79. sure

Naziât Suresi النازعات

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Yeminler 1–5 karşılaştır — Yeminler
  2. Sarsıntı günü ve dirilişe itiraz 6–14 karşılaştır — Sarsıntı günü ve dirilişe itiraz
  3. Mûsâ ve Firavun 15–26 karşılaştır — Mûsâ ve Firavun
  4. Göğün ve yerin düzenlenişi 27–33 karşılaştır — Göğün ve yerin düzenlenişi
  5. En büyük felaket: iki yol 34–41 karşılaştır — En büyük felaket: iki yol
  6. Kıyametin vakti 42–46 karşılaştır — Kıyametin vakti

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Yeminler 1–5

  1. Naziât suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 1. ayet. وَٱلنَّٰزِعَٰتِ غَرْقًا

    vennâzi`âti garḳâ.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Ayet detayı — Naziât suresi, 1. ayet

  2. Naziât suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 2. ayet. وَٱلنَّٰشِطَٰتِ نَشْطًا

    vennâşiṭâti neşṭâ.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Ayet detayı — Naziât suresi, 2. ayet

  3. Naziât suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 3. ayet. وَٱلسَّٰبِحَٰتِ سَبْحًا

    vessâbiḥâti sebḥâ.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Ayet detayı — Naziât suresi, 3. ayet

  4. Naziât suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 4. ayet. فَٱلسَّٰبِقَٰتِ سَبْقًا

    fessâbiḳâti sebḳâ.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Ayet detayı — Naziât suresi, 4. ayet

  5. Naziât suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 5. ayet. فَٱلْمُدَبِّرَٰتِ أَمْرًا

    felmüdebbirâti emrâ.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Ayet detayı — Naziât suresi, 5. ayet

Sarsıntı günü ve dirilişe itiraz 6–14

  1. Naziât suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 6. ayet. يَوْمَ تَرْجُفُ ٱلرَّاجِفَةُ

    yevme tercüfü-rrâcifeh.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Ayet detayı — Naziât suresi, 6. ayet

  2. Naziât suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 7. ayet. تَتْبَعُهَا ٱلرَّادِفَةُ

    tetbe`uhe-rrâdifeh.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Ayet detayı — Naziât suresi, 7. ayet

  3. Naziât suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 8. ayet. قُلُوبٌ يَوْمَئِذٍ وَاجِفَةٌ

    ḳulûbüy yevmeiẕiv vâcifeh.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Ayet detayı — Naziât suresi, 8. ayet

  4. Naziât suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 9. ayet. أَبْصَٰرُهَا خَٰشِعَةٌ

    ebṣâruhâ ḫâşi`ah.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Ayet detayı — Naziât suresi, 9. ayet

  5. Naziât suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 10. ayet. يَقُولُونَ أَءِنَّا لَمَرْدُودُونَ فِى ٱلْحَافِرَةِ

    yeḳûlûne einnâ lemerdûdûne fi-lḥâfirah.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Ayet detayı — Naziât suresi, 10. ayet

  6. Naziât suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 11. ayet. أَءِذَا كُنَّا عِظَٰمًا نَّخِرَةً

    eiẕâ künnâ `iżâmen neḫirah.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Ayet detayı — Naziât suresi, 11. ayet

  7. Naziât suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 12. ayet. قَالُوا۟ تِلْكَ إِذًا كَرَّةٌ خَاسِرَةٌ

    ḳâlû tilke iẕen kerratün ḫâsirah.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Ayet detayı — Naziât suresi, 12. ayet

  8. Naziât suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 13. ayet. فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌ وَٰحِدَةٌ

    feinnemâ hiye zecratüv vâḥideh.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Ayet detayı — Naziât suresi, 13. ayet

  9. Naziât suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 14. ayet. فَإِذَا هُم بِٱلسَّاهِرَةِ

    feiẕâ hüm bissâhirah.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Ayet detayı — Naziât suresi, 14. ayet

Mûsâ ve Firavun 15–26

  1. Naziât suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 15. ayet. هَلْ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ

    hel etâke ḥadîŝü mûsâ.

