29. sure

Ankebût Suresi العنكبوت

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 9 konu
  1. İmtihan; ana babaya iyilik; yüklerini taşıyanlar 1–13 karşılaştır — İmtihan; ana babaya iyilik; yüklerini taşıyanlar
  2. Nûh, İbrâhim ve Lût 14–27 karşılaştır — Nûh, İbrâhim ve Lût
  3. Lût kavminin helâki 28–35 karşılaştır — Lût kavminin helâki
  4. Şu'ayb, Âd, Semûd, Kārûn, Firavun ve Hâmân 36–40 karşılaştır — Şu'ayb, Âd, Semûd, Kārûn, Firavun ve Hâmân
  5. Örümcek ağı meseli 41–44 karşılaştır — Örümcek ağı meseli
  6. Kitabı oku, namazı kıl; Kitap ehliyle en güzel tartışma 45–49 karşılaştır — Kitabı oku, namazı kıl; Kitap ehliyle en güzel tartışma
  7. Mucize isteği ve azabın acele istenmesi 50–55 karşılaştır — Mucize isteği ve azabın acele istenmesi
  8. "Arzım geniştir"; her can ölümü tadacak; rızık 56–63 karşılaştır — "Arzım geniştir"; her can ölümü tadacak; rızık
  9. Dünya hayatı oyun ve eğlencedir; cihad edenler 64–69 karşılaştır — Dünya hayatı oyun ve eğlencedir; cihad edenler

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

İmtihan; ana babaya iyilik; yüklerini taşıyanlar 1–13

  1. Ankebût suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 1. ayet. الٓمٓ

    elif-lâm-mîm.

    Bayraktar Bayraklı

    Elif, lam, mim.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 1. ayet

  2. Ankebût suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 2. ayet. أَحَسِبَ ٱلنَّاسُ أَن يُتْرَكُوٓا۟ أَن يَقُولُوٓا۟ ءَامَنَّا وَهُمْ لَا يُفْتَنُونَ

    eḥasibe-nnâsü ey yütrakû ey yeḳûlû âmennâ vehüm lâ yüftenûn.

    Bayraktar Bayraklı

    İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece "İman ettik" demeleriyle bırakılacaklarını mı sanıyorlar?

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 2. ayet

  3. Ankebût suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 3. ayet. وَلَقَدْ فَتَنَّا ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَلَيَعْلَمَنَّ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ صَدَقُوا۟ وَلَيَعْلَمَنَّ ٱلْكَٰذِبِينَ

    veleḳad fetenne-lleẕîne min ḳablihim feleya`lemenne-llâhü-lleẕîne ṣadeḳû veleya`lemenne-lkâẕibîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Andolsun ki biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 3. ayet

  4. Ankebût suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 4. ayet. أَمْ حَسِبَ ٱلَّذِينَ يَعْمَلُونَ ٱلسَّيِّـَٔاتِ أَن يَسْبِقُونَا سَآءَ مَا يَحْكُمُونَ

    em ḥasibe-lleẕîne ya`melûne-sseyyiâti ey yesbiḳûnâ. sâe mâ yaḥkümûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Yoksa, kötülükleri yapanlar bizden kaçabileceklerini mi sanıyorlar? Ne kadar yanlış hüküm veriyorlar!

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 4. ayet

  5. Ankebût suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 5. ayet. مَن كَانَ يَرْجُوا۟ لِقَآءَ ٱللَّهِ فَإِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ لَـَٔاتٍ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    men kâne yercû liḳâe-llâhi feinne ecele-llâhi leâtin. vehüve-ssemî`u-l`alîm.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'a kavuşmayı uman bilsin ki, Allah'ın belirlediği vakit gelecektir. Allah her şeyi işitir; her şeyi bilir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 5. ayet

  6. Ankebût suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 6. ayet. وَمَن جَٰهَدَ فَإِنَّمَا يُجَٰهِدُ لِنَفْسِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَغَنِىٌّ عَنِ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemen câhede feinnemâ yücâhidü linefsih. inne-llâhe leganiyyün `ani-l`âlemîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Hak uğrunda cihad eden, sadece kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz ki Allah, kimseye muhtaç değildir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 6. ayet

  7. Ankebût suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 7. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَنُكَفِّرَنَّ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ أَحْسَنَ ٱلَّذِى كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    velleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti lenükeffiranne `anhüm seyyiâtihim velenecziyennehüm aḥsene-lleẕî kânû ya`melûn.

    Bayraktar Bayraklı

    İman edip iyi amel işleyenlerin elbette kötülüklerini örteriz ve onlara yaptıklarının daha güzeli ile karşılık veririz.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 7. ayet

  8. Ankebût suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 8. ayet. وَوَصَّيْنَا ٱلْإِنسَٰنَ بِوَٰلِدَيْهِ حُسْنًا وَإِن جَٰهَدَاكَ لِتُشْرِكَ بِى مَا لَيْسَ لَكَ بِهِۦ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَآ إِلَىَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    veveṣṣayne-l'insâne bivâlideyhi ḥusnâ. vein câhedâke litüşrike bî mâ leyse leke bihî `ilmün felâ tüṭi`hümâ. ileyye merci`uküm feünebbiüküm bimâ küntüm ta`melûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Biz, insana, anne babasına iyilik etmeyi emrettik. Eğer onlar seni, tanrılığı hakkında hiçbir bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşmaya zorlarlarsa, artık bu durumda onlara itaat etme! Dönüşünüz yalnız banadır. Yaptıklarınızı size haber vereceğim.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 8. ayet

  9. Ankebût suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 9. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَنُدْخِلَنَّهُمْ فِى ٱلصَّٰلِحِينَ

    velleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti lenüdḫilennehüm fi-ṣṣâliḥîn.

