56. sure

Vâkıa Suresi الواقعة

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Kıyametin kopuşu ve üç sınıf 1–12 karşılaştır — Kıyametin kopuşu ve üç sınıf
  2. Öne geçenlerin ve sağdakilerin nimetleri 13–40 karşılaştır — Öne geçenlerin ve sağdakilerin nimetleri
  3. Soldakilerin hâli 41–56 karşılaştır — Soldakilerin hâli
  4. Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi? 57–74 karşılaştır — Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi?
  5. Kur'an'ın değeri 75–82 karşılaştır — Kur'an'ın değeri
  6. Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu 83–96 karşılaştır — Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kıyametin kopuşu ve üç sınıf 1–12

  1. Vâkıa suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 1. ayet. إِذَا وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ

    iẕâ veḳa`ati-lvâḳi`ah.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Olacak olan o müthiş olay gerçekleştiği zaman.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 1. ayet

  2. Vâkıa suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 2. ayet. لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ

    leyse livaḳ`atihâ kâẕibeh.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onu gerçekleşmesini yalanlayan kimse kalmayacak.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 2. ayet

  3. Vâkıa suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 3. ayet. خَافِضَةٌ رَّافِعَةٌ

    ḫâfiḍatür râfi`ah.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Alçaltıcıdır, yükselticidir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 3. ayet

  4. Vâkıa suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 4. ayet. إِذَا رُجَّتِ ٱلْأَرْضُ رَجًّا

    iẕâ rucceti-l'arḍu raccâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yer sarsıldıkça sarsıldığı zaman.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 4. ayet

  5. Vâkıa suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 5. ayet. وَبُسَّتِ ٱلْجِبَالُ بَسًّا

    vebüsseti-lcibâlü bessâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Dağlar parça parça olup,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 5. ayet

  6. Vâkıa suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 6. ayet. فَكَانَتْ هَبَآءً مُّنۢبَثًّا

    fekânet hebâem mümbeŝŝâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Toz duman haline gelince,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 6. ayet

  7. Vâkıa suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 7. ayet. وَكُنتُمْ أَزْوَٰجًا ثَلَٰثَةً

    veküntüm ezvâcen ŝelâŝeh.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Siz o zaman üç sınıfa ayrılacaksınız.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 7. ayet

  8. Vâkıa suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 8. ayet. فَأَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ

    feaṣḥâbü-lmeymeneti mâ aṣḥâbü-lmeymeneh.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İşte ashabı meymene dipnot 1 ! Nedir ashabı meymene?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Genellikle "amel defterleri sağdan verilenler", veya "sağın sahibi," "sağın taraftarları" şeklinde çeviriye konu olan "Ashabı meymene;" Arapçada bir deyim olup, çok değerli, şerefli, onurlu ve önemli kimseler için kullanılmaktadır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 8. ayet

  9. Vâkıa suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 9. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ

    veaṣḥâbü-lmeş'emeti mâ aṣḥâbü-lmeş'emeh.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ashabı meş'eme dipnot 1 ! Nedir ashabı meş'eme?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Genellikle "amel defterleri solundan verilenler" veya "solun ashabı," "solun taraftarları" şeklinde çeviriye konu edinilen Ashabı meş'eme; Arapçada bir deyim olup; zillet içerisinde, aşağılık, değersiz, onursuz kimseler için kullanılmaktadır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 9. ayet

  10. Vâkıa suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 10. ayet. وَٱلسَّٰبِقُونَ ٱلسَّٰبِقُونَ

    vessâbiḳûne-ssâbiḳûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Öne geçenler de, öne geçenlerdir! dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Meymene ve Meş'eme ashabından sonra, üçüncü grup kimseler ise öne geçenlerdir. Yaptıkları iyi işlerle hayırda başı çekenlerdir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 10. ayet

  11. Vâkıa suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 11. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلْمُقَرَّبُونَ

    ülâike-lmüḳarrabûn.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 11. ayet

  12. Vâkıa suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 12. ayet. فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

    fî cennâti-nne`îm.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 12. ayet

Öne geçenlerin ve sağdakilerin nimetleri 13–40

  1. Vâkıa suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 13. ayet. ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

    ŝülletüm mine-l'evvelîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Birçoğu öncekilerden.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 13. ayet

