigası) yerine ikil("kuma" zamiri) formunun kullanılması, Arapçada anlamı kuvvetlendirmek içindir. Bu ikil zamirin İnsan-cin toplumu, iman-küfür, kadın-erkek anlamına geldiği şeklindeki anlamlandırmaların doğru olmadığı kanaatindeyiz. İkiniz sözcüğünü, insanlar ve cinler olarak çeviri konusu yapanlar, Kur'an'ın yalnızca insanı muhatap aldığını, nebinin de yalnız insanlar için elçilik yaptığını göz ardı etmektedirler. Kur'an, yalnız ve yalnız insan için bir hitap ve yol göstericidir.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 13. ayet

İnsan ve cinnin yaratılışı; iki deniz ve gemiler 14–25

  1. Rahmân suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 14. ayet. خَلَقَ ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍ كَٱلْفَخَّارِ

    ḫaleḳa-l'insâne min ṣalṣâlin kelfeḫḫâr.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İnsanı pişmiş çamur gibi kuru bir balçıktan yarattı.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 14. ayet

  2. Rahmân suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 15. ayet. وَخَلَقَ ٱلْجَآنَّ مِن مَّارِجٍ مِّن نَّارٍ

    veḫaleḳa-lcânne mim mâricim min nâr.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve cinleri dipnot 1 dumanı olmayan ateşten yarattı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Görünmez varlıkları, güçleri.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 15. ayet

  3. Rahmân suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 16. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 16. ayet

  4. Rahmân suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 17. ayet. رَبُّ ٱلْمَشْرِقَيْنِ وَرَبُّ ٱلْمَغْرِبَيْنِ

    rabbü-lmeşriḳayni verabbü-lmagribeyn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İki doğunun ve iki batının Rabb'idir.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 17. ayet

  5. Rahmân suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 18. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 18. ayet

  6. Rahmân suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 19. ayet. مَرَجَ ٱلْبَحْرَيْنِ يَلْتَقِيَانِ

    merace-lbaḥrayni yelteḳiyân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İki denizi birbirine kavuşmak üzere saldı.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 19. ayet

  7. Rahmân suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 20. ayet. بَيْنَهُمَا بَرْزَخٌ لَّا يَبْغِيَانِ

    beynehümâ berzeḫul lâ yebgiyân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Aralarında bir engel var, birbirlerinin sınırını geçip karışmıyorlar.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 20. ayet

  8. Rahmân suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 21. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 21. ayet

  9. Rahmân suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 22. ayet. يَخْرُجُ مِنْهُمَا ٱللُّؤْلُؤُ وَٱلْمَرْجَانُ

    yaḫrucü minhüme-llü'lüü velmercân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İkisinden de inci ve mercan çıkar.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 22. ayet

  10. Rahmân suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 23. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 23. ayet

  11. Rahmân suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 24. ayet. وَلَهُ ٱلْجَوَارِ ٱلْمُنشَـَٔاتُ فِى ٱلْبَحْرِ كَٱلْأَعْلَٰمِ

    velehü-lcevâri-lmünşeâtü fi-lbaḥri kel'a`lâm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Denizde akıp giden, dağlar gibi yapılmış olan gemiler O'nundur. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      O'nun koyduğu yasalara tabidir.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 24. ayet

  12. Rahmân suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 25. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 25. ayet

Her şey yok olur, Rabbin bâki kalır 26–32

  1. Rahmân suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 26. ayet. كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ

    küllü men `aleyhâ fân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onun üzerindeki herkes yok olacaktır.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 26. ayet

  2. Rahmân suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 27. ayet. وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ

    veyebḳâ vechü rabbike ẕü-lcelâli vel'ikrâm.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 27. ayet

  3. Rahmân suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 28. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 28. ayet

  4. Rahmân suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 29. ayet. يَسْـَٔلُهُۥ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِى شَأْنٍ

    yes'elühû men fi-ssemâvâti vel'arḍ. külle yevmin hüve fî şe'n.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Göklerde ve yerde olanlar, o'ndan isterler. O, her gün bir şan işindedir. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Her an, sürekli, bir oluş, sürekli yaratma işindedir.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 29. ayet

  5. Rahmân suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 30. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 30. ayet

  6. Rahmân suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 31. ayet. سَنَفْرُغُ لَكُمْ أَيُّهَ ٱلثَّقَلَانِ

    senefrugu leküm eyyühe-ŝŝeḳalân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey iki büyük grup! Yakında sizin hesabınıza bakacağız!