    Bayraktar Bayraklı

    İnanıp iyi amel yapanları kesinlikle iyi kulların arasına koyacağız.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 9. ayet

  10. Ankebût suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 10. ayet. وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ فَإِذَآ أُوذِىَ فِى ٱللَّهِ جَعَلَ فِتْنَةَ ٱلنَّاسِ كَعَذَابِ ٱللَّهِ وَلَئِن جَآءَ نَصْرٌ مِّن رَّبِّكَ لَيَقُولُنَّ إِنَّا كُنَّا مَعَكُمْ أَوَلَيْسَ ٱللَّهُ بِأَعْلَمَ بِمَا فِى صُدُورِ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemine-nnâsi mey yeḳûlü âmennâ billâhi feiẕâ ûẕiye fi-llâhi ce`ale fitnete-nnâsi ke`aẕâbi-llâh. velein câe naṣrum mir rabbike leyeḳûlünne innâ künnâ me`aküm. eveleyse-llâhü bia`leme bimâ fî ṣudûri-l`âlemîn.

    Bayraktar Bayraklı

    İnsanlardan, "Allah'a inandık" diyenler vardır. Fakat Allah uğrunda eziyete uğrayınca, insanların işkencelerini Allah'ın azabı gibi sayarlar. Eğer Rabbin katından bir yardım gelecek olursa, "Kesinlikle biz de sizinle birlikte idik" derler. Allah herkesin sinelerinde olanları en iyi bilen değil midir?"

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 10. ayet

  11. Ankebût suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 11. ayet. وَلَيَعْلَمَنَّ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَلَيَعْلَمَنَّ ٱلْمُنَٰفِقِينَ

    veleya`lemenne-llâhü-lleẕîne âmenû veleya`lemenne-lmünâfiḳîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah kesinlikle kimlerin gerçekten inandığını ve kimlerin de münafık olduğunu bilmektedir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 11. ayet

  12. Ankebût suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 12. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّبِعُوا۟ سَبِيلَنَا وَلْنَحْمِلْ خَطَٰيَٰكُمْ وَمَا هُم بِحَٰمِلِينَ مِنْ خَطَٰيَٰهُم مِّن شَىْءٍ إِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ

    veḳâle-lleẕîne keferû lilleẕîne âmenü-ttebi`û sebîlenâ velnaḥmil ḫaṭâyâküm. vemâ hüm biḥâmilîne min ḫaṭâyâhüm min şey'. innehüm lekâẕibûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Kafirler, iman edenlere, "Bizim yolumuza uyun, sizin günahlarınızı biz yüklenelim" derler. Halbuki onların hiçbir günahını yüklenecek değillerdir. Onlar, kesinlikle yalan söylemektedirler.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 12. ayet

  13. Ankebût suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 13. ayet. وَلَيَحْمِلُنَّ أَثْقَالَهُمْ وَأَثْقَالًا مَّعَ أَثْقَالِهِمْ وَلَيُسْـَٔلُنَّ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ عَمَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

    veleyaḥmilünne eŝḳâlehüm eŝḳâlem me`a eŝḳâleküm. veleyüs'elünne yevme-lḳiyâmeti `ammâ kânû yefterûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar, elbette kendi yükleriyle birlikte başka yükleri de taşımak zorunda kalacaklardır. Uydurup durdukları temelsiz iddialardan dolayı kıyamet günü kesinlikle sorguya çekileceklerdir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 13. ayet

Nûh, İbrâhim ve Lût 14–27

  1. Ankebût suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 14. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا نُوحًا إِلَىٰ قَوْمِهِۦ فَلَبِثَ فِيهِمْ أَلْفَ سَنَةٍ إِلَّا خَمْسِينَ عَامًا فَأَخَذَهُمُ ٱلطُّوفَانُ وَهُمْ ظَٰلِمُونَ

    veleḳad erselnâ nûḥan ilâ ḳavmihî felebiŝe fîhim elfe senetin illâ ḫamsîne `âmâ. feeḫaẕehümu-ṭṭûfânü vehüm żâlimûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Andolsun ki biz Nuh'u kendi kavmine gönderdik. O, bin yıldan elli yıl eksik bir süre onların arasında kaldı. Sonunda onlar zulümlerini sürdürürken tufan kendilerini yakalayıverdi.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 14. ayet

  2. Ankebût suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 15. ayet. فَأَنجَيْنَٰهُ وَأَصْحَٰبَ ٱلسَّفِينَةِ وَجَعَلْنَٰهَآ ءَايَةً لِّلْعَٰلَمِينَ

    feenceynâhü veaṣḥâbe-ssefîneti vece`alnâhâ âyetel lil`âlemîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Fakat Nuh'u ve onunla birlikte gemide bulunanların hepsini kurtardık ve bunu, bütün insanlara bir ders kıldık.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 15. ayet

  3. Ankebût suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 16. ayet. وَإِبْرَٰهِيمَ إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱتَّقُوهُ ذَٰلِكُمْ خَيْرٌ لَّكُمْ إِن كُنتُمْ تَعْلَمُونَ

    veibrâhime iẕ ḳâle liḳavmihi-`büdü-llâhe vetteḳûh. ẕâliküm ḫayrul leküm in küntüm ta`lemûn.