  2. Vâkıa suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 14. ayet. وَقَلِيلٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veḳalîlüm mine-l'âḫirîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Birazı da sonrakilerden. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet, nebimizin şefaatiyle ümmetinin tamamının Cennet'e gireceğine dair yapılan rivayetlerin tamamının uydurma olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 14. ayet

  3. Vâkıa suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 15. ayet. عَلَىٰ سُرُرٍ مَّوْضُونَةٍ

    `alâ sürurim mevḍûneh.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İşlemeli tahtlar üzerinde.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 15. ayet

  4. Vâkıa suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 16. ayet. مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَٰبِلِينَ

    müttekiîne `aleyhâ müteḳâbilîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onların üzerinde karşılıklı yaslanırlar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 16. ayet

  5. Vâkıa suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 17. ayet. يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ

    yeṭûfü `aleyhim vildânüm müḫalledûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ölümsüz gençler çevrelerinde dolaşırlar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 17. ayet

  6. Vâkıa suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 18. ayet. بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ

    biekvâbiv veebârîḳa veke'sim mim me`în.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kaynağından doldurulmuş testiler, ibrikler ve billur kadehler ile.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 18. ayet

  7. Vâkıa suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 19. ayet. لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ

    lâ yüṣadde`ûne `anhâ velâ yünzifûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ondan; başları ağrımaz ve sarhoş olmazlar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 19. ayet

  8. Vâkıa suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 20. ayet. وَفَٰكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ

    vefâkihetim mimmâ yeteḫayyerûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve beğendikleri meyveler,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 20. ayet

  9. Vâkıa suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 21. ayet. وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

    velaḥmi ṭayrim mimmâ yeştehûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve canlarının çektiği kuş etleri,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 21. ayet

  10. Vâkıa suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 22. ayet. وَحُورٌ عِينٌ

    veḥûrun `în.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 22. ayet

  11. Vâkıa suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 23. ayet. كَأَمْثَٰلِ ٱللُّؤْلُؤِ ٱلْمَكْنُونِ

    keemŝâli-llü'lüi-lmeknûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Korunmuş inci gibi.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 23. ayet

  12. Vâkıa suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 24. ayet. جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    cezâem bimâ kânû ya`melûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yaptıkları iyi şeylere karşılık olarak.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 24. ayet

  13. Vâkıa suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 25. ayet. لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا

    lâ yesme`ûne fîhâ lagvev velâ te'ŝîmâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Orada boş, anlamsız ve günaha sokan şeyler duymazlar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 25. ayet

  14. Vâkıa suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 26. ayet. إِلَّا قِيلًا سَلَٰمًا سَلَٰمًا

    illâ ḳîlen selâmen selâmâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Söz olarak yalnızca; selam, selam dipnot 1 sözü söylenir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Esenlik, güven ve barış.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 26. ayet

  15. Vâkıa suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 27. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ

    veaṣḥâbü-lyemîni mâ aṣḥâbü-lyemîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sağın adamları! dipnot 1 Nedir sağın adamları?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Sağın adamları" deyiminin günümüzde bir ideoloji olan "sağcılık" düşüncesiyle bir ilgisi yoktur. Bu, bir deyim olarak, Arapça'da saygın, onurlu, güçlü, seçkin gibi sıfatlara sahip olmayı ifade etmektedir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 27. ayet

  16. Vâkıa suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 28. ayet. فِى سِدْرٍ مَّخْضُودٍ

    fî sidrim maḫḍûd.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Dikensiz sedir ağaçları içindedirler.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 28. ayet

  17. Vâkıa suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 29. ayet. وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ

    veṭalḥim menḍûd.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Salkım salkım muz ağaçları,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 29. ayet

  18. Vâkıa suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 30. ayet. وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ

    veżillim memdûd.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Uzamış gölgeler,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 30. ayet

  19. Vâkıa suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 31. ayet. وَمَآءٍ مَّسْكُوبٍ

    vemâim meskûb.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve çağlayan sular,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 31. ayet

  20. Vâkıa suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 32. ayet. وَفَٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ

    vefâkihetin keŝîrah.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Her türden meyveler,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 32. ayet

  21. Vâkıa suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 33. ayet. لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ

    lâ maḳṭû`ativ velâ memnû`ah.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Tükenmeyen ve yasaklanmayan,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 33. ayet