    Mehmet Alagaş

    (1-15) Boğarak işe karışanlara, hızlıca çekip alanlara (mevt ve vefat) Yüzercesine akıp gidenlere, yarışta geçenlere (hayrı kapanlara) İşleri çekip çevirenlere, O gün sarsıntı ile sarsılır, ardından tekrarı takip eder. (Tekrar sarsılır) kalpleri o gün paniktedir, bakışları korku doludur , çukurdayken / mezardayken tekrar döndürülecekmiş miyiz? Biz ufalanmış kemik olduğumuz zamanda mı? derler ve derler ki işte bu, bir kez daha hasar / hüsran, O iş, o da tek bir haykırmaymış, onlar için bu bir uyanmak / çukurdan yer üstüne çıkmakmış

    Ayet detayı — Naziât suresi, 15. ayet

  2. Naziât suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 16. ayet. إِذْ نَادَىٰهُ رَبُّهُۥ بِٱلْوَادِ ٱلْمُقَدَّسِ طُوًى

    iẕ nâdâhü rabbühû bilvâdi-lmüḳaddesi ṭuvâ.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 16. ayet

  3. Naziât suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 17. ayet. ٱذْهَبْ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ إِنَّهُۥ طَغَىٰ

    iẕheb ilâ fir`avne innehû ṭagâ.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 17. ayet

  4. Naziât suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 18. ayet. فَقُلْ هَل لَّكَ إِلَىٰٓ أَن تَزَكَّىٰ

    feḳul hel leke ilâ en tezekkâ.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 18. ayet

  5. Naziât suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 19. ayet. وَأَهْدِيَكَ إِلَىٰ رَبِّكَ فَتَخْشَىٰ

    veehdiyeke ilâ rabbike fetaḫşâ.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 19. ayet

  6. Naziât suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 20. ayet. فَأَرَىٰهُ ٱلْـَٔايَةَ ٱلْكُبْرَىٰ

    feerâhü-l'âyete-lkübrâ.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 20. ayet

  7. Naziât suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 21. ayet. فَكَذَّبَ وَعَصَىٰ

    fekeẕẕebe ve`aṣâ.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 21. ayet

  8. Naziât suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 22. ayet. ثُمَّ أَدْبَرَ يَسْعَىٰ

    ŝümme edbera yes`â.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 22. ayet

  9. Naziât suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 23. ayet. فَحَشَرَ فَنَادَىٰ

    feḥaşera fenâdâ.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 23. ayet

  10. Naziât suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 24. ayet. فَقَالَ أَنَا۠ رَبُّكُمُ ٱلْأَعْلَىٰ

    feḳâle ene rabbükümü-l'a`lâ.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 24. ayet

  11. Naziât suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 25. ayet. فَأَخَذَهُ ٱللَّهُ نَكَالَ ٱلْـَٔاخِرَةِ وَٱلْأُولَىٰٓ

    feeḫaẕehü-llâhü nekâle-l'âḫirati vel'ûlâ.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 25. ayet

  12. Naziât suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 26. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَعِبْرَةً لِّمَن يَخْشَىٰٓ

    inne fî ẕâlike le`ibratel limey yaḫşâ.

    Mehmet Alagaş

    (15-26) Sana Musa anlatısı / hadisesi geldi mi? Rabbi O’na kutsal Tuva vadisinde seslenmişti, Firavuna git çünkü o iyice azgınlaştı / taşkın halde. Deki ona; senin için arınma gibi bir şey var mı? / temizlenmek ister misin? Ve seni Rabbine ileteyim de ondan tedirgin olasın. Ona büyük mucizeyi / büyük ayeti gösterdi, yalanladı ve isyan etti. (Asa gibi oldu, dikleşti) sonra ardını döndü ve koştu, sonra birilerini topladı ve seslendi, ben sizin yüce rabbiniz değil miyim dedi. Allah ta onu, evvelde ve ahirde / ilkinde / diğerinde bağ ile yakaladı. Bunda çekinen / korkan kişiler ders alınması gereken / ibret vardır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 26. ayet

Göğün ve yerin düzenlenişi 27–33

  1. Naziât suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 27. ayet. ءَأَنتُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَمِ ٱلسَّمَآءُ بَنَىٰهَا

    eentüm eşeddü ḫalḳan emi-ssemâü. benâhâ.

    Mehmet Alagaş

    (27-33) Sizin yaratmanız mı şiddetli yoksa bizim göğü bina etmemiz mi? (Hangisi daha şiddetli) Onun tavanını yükseltti ve seviyelendirdi / düzgün hale getirdi, gecesini kapatarak kararttı (göz yummak gibi) Ondan kuşluk vaktini çıkarttı. Bunun ardından arzı da yaydı ve serdi, ondan / arzdan suyunu da otlağını da / merasını da çıkardı , dağları çakılıp kalan yaptı, yer, sizin ve hayvanlarınız için geçim kaynağıdır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 27. ayet

  2. Naziât suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 28. ayet. رَفَعَ سَمْكَهَا فَسَوَّىٰهَا

    rafe`a semkehâ fesevvâhâ.