    Bayraktar Bayraklı

    İbrahim'i de gönderdik. Kavmine şöyle demişti: "Allah'a kulluk ediniz. O'na karşı gelmekten sakınınız! Eğer bilmiş olsanız, bu sizin için daha iyidir."

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 16. ayet

  4. Ankebût suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 17. ayet. إِنَّمَا تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوْثَٰنًا وَتَخْلُقُونَ إِفْكًا إِنَّ ٱلَّذِينَ تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ لَا يَمْلِكُونَ لَكُمْ رِزْقًا فَٱبْتَغُوا۟ عِندَ ٱللَّهِ ٱلرِّزْقَ وَٱعْبُدُوهُ وَٱشْكُرُوا۟ لَهُۥٓ إِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

    innemâ ta`büdûne min dûni-llâhi evŝânev vetaḫluḳûne ifkâ. inne-lleẕîne ta`büdûne min dûni-llâhi lâ yemlikûne leküm rizḳan febtegû `inde-llâhi-rrizḳa va`büdûhü veşkürû leh. ileyhi türce`ûn.

    Bayraktar Bayraklı

    "Siz Allah'ı bırakıp sadece birtakım putlara tapıyorsunuz ve aslı olmayan sözler uyduruyorsunuz. Doğrusu, Allah'tan başka taptıklarınızın size rızık vermeye güçleri yetmez. Artık rızkı Allah katında arayınız. O'na kulluk ediniz, O'na şükrediniz. Siz O'na döndürüleceksiniz."

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 17. ayet

  5. Ankebût suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 18. ayet. وَإِن تُكَذِّبُوا۟ فَقَدْ كَذَّبَ أُمَمٌ مِّن قَبْلِكُمْ وَمَا عَلَى ٱلرَّسُولِ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

    vein tükeẕẕibû feḳad keẕẕebe ümemüm min ḳabliküm. vemâ `ale-rrasûli ille-lbelâgu-lmübîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Eğer yalanlarsanız, biliniz ki sizden önce de nice toplumlar peygamberlerini yalanlamışlardı. Peygamberin üzerinde, apaçık tebliğden başka bir görev yoktur.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 18. ayet

  6. Ankebût suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 19. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ كَيْفَ يُبْدِئُ ٱللَّهُ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥٓ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٌ

    evelem yerav keyfe yübdiü-llâhü-lḫalḳa ŝümme yü`îdüh. inne ẕâlike `ale-llâhi yesîr.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar Allah'ın yaratmaya nasıl başladığını, sonra onu nasıl tekrarladığını görmüyorlar mı? Şüphesiz bunu yapmak Allah'a kolaydır.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 19. ayet

  7. Ankebût suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 20. ayet. قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ بَدَأَ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ ٱللَّهُ يُنشِئُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْـَٔاخِرَةَ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    ḳul sîrû fi-l'arḍi fenżurû keyfe bedee-lḫalḳa ŝümme-llâhü yünşiü-nneş'ete-l'âḫirah. inne-llâhe `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Yeryüzünde dolaşınız da bakınız ki Allah yaratmaya nasıl başlamıştır? İşte Allah, aynı şekilde sonraki yaratmayı da yapacaktır. Şüphesiz Allah'ın her şeye gücü yeter."

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 20. ayet

  8. Ankebût suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 21. ayet. يُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ وَيَرْحَمُ مَن يَشَآءُ وَإِلَيْهِ تُقْلَبُونَ

    yü`aẕẕibü mey yeşâü veyerḥamü mey yeşâ'. veileyhi tuḳlebûn.

    Bayraktar Bayraklı

    "Dilediğine azap eder; dilediğine de merhamet eder. Sizler O'na döndürüleceksiniz."

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 21. ayet

  9. Ankebût suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 22. ayet. وَمَآ أَنتُم بِمُعْجِزِينَ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ

    vemâ entüm bimü`cizîne fi-l'arḍi velâ fi-ssemâ'. vemâ leküm min dûni-llâhi miv veliyyiv velâ neṣîr.

    Bayraktar Bayraklı

    "Sizler ne yerde ne gökte Allah'ı aciz bırakabilirsiniz. Sizin Allah'tan başka dostunuz ve yardımcınız da yoktur."