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 31. ayet

  7. Rahmân suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 32. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 32. ayet

Cin ve insana meydan okuma; suçluların hâli 33–45

  1. Rahmân suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 33. ayet. يَٰمَعْشَرَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ إِنِ ٱسْتَطَعْتُمْ أَن تَنفُذُوا۟ مِنْ أَقْطَارِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ فَٱنفُذُوا۟ لَا تَنفُذُونَ إِلَّا بِسُلْطَٰنٍ

    yâ ma`şera-lcinni vel'insi ini-steṭa`tüm en tenfüẕû min aḳṭâri-ssemâvâti vel'arḍi fenfüẕû. lâ tenfüẕûne illâ bisülṭân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ey cin ve ins toplulukları! dipnot 1 Eğer göklerin ve yerin ötesine geçmeye güç yettirebilirseniz dipnot 2 , haydi geçin. Ancak aşma yetkisi dipnot 3 verilmeden geçemezsiniz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ey bütün insanlık; yerli yabancı, tanıdık tanımadık kim varsa, ey herkes!
    2. metne dön, dipnot 2
      Bizden kurtulabileceğinizi sanıyorsanız, haydi kurtulun!
    3. metne dön, dipnot 3
      Ayette yer alan "sultan" sözcüğüne verilen "üstün güç", "delil" gibi anlamlar doğru değildir. "Sultan;" yetki vermek, yetkili kılınmak; yetkili kılındığına dair verilen belge demektir.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 33. ayet

  2. Rahmân suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 34. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 34. ayet

  3. Rahmân suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 35. ayet. يُرْسَلُ عَلَيْكُمَا شُوَاظٌ مِّن نَّارٍ وَنُحَاسٌ فَلَا تَنتَصِرَانِ

    yürselü `aleykümâ şüvâżum min nâriv venüḥâsün felâ tenteṣirân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İkinizin üzerine ateşten bir alev ve duman gönderilir ve siz yardımlaşamazsınız. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kurtulamazsınız.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 35. ayet

  4. Rahmân suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 36. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 36. ayet

  5. Rahmân suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 37. ayet. فَإِذَا ٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ وَرْدَةً كَٱلدِّهَانِ

    feiẕe-nşeḳḳati-ssemâü fekânet verdeten keldihân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gök parçalanıp kırmızı gül renginde yağ eriyiğine dönüştüğü zaman;

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 37. ayet

  6. Rahmân suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 38. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 38. ayet

  7. Rahmân suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 39. ayet. فَيَوْمَئِذٍ لَّا يُسْـَٔلُ عَن ذَنۢبِهِۦٓ إِنسٌ وَلَا جَآنٌّ

    feyevmeiẕil lâ yüs'elü `an ẕembihî insüv velâ cânn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İşte o gün, ins dipnot 1 ve cine dipnot 1 yanlışları sorulmaz.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bildik bilmedik, kim varsa, hangi yanlışları/suçları işledikleri bilindiğinden onlara sorma gereği duyulmaz.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 39. ayet

  8. Rahmân suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 40. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 40. ayet

  9. Rahmân suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 41. ayet. يُعْرَفُ ٱلْمُجْرِمُونَ بِسِيمَٰهُمْ فَيُؤْخَذُ بِٱلنَّوَٰصِى وَٱلْأَقْدَامِ

    yü`rafü-lmücrimûne bisîmâhüm feyü'ḫaẕü binnevâṣî vel'aḳdâm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Suçlular simalarından tanınır. Alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle Arapçada "yaka paça kıskıvrak yakalamak" anlamında bir deyimdir.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 41. ayet

  10. Rahmân suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 42. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 42. ayet

  11. Rahmân suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 43. ayet. هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى يُكَذِّبُ بِهَا ٱلْمُجْرِمُونَ

    hâẕihî cehennemü-lletî yükeẕẕibü bihe-lmücrimûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İşte bu, suçluların yalanladığı Cehennem'dir.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 43. ayet

  12. Rahmân suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 44. ayet. يَطُوفُونَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ حَمِيمٍ ءَانٍ

    yeṭûfûne beynehâ vebeyne ḥamîmin ân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onunla kaynar su arasında dolaşır durular.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 44. ayet

  13. Rahmân suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 45. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 45. ayet

İlk iki cennet 46–61

  1. Rahmân suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 46. ayet. وَلِمَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ جَنَّتَانِ

    velimen ḫâfe meḳâme rabbihî cennetân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Rabb'inin makamından korkanlar için iki cennet vardır.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 46. ayet

  2. Rahmân suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 47. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 47. ayet

  3. Rahmân suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 48. ayet. ذَوَاتَآ أَفْنَانٍ

    ẕevâtâ efnân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İkisinin de çeşit çeşit ağaçları vardır.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 48. ayet

  4. Rahmân suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 49. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 49. ayet