  22. Vâkıa suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 34. ayet. وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ

    vefüruşim merfû`ah.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yükseltilmiş döşeklerdedirler.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 34. ayet

  23. Vâkıa suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 35. ayet. إِنَّآ أَنشَأْنَٰهُنَّ إِنشَآءً

    innâ enşe'nâhünne inşââ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Biz, onları yeni bir düzenleme ile düzenledik.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 35. ayet

  24. Vâkıa suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 36. ayet. فَجَعَلْنَٰهُنَّ أَبْكَارًا

    fece`alnâhünne ebkârâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onları dokunulmamışlar yaptık.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 36. ayet

  25. Vâkıa suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 37. ayet. عُرُبًا أَتْرَابًا

    `uruben etrâbâ.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yaşıt sevgililer.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 37. ayet

  26. Vâkıa suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 38. ayet. لِّأَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

    liaṣḥâbi-lyemîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sağın adamları dipnot 1 için.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Sağın adamları" deyimi; -cinsiyet ayırımı olmaksızın- Arapça'da saygın, onurlu, seçkin gibi sıfatlara sahip olmayı ifade etmektedir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 38. ayet

  27. Vâkıa suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 39. ayet. ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

    ŝülletüm mine-l'evvelîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bir kısmı öncekilerdendir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 39. ayet

  28. Vâkıa suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 40. ayet. وَثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veŝülletüm mine-l'âḫirîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bir kısmı sonrakilerdendir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 40. ayet

Soldakilerin hâli 41–56

  1. Vâkıa suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 41. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ

    veaṣḥâbü-şşimâli mâ aṣḥâbü-şşimâl.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve solun adamları! dipnot 1 Nedir solun adamları?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Solun adamları" deyiminin günümüzde bir ideoloji olan "solculuk" düşüncesiyle bir ilgisi yoktur. Bu bir deyim olarak, Arapça'da zillet içerisinde, aşağılık durumda olmanın, değersiz gibi sıfatlara sahip olmayı ifade etmektedir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 41. ayet

  2. Vâkıa suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 42. ayet. فِى سَمُومٍ وَحَمِيمٍ

    fî semûmiv veḥamîm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kavurucu bir azap ve kaynar su içindedirler.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 42. ayet

  3. Vâkıa suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 43. ayet. وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ

    veżillim miy yaḥmûm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve kara bir dumanın gölgesinde,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 43. ayet

  4. Vâkıa suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 44. ayet. لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ

    lâ bâridiv velâ kerîm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Serin olmayan, faydası olamayan!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 44. ayet

  5. Vâkıa suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 45. ayet. إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ

    innehüm kânû ḳable ẕâlike mütrafîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Çünkü onlar bundan önce varlık içinde zevklerine dalmışlardı.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 45. ayet

  6. Vâkıa suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 46. ayet. وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ

    vekânû yüṣirrûne `ale-lḥinŝi-l`ażîm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Büyük ihanette ısrar ediyorlardı.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 46. ayet

  7. Vâkıa suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 47. ayet. وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

    vekânû yeḳûlûne eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemeb`ûŝûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve "Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra mı yeniden diriltileceğiz?" diyorlardı.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 47. ayet

  8. Vâkıa suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 48. ayet. أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ

    eveâbâüne-l'evvelûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bizden önce ölmüş olan atalarımız da mı?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 48. ayet

  9. Vâkıa suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 49. ayet. قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْـَٔاخِرِينَ

    ḳul inne-l'evvelîne vel'âḫirîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    De ki: "Öncekiler de sonrakiler de diriltilecekler."

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 49. ayet

  10. Vâkıa suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 50. ayet. لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

    lemecmû`ûne ilâ mîḳâti yevmim ma`lûm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Bilinen günün belli olan zamanında kesinlikle toplanmış olacaklar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 50. ayet

  11. Vâkıa suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 51. ayet. ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ

    ŝümme inneküm eyyühe-ḍḍâllûne-lmükeẕẕibûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra siz, ey gerçekten sapkınlıkta olan yalancılar!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 51. ayet

  12. Vâkıa suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 52. ayet. لَـَٔاكِلُونَ مِن شَجَرٍ مِّن زَقُّومٍ

    leâkilûne min şecerim min zeḳḳûm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kesinlikle zakkum ağacından yiyecek olanlarsınız!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 52. ayet