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 22. ayet

  10. Ankebût suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 23. ayet. وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَلِقَآئِهِۦٓ أُو۟لَٰٓئِكَ يَئِسُوا۟ مِن رَّحْمَتِى وَأُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    velleẕîne keferû biâyâti-llâhi veliḳâihî ülâike yeisû mir raḥmetî veülâike lehüm `aẕâbün elîm.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenlere gelince; onlar benim rahmetimden ümit kesmiş olanlardır. Onlar için acıklı bir azap vardır.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 23. ayet

  11. Ankebût suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 24. ayet. فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ ٱقْتُلُوهُ أَوْ حَرِّقُوهُ فَأَنجَىٰهُ ٱللَّهُ مِنَ ٱلنَّارِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

    femâ kâne cevâbe ḳavmihî illâ en ḳâlu-ḳtülûhü ev ḥarriḳûhü feencâhü-llâhü mine-nnâr. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yü'minûn.

    Bayraktar Bayraklı

    İbrahim'in sözlerine kavminin cevabı sadece, "Onu öldürünüz, yahut yakınız!" demek oldu. Ama Allah, onu ateşten kurtardı. Doğrusu bunda, inanan toplum için dersler vardır.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 24. ayet

  12. Ankebût suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 25. ayet. وَقَالَ إِنَّمَا ٱتَّخَذْتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ أَوْثَٰنًا مَّوَدَّةَ بَيْنِكُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ثُمَّ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ يَكْفُرُ بَعْضُكُم بِبَعْضٍ وَيَلْعَنُ بَعْضُكُم بَعْضًا وَمَأْوَىٰكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن نَّٰصِرِينَ

    veḳâle inneme-tteḫaẕtüm min dûni-llâhi evŝânem meveddete beyniküm fi-lḥayâti-ddünyâ. ŝümme yevme-lḳiyâmeti yekfüru ba`ḍuküm biba`ḍiv veyel`anü ba`ḍuküm ba`ḍâ. veme'vâküm-nnâru vemâ leküm min nâṣirîn.

    Bayraktar Bayraklı

    İbrahim şöyle demişti: "Dünya hayatında, aranızdaki sevgiden dolayı, Allah'ı bırakıp putlar edindiniz; sonra kıyamet günü birbirinizi tanımazlıktan gelecek ve birbirinize lanet okuyacaksınız. Varacağınız yer cehennemdir ve hiç yardımcınız da yoktur."

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 25. ayet

  13. Ankebût suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 26. ayet. فَـَٔامَنَ لَهُۥ لُوطٌ وَقَالَ إِنِّى مُهَاجِرٌ إِلَىٰ رَبِّىٓ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    feâmene lehû lûṭ. veḳâle innî mühâcirun ilâ rabbî. innehû hüve-l`azîzü-lḥakîm.

    Bayraktar Bayraklı

    Bunun üzerine, Lut, İbrahim'e inandı. İbrahim, "Doğrusu ben, Rabbime hicret ediyorum. Şüphesiz O, mutlak güç ve hikmet sahibidir" dedi.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 26. ayet

  14. Ankebût suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 27. ayet. وَوَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَجَعَلْنَا فِى ذُرِّيَّتِهِ ٱلنُّبُوَّةَ وَٱلْكِتَٰبَ وَءَاتَيْنَٰهُ أَجْرَهُۥ فِى ٱلدُّنْيَا وَإِنَّهُۥ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ لَمِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    vevehebnâ lehû isḥâḳa veya`ḳûbe vece`alnâ fî ẕürriyyetehü-nnübüvvete velkitâbe veâteynâhü ecrahû fi-ddünyâ. veinnehû fi-l'âḫirati lemine-ṣṣâliḥîn.

    Bayraktar Bayraklı

    İbrahim'e, İshak ve Ya'kub'u bağışladık. Peygamberliği ve kitapları, onun soyundan gelenlere verdik. Ona dünyada ödülünü verdik. Şüphesiz o, ahirette de iyilerdendir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 27. ayet

Lût kavminin helâki 28–35

  1. Ankebût suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 28. ayet. وَلُوطًا إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ إِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ ٱلْفَٰحِشَةَ مَا سَبَقَكُم بِهَا مِنْ أَحَدٍ مِّنَ ٱلْعَٰلَمِينَ

    velûṭan iẕ ḳâle liḳavmihî inneküm lete'tûne-lfâḥişeh. mâ sebeḳaküm bihâ min eḥadim mine-l`âlemîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Lut'u da gönderdik. O, toplumuna demişti ki, "Gerçekten siz, daha önce hiçbir toplumun yapmadığı cinsel ahlaksızlığı yapıyorsunuz."

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 28. ayet

  2. Ankebût suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 29. ayet. أَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ ٱلرِّجَالَ وَتَقْطَعُونَ ٱلسَّبِيلَ وَتَأْتُونَ فِى نَادِيكُمُ ٱلْمُنكَرَ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ ٱئْتِنَا بِعَذَابِ ٱللَّهِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    einneküm lete'tûne-rricâle vetaḳṭa`ûne-ssebîle vete'tûne fî nâdîkümü-lmünker. femâ kâne cevâbe ḳavmihî illâ en ḳâlü-'tinâ bi`aẕâbi-llâhi in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

    Bayraktar Bayraklı

    "Siz ille de erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve toplantılarda edepsizlikler yapacak mısınız/grup seks mi yapacaksınız?"