    Mehmet Alagaş

    (27-33) Sizin yaratmanız mı şiddetli yoksa bizim göğü bina etmemiz mi? (Hangisi daha şiddetli) Onun tavanını yükseltti ve seviyelendirdi / düzgün hale getirdi, gecesini kapatarak kararttı (göz yummak gibi) Ondan kuşluk vaktini çıkarttı. Bunun ardından arzı da yaydı ve serdi, ondan / arzdan suyunu da otlağını da / merasını da çıkardı , dağları çakılıp kalan yaptı, yer, sizin ve hayvanlarınız için geçim kaynağıdır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 28. ayet

  3. Naziât suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 29. ayet. وَأَغْطَشَ لَيْلَهَا وَأَخْرَجَ ضُحَىٰهَا

    veagṭaşe leylehâ veaḫrace ḍuḥâhâ.

    Mehmet Alagaş

    (27-33) Sizin yaratmanız mı şiddetli yoksa bizim göğü bina etmemiz mi? (Hangisi daha şiddetli) Onun tavanını yükseltti ve seviyelendirdi / düzgün hale getirdi, gecesini kapatarak kararttı (göz yummak gibi) Ondan kuşluk vaktini çıkarttı. Bunun ardından arzı da yaydı ve serdi, ondan / arzdan suyunu da otlağını da / merasını da çıkardı , dağları çakılıp kalan yaptı, yer, sizin ve hayvanlarınız için geçim kaynağıdır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 29. ayet

  4. Naziât suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 30. ayet. وَٱلْأَرْضَ بَعْدَ ذَٰلِكَ دَحَىٰهَآ

    vel'arḍa ba`de ẕâlike deḥâhâ.

    Mehmet Alagaş

    (27-33) Sizin yaratmanız mı şiddetli yoksa bizim göğü bina etmemiz mi? (Hangisi daha şiddetli) Onun tavanını yükseltti ve seviyelendirdi / düzgün hale getirdi, gecesini kapatarak kararttı (göz yummak gibi) Ondan kuşluk vaktini çıkarttı. Bunun ardından arzı da yaydı ve serdi, ondan / arzdan suyunu da otlağını da / merasını da çıkardı , dağları çakılıp kalan yaptı, yer, sizin ve hayvanlarınız için geçim kaynağıdır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 30. ayet

  5. Naziât suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 31. ayet. أَخْرَجَ مِنْهَا مَآءَهَا وَمَرْعَىٰهَا

    aḫrace minhâ mâehâ vemer`âhâ.

    Mehmet Alagaş

    (27-33) Sizin yaratmanız mı şiddetli yoksa bizim göğü bina etmemiz mi? (Hangisi daha şiddetli) Onun tavanını yükseltti ve seviyelendirdi / düzgün hale getirdi, gecesini kapatarak kararttı (göz yummak gibi) Ondan kuşluk vaktini çıkarttı. Bunun ardından arzı da yaydı ve serdi, ondan / arzdan suyunu da otlağını da / merasını da çıkardı , dağları çakılıp kalan yaptı, yer, sizin ve hayvanlarınız için geçim kaynağıdır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 31. ayet

  6. Naziât suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 32. ayet. وَٱلْجِبَالَ أَرْسَىٰهَا

    velcibâle ersâhâ.

    Mehmet Alagaş

    (27-33) Sizin yaratmanız mı şiddetli yoksa bizim göğü bina etmemiz mi? (Hangisi daha şiddetli) Onun tavanını yükseltti ve seviyelendirdi / düzgün hale getirdi, gecesini kapatarak kararttı (göz yummak gibi) Ondan kuşluk vaktini çıkarttı. Bunun ardından arzı da yaydı ve serdi, ondan / arzdan suyunu da otlağını da / merasını da çıkardı , dağları çakılıp kalan yaptı, yer, sizin ve hayvanlarınız için geçim kaynağıdır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 32. ayet

  7. Naziât suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 33. ayet. مَتَٰعًا لَّكُمْ وَلِأَنْعَٰمِكُمْ

    metâ`al leküm velien`âmiküm.

    Mehmet Alagaş

    (27-33) Sizin yaratmanız mı şiddetli yoksa bizim göğü bina etmemiz mi? (Hangisi daha şiddetli) Onun tavanını yükseltti ve seviyelendirdi / düzgün hale getirdi, gecesini kapatarak kararttı (göz yummak gibi) Ondan kuşluk vaktini çıkarttı. Bunun ardından arzı da yaydı ve serdi, ondan / arzdan suyunu da otlağını da / merasını da çıkardı , dağları çakılıp kalan yaptı, yer, sizin ve hayvanlarınız için geçim kaynağıdır.