  13. Vâkıa suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 53. ayet. فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ

    femâliûne minhe-lbüṭûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Karınlarınızı onunla dolduracaksınız!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 53. ayet

  14. Vâkıa suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 54. ayet. فَشَٰرِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْحَمِيمِ

    feşâribûne `aleyhi mine-lḥamîm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sonra da onun üzerine kaynar sudan içeceksiniz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 54. ayet

  15. Vâkıa suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 55. ayet. فَشَٰرِبُونَ شُرْبَ ٱلْهِيمِ

    feşâribûne şürbe-lhîm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hem de susuz kalmış develerin içişi gibi içeceksiniz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 55. ayet

  16. Vâkıa suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 56. ayet. هَٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ

    hâẕâ nüzülühüm yevme-ddîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    İşte bu, din gününde dipnot 1 onların ziyafetleridir.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hesap görme günü, kıyamet günü, karşılık verme günü.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 56. ayet

Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi? 57–74

  1. Vâkıa suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 57. ayet. نَحْنُ خَلَقْنَٰكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ

    naḥnü ḫalaḳnâküm felevlâ tüṣaddiḳûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Sizi Biz yarattık. Bu gerçeği hala kabul etmeyecek misiniz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 57. ayet

  2. Vâkıa suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 58. ayet. أَفَرَءَيْتُم مَّا تُمْنُونَ

    eferaeytüm mâ tümnûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Öyleyse akıttığınız şeyin dipnot 1 ne olduğunu hiç düşündünüz mü?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Spermanın.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 58. ayet

  3. Vâkıa suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 59. ayet. ءَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلْخَٰلِقُونَ

    eentüm taḫlüḳûnehû em naḥnü-lḫâliḳûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratan Biz miyiz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 59. ayet

  4. Vâkıa suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 60. ayet. نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ ٱلْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ

    naḥnü ḳaddernâ beynekümü-lmevte vemâ naḥnü bimesbûḳîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Aranızda ölümü Biz takdir ettik. Kimse Bizi engelleyemez.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 60. ayet

  5. Vâkıa suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 61. ayet. عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَٰلَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِى مَا لَا تَعْلَمُونَ

    `alâ en nübeddile emŝâleküm venünşieküm fî mâ lâ ta`lemûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yapınızı değiştirip, sizi bilmediğiniz bir şekilde, yeniden yapma gücünden yoksun değiliz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 61. ayet

  6. Vâkıa suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 62. ayet. وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ

    veleḳad `alimtümü-nneş'ete-l'ûlâ felevlâ teẕekkerûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ant olsun ki ilk meydana getirmeyi bildiniz. Düşünüp öğüt almanız gerekmez mi?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 62. ayet

  7. Vâkıa suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 63. ayet. أَفَرَءَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ

    eferaeytüm mâ taḥruŝûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ektiklerinizi görmüyor musunuz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 63. ayet

  8. Vâkıa suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 64. ayet. ءَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلزَّٰرِعُونَ

    eentüm tezra`ûnehû em naḥnü-zzâri`ûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onu siz mi yetiştiriyorsunuz, yoksa Biz mi?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 64. ayet

  9. Vâkıa suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 65. ayet. لَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَٰهُ حُطَٰمًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ

    lev neşâü lece`alnâhü ḥuṭâmen feżaltüm tefekkehûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Dileseydik kesinlikle onu çer-çöp yapardık da siz şaşırıp kalırdınız.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 65. ayet

  10. Vâkıa suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 66. ayet. إِنَّا لَمُغْرَمُونَ

    innâ lemugramûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Gerçekten borçlandık;

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 66. ayet

  11. Vâkıa suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 67. ayet. بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

    bel naḥnü maḥrûmûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Doğrusu, yoksun bırakıldık.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 67. ayet

  12. Vâkıa suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 68. ayet. أَفَرَءَيْتُمُ ٱلْمَآءَ ٱلَّذِى تَشْرَبُونَ

    eferaeytümü-lmâe-lleẕî teşrabûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Peki, içtiğiniz suya hiç baktınız mı? dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hiç dikkat ettiniz mi? Üzerinde hiç düşündünüz mü?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 68. ayet

  13. Vâkıa suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 69. ayet. ءَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ ٱلْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنزِلُونَ

    eentüm enzeltümûhü mine-lmüzni em naḥnü-lmünzilûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onu bulutlardan indiren siz misiniz, yoksa Biz mi indirenleriz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 69. ayet