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 29. ayet

  3. Ankebût suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 30. ayet. قَالَ رَبِّ ٱنصُرْنِى عَلَى ٱلْقَوْمِ ٱلْمُفْسِدِينَ

    ḳâle rabbi-nṣurnî `ale-lḳavmi-lmüfsidîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Lut, "Ey Rabbim! Bozgunculara karşı bana yardım et!" dedi.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 30. ayet

  4. Ankebût suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 31. ayet. وَلَمَّا جَآءَتْ رُسُلُنَآ إِبْرَٰهِيمَ بِٱلْبُشْرَىٰ قَالُوٓا۟ إِنَّا مُهْلِكُوٓا۟ أَهْلِ هَٰذِهِ ٱلْقَرْيَةِ إِنَّ أَهْلَهَا كَانُوا۟ ظَٰلِمِينَ

    velemmâ câet rusülünâ ibrâhîme bilbüşrâ ḳâlû innâ mühlikû ehli hâẕihi-lḳaryeh. inne ehlehâ kânû żâlimîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Elçilerimiz İbrahim'e müjdeyi getirdiklerinde şöyle dediler: "Biz, bu memleketin halkını helak edeceğiz. Çünkü oranın halkı zalim/cinsel ahlaksızlıkta ileri giden kimselerdir."

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 31. ayet

  5. Ankebût suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 32. ayet. قَالَ إِنَّ فِيهَا لُوطًا قَالُوا۟ نَحْنُ أَعْلَمُ بِمَن فِيهَا لَنُنَجِّيَنَّهُۥ وَأَهْلَهُۥٓ إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ كَانَتْ مِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ

    ḳâle inne fîhâ lûṭâ. ḳâlû naḥnü a`lemü bimen fîhâ. lenünecciyennehû veehlehû ille-mraeteh. kânet mine-lgâbirîn.

    Bayraktar Bayraklı

    İbrahim dedi ki: "Ama orada Lut var!" Şöyle cevap verdiler: "Biz, orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Yalnızca karısı müstesna; o, azapta kalacaklar arasındadır."

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 32. ayet

  6. Ankebût suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 33. ayet. وَلَمَّآ أَن جَآءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا سِىٓءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالُوا۟ لَا تَخَفْ وَلَا تَحْزَنْ إِنَّا مُنَجُّوكَ وَأَهْلَكَ إِلَّا ٱمْرَأَتَكَ كَانَتْ مِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ

    velemmâ en câet rusülünâ lûṭan sîe bihim veḍâḳa bihim ẕer`av veḳâlû lâ teḫaf velâ taḥzen. innâ müneccûke veehleke ille-mraeteke kânet mine-lgâbirîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Elçilerimiz Lut'a gelince, Lut onlar hakkında ve onları korumak için ne yapacağını bilemedi. Ona, "Korkma, tasalanma! Çünkü biz seni de aileni de kurtaracağız. Yalnızca geri kalacaklar arasında bulunan karın müstesna" dediler.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 33. ayet

  7. Ankebût suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 34. ayet. إِنَّا مُنزِلُونَ عَلَىٰٓ أَهْلِ هَٰذِهِ ٱلْقَرْيَةِ رِجْزًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ بِمَا كَانُوا۟ يَفْسُقُونَ

    innâ münzilûne `alâ ehli hâẕihi-lḳaryeti riczem mine-ssemâi bimâ kânû yefsüḳûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Biz bu ülke halkının üzerine, yoldan çıkmalarına karşılık, gökten bir azap indireceğiz.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 34. ayet

  8. Ankebût suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 35. ayet. وَلَقَد تَّرَكْنَا مِنْهَآ ءَايَةًۢ بَيِّنَةً لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    veleḳat teraknâ minhâ âyetem beyyinetel liḳavmiy ya`ḳilûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Andolsun ki biz, aklını kullanacak bir toplum için orada apaçık bir ders bırakmışızdır.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 35. ayet

Şu'ayb, Âd, Semûd, Kārûn, Firavun ve Hâmân 36–40

  1. Ankebût suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 36. ayet. وَإِلَىٰ مَدْيَنَ أَخَاهُمْ شُعَيْبًا فَقَالَ يَٰقَوْمِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱرْجُوا۟ ٱلْيَوْمَ ٱلْـَٔاخِرَ وَلَا تَعْثَوْا۟ فِى ٱلْأَرْضِ مُفْسِدِينَ

    veilâ medyene eḫâhüm şu`ayben feḳâle yâ ḳavmi-`büdü-llâhe veercü-lyevme-l'âhira velâ ta`ŝev fi-l'arḍi müfsidîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Medyen'e de kardeşleri Şu'ayb'ı gönderdik ve Şu'ayb şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk ediniz, ahiret gününe umut besleyiniz, yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayınız!"