    Ayet detayı — Naziât suresi, 33. ayet

En büyük felaket: iki yol 34–41

  1. Naziât suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 34. ayet. فَإِذَا جَآءَتِ ٱلطَّآمَّةُ ٱلْكُبْرَىٰ

    feiẕâ câeti-ṭṭâmmetü-lkübrâ.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 34. ayet

  2. Naziât suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 35. ayet. يَوْمَ يَتَذَكَّرُ ٱلْإِنسَٰنُ مَا سَعَىٰ

    yevme yeteẕekkeru-l'insânü mâ se`â.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 35. ayet

  3. Naziât suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 36. ayet. وَبُرِّزَتِ ٱلْجَحِيمُ لِمَن يَرَىٰ

    vebürrizeti-lceḥîmü limey yerâ.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 36. ayet

  4. Naziât suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 37. ayet. فَأَمَّا مَن طَغَىٰ

    feemmâ men ṭagâ.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 37. ayet

  5. Naziât suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 38. ayet. وَءَاثَرَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا

    veâŝera-lḥayâte-ddünyâ.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 38. ayet

  6. Naziât suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 39. ayet. فَإِنَّ ٱلْجَحِيمَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ

    feinne-lceḥîme hiye-lme'vâ.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 39. ayet

  7. Naziât suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 40. ayet. وَأَمَّا مَنْ خَافَ مَقَامَ رَبِّهِۦ وَنَهَى ٱلنَّفْسَ عَنِ ٱلْهَوَىٰ

    veemmâ men ḫâfe meḳâme rabbihî venehe-nnefse `ani-lhevâ.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 40. ayet

  8. Naziât suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 41. ayet. فَإِنَّ ٱلْجَنَّةَ هِىَ ٱلْمَأْوَىٰ

    feinne-lcennete hiye-lme'vâ.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 41. ayet

Kıyametin vakti 42–46

  1. Naziât suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 42. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلسَّاعَةِ أَيَّانَ مُرْسَىٰهَا

    yes'elûneke `ani-ssâ`ati eyyâne mürsâhâ.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 42. ayet

  2. Naziât suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 43. ayet. فِيمَ أَنتَ مِن ذِكْرَىٰهَآ

    fîme ente min ẕikrâhâ.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 43. ayet

  3. Naziât suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 44. ayet. إِلَىٰ رَبِّكَ مُنتَهَىٰهَآ

    ilâ rabbike müntehâhâ.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 44. ayet

  4. Naziât suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 45. ayet. إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرُ مَن يَخْشَىٰهَا

    innemâ ente münẕiru mey yaḫşâhâ.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 45. ayet

  5. Naziât suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Naziât suresi, 46. ayet. كَأَنَّهُمْ يَوْمَ يَرَوْنَهَا لَمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا عَشِيَّةً أَوْ ضُحَىٰهَا

    keennehüm yevme yeravnehâ lem yelbeŝû illâ `aşiyyeten ev ḍuḥâhâ.

    Mehmet Alagaş

    (34-46) Güç yetirilemez büyük felaket (Tamme; su ile dolup taşmak tusunami gibi) / kıyamet günü geldiğinde o gün, insan neye çalıştığını hatırlar, gören kişiler için cehennem açığa çıkarılır , taşkınlık edenler için, dünya hayatının izinde olanlara / peşinden gidenler için, m uhakkak ki cehennem varılacak yerdir / barınaktır , kim Rabbinin makamından korkar ise , nefsini tutkularından boşaltmışsa , muhakkak ki cennet varılacak yerdir / barınaktır . Sana ne zaman duracak / demir atacak diye saatten soruyorlar? Senin ona d air hatırlayabileceğin ne var ki? Onun / saatin nihayete ereceği zaman / sonlanacağı zaman Rabbine aittir. Muhakkak ki sen tedirgin olan kimseler için bir uyarıcısın (Sadece o kadar) O gün onlar kıyameti gördüklerinde, bir akşam vakti yahut bir duha vakti kadar kalmamış olacaklar (Kıyamet gününe inananların o gün ne kadardı sorusuna verecekleri cevap bir kuşluk kadar bir akşam vakti kadar kaldık)

    Ayet detayı — Naziât suresi, 46. ayet