  5. Rahmân suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 50. ayet. فِيهِمَا عَيْنَانِ تَجْرِيَانِ

    fîhimâ `aynâni tecriyân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İkisinde de akıp giden iki pınar vardır.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 50. ayet

  6. Rahmân suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 51. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 51. ayet

  7. Rahmân suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 52. ayet. فِيهِمَا مِن كُلِّ فَٰكِهَةٍ زَوْجَانِ

    fîhimâ min külli fâkihetin zevcân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İkisinde de her meyveden çift çift vardır.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 52. ayet

  8. Rahmân suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 53. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 53. ayet

  9. Rahmân suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 54. ayet. مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشٍۭ بَطَآئِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍ وَجَنَى ٱلْجَنَّتَيْنِ دَانٍ

    müttekiîne `alâ füruşim beṭâinühâ min istebraḳ. vecene-lcenneteyni dân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Astarları kalın ipekten minderlere yaslanırlar. İki Cennet'in meyvesi alabilecek yakınlıktadır.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 54. ayet

  10. Rahmân suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 55. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 55. ayet

  11. Rahmân suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 56. ayet. فِيهِنَّ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ

    fîhinne ḳâṣirâtu-ṭṭarfi lem yaṭmiŝhünne insün ḳablehüm velâ cânn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlarda daha önce ins dipnot 1 ve cinnin dipnot 1 dokunmadığı, bakışlarını başkasından çekmiş eşler vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bilinen bilinmeyen, tanınan tanınmayan, hiç kimsenin. "İns ve cin" bir terkiptir. Ve "hiç kimse", "hiçbir şey" anlamını ifade etmektedir. Diğer bir deyimle "ne var, ne yok" her şeyi içine alan bir anlama sahiptir. Buradaki cin sözcüğü, "görünmez olan, dumansız ateşten yaratılmış varlık" anlamındaki cin değildir.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 56. ayet

  12. Rahmân suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 57. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 57. ayet

  13. Rahmân suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 58. ayet. كَأَنَّهُنَّ ٱلْيَاقُوتُ وَٱلْمَرْجَانُ

    keennehünne-lyâḳûtü velmercân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlar, adeta yakut ve mercan gibidirler.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 58. ayet

  14. Rahmân suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 59. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 59. ayet

  15. Rahmân suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 60. ayet. هَلْ جَزَآءُ ٱلْإِحْسَٰنِ إِلَّا ٱلْإِحْسَٰنُ

    hel cezâü-l'iḥsâni ille-l'iḥsân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İyiliğin karşılığı, iyilikten başka olabilir mi?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 60. ayet

  16. Rahmân suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 61. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 61. ayet

Diğer iki cennet ve kapanış 62–78

  1. Rahmân suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 62. ayet. وَمِن دُونِهِمَا جَنَّتَانِ

    vemin dûnihimâ cennetân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bu ikisinden başka iki Cennet daha var.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 62. ayet

  2. Rahmân suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 63. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 63. ayet

  3. Rahmân suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 64. ayet. مُدْهَآمَّتَانِ

    müẕâmmetân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İkisi de yemyeşildir.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 64. ayet

  4. Rahmân suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 65. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 65. ayet

  5. Rahmân suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 66. ayet. فِيهِمَا عَيْنَانِ نَضَّاخَتَانِ

    fîhimâ `aynâni neḍḍâḫatân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İkisinde de coşkun iki su kaynağı vardır.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 66. ayet

  6. Rahmân suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 67. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 67. ayet

  7. Rahmân suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 68. ayet. فِيهِمَا فَٰكِهَةٌ وَنَخْلٌ وَرُمَّانٌ

    fîhimâ fâkihetüv venaḫlüv verummân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İkisinde de meyve, hurma ve nar vardır.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 68. ayet

  8. Rahmân suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 69. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 69. ayet

  9. Rahmân suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 70. ayet. فِيهِنَّ خَيْرَٰتٌ حِسَانٌ

    fîhinne ḫayrâtün ḥisân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Her ikisinde de hayırlar ve iyilikler vardır. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet; çoğunlukla, "Orada iyi huylu güzel kadınlar vardır." şeklinde çeviriye konu edinilmiştir. Dilbilgisi kuralları çerçevesinde böyle anlam verilebilmesi de mümkün olmakla birlikte, bu daha çok "erkeklerin kadın anlayışının dinleştirilmesinden" kaynaklanan bir çeviridir. Ayette geçen "hisanun" sözcüğü, "güzel" demek olmayıp, "iyi" demektir. Arapçada fizik güzelliği ifade eden sözcük, "cemil" sözcüğüdür. Ayette; "eşler", "kadınlar", "güzel huylu", "güzel kadınlar" sözcükleri yer almamaktadır. Bu sözcükler, "erkeksi algının" yakıştırmalarıdır. Ayetin anlamı; sözcük olarak da, anlam olarak da yukarıda verdiğimiz şekilde olmalıdır.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 70. ayet