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 36. ayet

  2. Ankebût suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 37. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَأَخَذَتْهُمُ ٱلرَّجْفَةُ فَأَصْبَحُوا۟ فِى دَارِهِمْ جَٰثِمِينَ

    fekeẕẕebûhü feeḫaẕethümü-rracfetü feaṣbeḥû fî dârihim câŝimîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Fakat onu yalanladılar; bu yüzden, kendilerini bir sarsıntı yakalayıverdi ve yurtlarında dizüstü çöküverdiler.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 37. ayet

  3. Ankebût suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 38. ayet. وَعَادًا وَثَمُودَا۟ وَقَد تَّبَيَّنَ لَكُم مِّن مَّسَٰكِنِهِمْ وَزَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَكَانُوا۟ مُسْتَبْصِرِينَ

    ve`âdev veŝemûde veḳat tebeyyene leküm mim mesâkinihim. vezeyyene lehümü-şşeyṭânü a`mâlehüm feṣaddehüm `ani-ssebîli vekânû müstebṣirîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Ad ve Semud toplumlarını da helak ettik. Helakleri, evlerinin kalıntılarından size belli olmaktadır. Şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterip, onları doğru yoldan çıkarmıştı. Oysa onlar gerçeği görebilirlerdi.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 38. ayet

  4. Ankebût suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 39. ayet. وَقَٰرُونَ وَفِرْعَوْنَ وَهَٰمَٰنَ وَلَقَدْ جَآءَهُم مُّوسَىٰ بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَٱسْتَكْبَرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا كَانُوا۟ سَٰبِقِينَ

    veḳârûne vefir`avne vehâmâne veleḳad câehüm mûsâ bilbeyyinâti festekberû fi-l'arḍi vemâ kânû sâbiḳîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da helak ettik. Musa onlara apaçık deliller getirmişti de onlar yeryüzünde büyüklük taslayıp, kabul etmediler. Oysa bizden kaçıp kurtulamazlardı.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 39. ayet

  5. Ankebût suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 40. ayet. فَكُلًّا أَخَذْنَا بِذَنۢبِهِۦ فَمِنْهُم مَّنْ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِ حَاصِبًا وَمِنْهُم مَّنْ أَخَذَتْهُ ٱلصَّيْحَةُ وَمِنْهُم مَّنْ خَسَفْنَا بِهِ ٱلْأَرْضَ وَمِنْهُم مَّنْ أَغْرَقْنَا وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلَٰكِن كَانُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

    feküllen eḫaẕnâ biẕembih. feminhüm men erselnâ `aleyhi ḥâṣibâ. veminhüm men eḫaẕethu-ṣṣayḥah. veminhüm men ḫasefnâ bihi-l'arḍ. veminhüm men agraḳnâ. vemâ kâne-llâhü liyażlimehüm velâkin kânû enfüsehüm yażlimûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Herbirini günahından dolayı yakaladık. Kiminin üzerine taşlar savuran rüzgarlar gönderdik; kimini korkunç bir ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmetmiyor, asıl onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 40. ayet

Örümcek ağı meseli 41–44

  1. Ankebût suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 41. ayet. مَثَلُ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ أَوْلِيَآءَ كَمَثَلِ ٱلْعَنكَبُوتِ ٱتَّخَذَتْ بَيْتًا وَإِنَّ أَوْهَنَ ٱلْبُيُوتِ لَبَيْتُ ٱلْعَنكَبُوتِ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

    meŝelü-lleẕîne-tteḫaẕû min dûni-llâhi evliyâe kemeŝeli-l`nkebût. itteḫaẕet beytâ. veinne evhene-lbüyûti lebeytü-l`nkebût. lev kânû ya`lemûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'tan başka dostlar edinenlerin durumu, dişi örümceğin durumu gibidir. O, bir yuva edinir. Halbuki yuvaların en çürüğü şüphesiz dişi örümceğin yuvasıdır. Keşke bilselerdi!

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 41. ayet

  2. Ankebût suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 42. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ يَعْلَمُ مَا يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    inne-llâhe ya`lemü mâ yed`ûne min dûnihî min şey'. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz Allah, onların kendisinden başka ne tür bir şeye yalvardıklarını bilir. O, çok güçlüdür ve hikmet sahibidir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 42. ayet

  3. Ankebût suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 43. ayet. وَتِلْكَ ٱلْأَمْثَٰلُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ وَمَا يَعْقِلُهَآ إِلَّا ٱلْعَٰلِمُونَ

    vetilke-l'emŝâlü naḍribühâ linnâs. vemâ ya`ḳilühâ ille-l`âlimûn.

    Bayraktar Bayraklı

    İşte bu örnekleri biz, bütün insanlara veriyoruz. Oysa onları ancak bilenler anlar.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 43. ayet

  4. Ankebût suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 44. ayet. خَلَقَ ٱللَّهُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّلْمُؤْمِنِينَ

    ḫaleḳa-llâhü-ssemâvâti vel'arḍa bilḥaḳḳ. inne fî ẕâlike leâyetel lilmü'minîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, gökleri ve yeri bir amaç uğruna yarattı. Bunda, inanacaklar için bir ders vardır.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 44. ayet

Kitabı oku, namazı kıl; Kitap ehliyle en güzel tartışma 45–49

  1. Ankebût suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 45. ayet. ٱتْلُ مَآ أُوحِىَ إِلَيْكَ مِنَ ٱلْكِتَٰبِ وَأَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ إِنَّ ٱلصَّلَوٰةَ تَنْهَىٰ عَنِ ٱلْفَحْشَآءِ وَٱلْمُنكَرِ وَلَذِكْرُ ٱللَّهِ أَكْبَرُ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ

    ütlü mâ ûḥiye ileyke mine-lkitâbi veeḳimi-ṣṣalâh. inne-ṣṣalâte tenhâ `ani-lfaḥşâi velmünker. veleẕikru-llâhi ekber. vellâhü ya`lemü mâ taṣne`ûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Sana kitaptan vahyedileni oku, namazı dosdoğru kıl! Çünkü namaz, yüz kızartıcı şeylerden ve kötülüklerden alıkoyar. Allah'ı anmak en büyük ibadettir. Allah ne yaptığınızı bilir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 45. ayet

  2. Buradan itibaren cüz 21

    Ankebût suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 46. ayet. وَلَا تُجَٰدِلُوٓا۟ أَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ إِلَّا بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ إِلَّا ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنْهُمْ وَقُولُوٓا۟ ءَامَنَّا بِٱلَّذِىٓ أُنزِلَ إِلَيْنَا وَأُنزِلَ إِلَيْكُمْ وَإِلَٰهُنَا وَإِلَٰهُكُمْ وَٰحِدٌ وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ

    velâ tücâdilû ehle-lkitâbi illâ billetî hiye aḥsen. ille-lleẕîne żalemû minhüm veḳûlû âmennâ billeẕî ünzile ileynâ veünzile ileyküm veileyhâ veilâhüküm vâḥidüv venaḥnü lehû müslimûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Zulmedenleri/şirk koşanları hariç, kitap ehli ile en güzel bir şekilde tartışınızve "Bize indirilene de, size indirilene de inandık. Bizim tanrımız da, sizin tanrınız da birdir. Biz O'na teslim olmuşuzdur" deyiniz.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 46. ayet

  3. Ankebût suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 47. ayet. وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ فَٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَٰهُمُ ٱلْكِتَٰبَ يُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَمِنْ هَٰٓؤُلَآءِ مَن يُؤْمِنُ بِهِۦ وَمَا يَجْحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا ٱلْكَٰفِرُونَ

    vekeẕâlike enzelnâ ileyke-lkitâb. felleẕîne âteynâhümü-lkitâbe yü'minûne bih. vemin hâülâi mey yü'minü bih. vemâ yecḥadü biâyâtinâ ille-lkâfirûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Böylece sana kitabı indirdik. İşte, kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Çevrendekilerden de ona inananlar vardır. Ayetlerimizi, ancak inkarcılar bile bile tanımazlar.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 47. ayet

  4. Ankebût suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 48. ayet. وَمَا كُنتَ تَتْلُوا۟ مِن قَبْلِهِۦ مِن كِتَٰبٍ وَلَا تَخُطُّهُۥ بِيَمِينِكَ إِذًا لَّٱرْتَابَ ٱلْمُبْطِلُونَ

    vemâ künte tetlû min ḳablihî min kitâbiv velâ teḫuṭṭuhû biyemînike iẕel lertâbe-lmübṭilûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Sen daha önce bir kitaptan okuyup sağ elinle de yazarak kopya çekmiş değilsin. Öyle olsaydı, saçmalayanlar şüpheye düşerlerdi.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 48. ayet

  5. Ankebût suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 49. ayet. بَلْ هُوَ ءَايَٰتٌۢ بَيِّنَٰتٌ فِى صُدُورِ ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ وَمَا يَجْحَدُ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَّا ٱلظَّٰلِمُونَ

    bel hüve âyâtüm beyyinâtün fî ṣudûri-lleẕîne ûtü-l`ilm. vemâ yecḥadü biâyâtinâ ille-żżâlimûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Oysa tam aksine, Kur'an, kendilerine ilim verilenlerin gönüllerinde apaçık ayetler halindedir. Bizim ayetlerimizi zalimlerden başkası inkar edemez.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 49. ayet

Mucize isteği ve azabın acele istenmesi 50–55

  1. Ankebût suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 50. ayet. وَقَالُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَٰتٌ مِّن رَّبِّهِۦ قُلْ إِنَّمَا ٱلْـَٔايَٰتُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌ مُّبِينٌ

    veḳâlû levlâ ünzile `aleyhi âyâtüm mir rabbih. ḳul inneme-l'âyâtü `inde-llâh. veinnemâ ene neẕîrum mübîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar, "Ona, Rabbinden ayetler/mucizeler indirilseydi ya!" dediler. De ki, "Mucizeler yalnız Allah'ın katındadır. Ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım."

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 50. ayet

  2. Ankebût suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 51. ayet. أَوَلَمْ يَكْفِهِمْ أَنَّآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ يُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَرَحْمَةً وَذِكْرَىٰ لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

    evelem yekfihim ennâ enzelnâ `aleyke-lkitâbe yütlâ `aleyhim. inne fî ẕâlike leraḥmetev veẕikrâ liḳavmiy yü'minûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Kendilerine okuduğun kitabı sana indirmiş olmamız onlara mucize olarak yetmedi mi? Çünkü bunda, inanacak bir toplum için kesinlikle rahmet ve öğüt vardır.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 51. ayet

  3. Ankebût suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 52. ayet. قُلْ كَفَىٰ بِٱللَّهِ بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ شَهِيدًا يَعْلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱلْبَٰطِلِ وَكَفَرُوا۟ بِٱللَّهِ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

    ḳul kefâ billâhi beynî vebeyneküm şehîdâ. ya`lemü mâ fi-ssemâvâti vel'arḍ. velleẕîne âmenû bilbâṭili vekeferû billâhi ülâike hümü-lḫâsirûn.