  14. Vâkıa suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 70. ayet. لَوْ نَشَآءُ جَعَلْنَٰهُ أُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ

    lev neşâü ce`alnâhü ücâcen felevlâ teşkürûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer dileseydik onu tuzlu yapardık. Buna şükretmeniz gerekmez mi?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 70. ayet

  15. Vâkıa suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 71. ayet. أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ

    eferaeytümü-nnâra-lletî tûrûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Yaktığınız o ateşe baktınız mı hiç?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 71. ayet

  16. Vâkıa suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 72. ayet. ءَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَآ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنشِـُٔونَ

    eentüm enşe'tüm şeceratehâ em naḥnü-lmünşiûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Onun ağacını siz mi yetiştirdiniz, yoksa yetiştiren Biz miyiz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 72. ayet

  17. Vâkıa suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 73. ayet. نَحْنُ جَعَلْنَٰهَا تَذْكِرَةً وَمَتَٰعًا لِّلْمُقْوِينَ

    naḥnü ce`alnâhâ teẕkiratev vemetâ`al lilmuḳvîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Biz, onu bir hatırlatma ve ihtiyaç sahipleri için bir yararlanma kaynağı yaptık.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 73. ayet

  18. Vâkıa suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 74. ayet. فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

    fesebbiḥ bismi rabbike-l`ażîm.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 74. ayet

Kur'an'ın değeri 75–82

  1. Vâkıa suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 75. ayet. فَلَآ أُقْسِمُ بِمَوَٰقِعِ ٱلنُّجُومِ

    felâ uḳsimü bimevâḳi`i-nnücûm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Hayır, yıldızların yerleri üzerine yemin ederim;

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 75. ayet

  2. Vâkıa suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 76. ayet. وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٌ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ

    veinnehû leḳasemül lev ta`lemûne `ażîm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer bilirseniz bu yüce bir yemindir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 76. ayet

  3. Vâkıa suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 77. ayet. إِنَّهُۥ لَقُرْءَانٌ كَرِيمٌ

    innehû leḳur'ânün kerîm.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 77. ayet

  4. Vâkıa suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 78. ayet. فِى كِتَٰبٍ مَّكْنُونٍ

    fî kitâbim meknûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Korunmuş bir kitaptadır. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ey Nebi! Sana gelen vahiy, ilmimde olan, yanımda bulunan bilginin aynısıdır. Hiçbir değişiklik olmaksızın sana ulaşmıştır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 78. ayet

  5. Vâkıa suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 79. ayet. لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُطَهَّرُونَ

    lâ yemessühû ille-lmüṭahherûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ona arındırılmış olanlardan başkası dokunamaz. dipnot 1

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet, Kur'an'a abdestsiz dokunulmayacağına dair görüşe kanıt olarak gösterilmektedir. Oysaki müşriklerin; "Vahiy, nebiye indirilirken ona cinler başka şeyler kattılar" iddialarına yanıt verilmektedir; "Ona ancak arındırılmış olanlar dokunabilir." denerek, onların bu iddiaları yalanlanmaktadır. Yani vahyin hiçbir değişikliğe uğramadan Nebiye olduğu gibi ulaştığı söylenmektedir. Ona; ne cin ne insan, kötü amaçlı hiç bir müdahale söz konusu olmamıştır. Ona, bir ilave veya eksiltme söz konusu değildir. Ona, ancak arındırılmış olanlar dokunabilir. Çevirilerde, metindeki "mutaharrun" sözcüğüne "arınmış/temiz olanlar" şeklinde anlam verilmektedir. Bu yanlış bir anlamlandırmadır. Ayet, "arınmış olan" demiyor; "arındırılmış olan" diyor. "Arınmış" olmakla, "arındırılmış" olmak aynı şey değildir. Temiz olmak, bir kimsenin kendi kendisine yaptığı bir şeyken; "Temizlendirilmiş/arındırılmış olmak, başkası tarafından yapılan bir şeydir. Zaten ayette söz konusu edilen temizlik fiziki bir temizlik de değildir. Bir kimseye, "temiz insan" dendiğinde kast edilen temizlik neyse o türden bir temizliktir. Nasıl ki birine "temiz insan" dendiği zaman, eli yüzü yıkanmış, üstü başı temiz olan değil; güvenilir, dürüst, iyi bir kimse olduğu anlaşılıyorsa, bu ayette de söz konusu olan temizlik, bu tür ahlaki bir temizliktir. Yani deniyor ki; vahiy, nebiye inzal olurken, ona güvenilir, dürüst ve iyi olanlardan başkası dokunmuş olamaz. Onun için sizin dokunduğunu söylediğiniz şeylerin dokunmuş olması mümkün değildir. Dolayısı ile bu ayetin, "Kur'an okunurken abdestli olmak gerekir." le bir ilgisi yoktur.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 79. ayet