  10. Rahmân suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 71. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 71. ayet

  11. Rahmân suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 72. ayet. حُورٌ مَّقْصُورَٰتٌ فِى ٱلْخِيَامِ

    ḥûrum maḳṣûrâtün fi-lḫiyâm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Çadırlarda korunaklı huriler dipnot 1 vardır.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Parlak siyah gözlü eşler. "Hur," parlak siyah göz demektir. Bu ayete, genellikle "ceylan gözlü huriler, ahu gözlü huriler, iri gözlü dilberler" şeklinde anlam verilmektedir. Bu, dil yönünden de, çeviri tekniği açısından da Kur'an'a karşı sadakatsizliktir. Çünkü "huri" zaten iri gözlü, ceylan gözlü veya ahu gözlü anlamındadır. Dolayısı ile "ceylan gözlü huriler" diyen bir kimse, "laf oyunu" yapmaktadır. Zira "ceylan gözlü" zaten "huri" sözcüğünün karşılığıdır. Bu kimseler aslında, "ceylan gözlü, ceylan gözlü" demiş olmaktadırlar. Huri sözcüğünü; "kadın", "dilber" olarak çevirmek, yani ayete "ceylan gözlü kızlar, kadınlar, dilberler" olarak anlam vermek kesinlikle "Cahiliye Arap Kültürü ve Atalar dininden etkilenmenin sonucudur. Ayet, "lafız" olarak ta "anlam" olarak" da dişil bir anlam taşımamaktadır. "Hur" sözcüğüne bu şekilde anlam vermek esasen İsrailiyat kaynaklıdır. "İsrailiyat kaynaklı erkeksi algı," ayette yer alan "hur" sözcüğüne "dişil" anlam yükleyerek; ayeti, "ceylan gözlü dilberler", "ahu gözlü kadınlar", "huriler" şeklinde anlamlandırmaktadır. Oysaki "hur" hem erilliğin hem de dişilliğin çoğuludur. "Hur" sözcüğünün tekil formu, erkek için "ahver", dişi için "havra" dır. Kur'an'da, sözcüğün çoğul formu olan "hur" sözcüğü, cinsiyet olarak ne erkek ne de kadın anlamı taşımaktadır. "Hur" sözcüğü, her iki cinsi de içine alan ortak bir anlama sahiptir. Yani hem erkeğin hem de kadının gözünü ifade etmektedir. Ayrıca bu sözcükle anlatılmak istenen şey "güzellik"tir. Bu sözcüğün, tefsir ve çeviri külliyatında, Cennet'te erkeklere sunulacak, ikram edilecek dişi varlıklar olarak tanımlanmış olması, vahye dair yaşanan önemli yanılgılardan biridir. Bu, İslam'ın ahiret inancına sokulmuş önemli bir yanılgıdır. Ödüllendirmede ve cezalandırmada cinsiyet ayırımcılığı yapmak, Kur'an'a iftira atmak demektir.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 72. ayet

  12. Rahmân suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 73. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 73. ayet

  13. Rahmân suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 74. ayet. لَمْ يَطْمِثْهُنَّ إِنسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَآنٌّ

    lem yaṭmiŝhünne insün ḳablehüm velâ cânn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onlara daha önce ins ve cin dipnot 1 dokunmadı.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "İns ve cin" bir terkiptir. Ve "hiç kimse", "hiçbir şey" anlamını ifade etmektedir. Diğer bir deyimle "ne var, ne yok" her şeyi içine alan bir anlama sahiptir. Buradaki cin sözcüğü, "görünmez olan, "dumansız ateşten yaratılmış varlık" anlamındaki cin değildir.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 74. ayet

  14. Rahmân suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 75. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 75. ayet

  15. Rahmân suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 76. ayet. مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ رَفْرَفٍ خُضْرٍ وَعَبْقَرِىٍّ حِسَانٍ

    müttekiîne `alâ rafrafin ḫuḍriv ve`abḳariyyin ḥisân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    En iyi döşeklerin üzerinde yeşil yastıklara yaslanırlar.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 76. ayet

  16. Rahmân suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 77. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ

    febieyyi âlâi rabbikümâ tükeẕẕibân.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O halde siz ikiniz, Rabb'inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 77. ayet

  17. Rahmân suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Rahmân suresi, 78. ayet. تَبَٰرَكَ ٱسْمُ رَبِّكَ ذِى ٱلْجَلَٰلِ وَٱلْإِكْرَامِ

    tebârake-smü rabbike ẕi-lcelâli vel'ikrâm.

    Ayet detayı — Rahmân suresi, 78. ayet