  6. Vâkıa suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 80. ayet. تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    tenzîlüm mir rabbi-l`âlemîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O, alemlerin Rabb'inden indirilmedir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 80. ayet

  7. Vâkıa suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 81. ayet. أَفَبِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ

    efebihâẕe-lḥadîŝi entüm müdhinûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Böyle bir sözü mü hafife alıyorsunuz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 81. ayet

  8. Vâkıa suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 82. ayet. وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ

    vetec`alûne rizḳaküm enneküm tükeẕẕibûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Verilen rızıklara yalanlayarak mı karşılık veriyorsunuz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 82. ayet

Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu 83–96

  1. Vâkıa suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 83. ayet. فَلَوْلَآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلْحُلْقُومَ

    felevlâ iẕâ belegati-lḥulḳûm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Can boğaza dayandığı zaman;

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 83. ayet

  2. Vâkıa suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 84. ayet. وَأَنتُمْ حِينَئِذٍ تَنظُرُونَ

    veentüm ḥîneiẕin tenżurûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O zaman bakınıp durursunuz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 84. ayet

  3. Vâkıa suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 85. ayet. وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ

    venaḥnü aḳrabü ileyhi minküm velâkil lâ tübṣirûn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Biz ona sizden daha yakınız fakat siz göremezsiniz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 85. ayet

  4. Vâkıa suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 86. ayet. فَلَوْلَآ إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ

    felevlâ in küntüm gayra medînîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Mademki hesap sorulacak kimseler değilsiniz,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 86. ayet

  5. Vâkıa suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 87. ayet. تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    terci`ûnehâ in küntüm ṣâdiḳîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Eğer doğrulardansanız, onu dipnot 1 geri çevirmeniz gerekmez mi?

    Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Boğazınızdan çıkmakta olan canı.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 87. ayet

  6. Vâkıa suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 88. ayet. فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

    feemmâ in kâne mine-lmüḳarrabîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Fakat eğer o, yaklaştırılanlardan ise,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 88. ayet

  7. Vâkıa suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 89. ayet. فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَعِيمٍ

    feravḥuv verayḥânüv vecennâtü ne`îm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O takdirde, rahat bir hayat, huzur, güzel kokulu rızık ve nimetlerle dolu bir Cennet vardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 89. ayet

  8. Vâkıa suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 90. ayet. وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

    veemmâ in kâne min aṣḥâbi-lyemîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve eğer o, sağın adamlarından ise,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 90. ayet

  9. Vâkıa suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 91. ayet. فَسَلَٰمٌ لَّكَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

    feselâmül leke min aṣḥâbi-lyemîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O zaman sağın adamlarından, " Sana selam olsun."

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 91. ayet

  10. Vâkıa suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 92. ayet. وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ

    veemmâ in kâne mine-lmükeẕẕibîne-ḍḍâllîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ama sapkınlıkta olan yalanlayıcılardan ise,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 92. ayet

  11. Vâkıa suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 93. ayet. فَنُزُلٌ مِّنْ حَمِيمٍ

    fenüzülüm min ḥamîm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    O zaman kaynar sudan bir ziyafet vardır!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 93. ayet

  12. Vâkıa suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 94. ayet. وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ

    vetaṣliyetü ceḥîm.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Ve Cehennem'e atılma vardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 94. ayet

  13. Vâkıa suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 95. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ حَقُّ ٱلْيَقِينِ

    inne hâẕâ lehüve ḥaḳḳu-lyeḳîn.

    Erhan Aktaş (Eski Baskı)

    Kuşkusuz bu bildirdiklerimiz kesin olarak gerçektir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 95. ayet

  14. Vâkıa suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 96. ayet. فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

    fesebbiḥ bismi rabbike-l`ażîm.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 96. ayet