    Bayraktar Bayraklı

    De ki:"Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde ne varsa bilir. Batıla inanıp Allah'ı inkar edenler var ya, işte ziyana uğrayacaklar onlardır."

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 52. ayet

  4. Ankebût suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 53. ayet. وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلْعَذَابِ وَلَوْلَآ أَجَلٌ مُّسَمًّى لَّجَآءَهُمُ ٱلْعَذَابُ وَلَيَأْتِيَنَّهُم بَغْتَةً وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

    veyesta`cilûneke bil`aẕâb. velevlâ ecelüm müsemmel lecâehüm-l`aẕâb. veleye'tiyennehüm bagtetev vehüm lâ yeş`urûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Senden, azabı çabucak getirmeni istiyorlar. Eğer belirlenmiş bir süre olmasaydı, o azap kesinlikle onlara gelirdi. Fakat onlar farkında değilken azap ansızın kendilerine geliverecektir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 53. ayet

  5. Ankebût suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 54. ayet. يَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلْعَذَابِ وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمُحِيطَةٌۢ بِٱلْكَٰفِرِينَ

    yesta`cilûneke bil`aẕâb. veinne cehenneme lemüḥîṭatüm bilkâfirîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Senden, azabı çabucak getirmeni istiyorlar. Hiç şüpheleri olmasın, cehennem, kafirleri çepeçevre kuşatacaktır.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 54. ayet

  6. Ankebût suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 55. ayet. يَوْمَ يَغْشَىٰهُمُ ٱلْعَذَابُ مِن فَوْقِهِمْ وَمِن تَحْتِ أَرْجُلِهِمْ وَيَقُولُ ذُوقُوا۟ مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    yevme yagşâhümü-l`aẕâbü min fevḳihim vemin taḥti ercülihim veyeḳûlü ẕûḳû mâ küntüm ta`melûn.

    Bayraktar Bayraklı

    O gün azap, onların hem üstlerinden hem ayaklarının altından saracak ve Allah onlara, "Yaptıklarınızı tadın!" diyecektir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 55. ayet

"Arzım geniştir"; her can ölümü tadacak; rızık 56–63

  1. Ankebût suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 56. ayet. يَٰعِبَادِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِنَّ أَرْضِى وَٰسِعَةٌ فَإِيَّٰىَ فَٱعْبُدُونِ

    yâ `ibâdîye-lleẕîne âmenû inne arḍî vâsi`aten feiyyâye fa`büdûn.

    Bayraktar Bayraklı

    "Ey iman eden kullarım! Elbette benim yarattığı yeryüzü geniştir. O halde yalnız bana kulluk ediniz!"

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 56. ayet

  2. Ankebût suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 57. ayet. كُلُّ نَفْسٍ ذَآئِقَةُ ٱلْمَوْتِ ثُمَّ إِلَيْنَا تُرْجَعُونَ

    küllü nefsin ẕâiḳatü-lmevti ŝümme ileynâ türce`ûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Her can ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 57. ayet

  3. Ankebût suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 58. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ لَنُبَوِّئَنَّهُم مِّنَ ٱلْجَنَّةِ غُرَفًا تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا نِعْمَ أَجْرُ ٱلْعَٰمِلِينَ

    velleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti lenübevviennehüm mine-lcenneti gurafen tecrî min taḥtihe-l'enhâru ḫâlidîne fîhâ. ni`me ecru-l`âmilîn.

    Bayraktar Bayraklı

    İman edip iyi ameller işleyenleri, elbette onları, içinde çok uzun süreli kalmak üzere,içinden ırmaklar akan cennet köşklerine yerleştireceğiz. Böyle iyi amel yapanların ödülü ne güzeldir!

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 58. ayet

  4. Ankebût suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 59. ayet. ٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

    elleẕîne ṣaberû ve`alâ rabbihim yetevekkelûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar, sabreden ve yalnız Rabblerine güvenip dayanan kimselerdir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 59. ayet

  5. Ankebût suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 60. ayet. وَكَأَيِّن مِّن دَآبَّةٍ لَّا تَحْمِلُ رِزْقَهَا ٱللَّهُ يَرْزُقُهَا وَإِيَّاكُمْ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    vekeeyyim min dâbbetil lâ taḥmilü rizḳahâ. allâhü yerzüḳuhâ veiyyâküm. vehüve-ssemî`u-l`alîm.

    Bayraktar Bayraklı

    Besinlerini temin edemeyen nice canlılar vardır. Onları da sizi de besleyen Allah'tır. O, her şeyi duyar,her şeyi bilir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 60. ayet

  6. Ankebût suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 61. ayet. وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّنْ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُ فَأَنَّىٰ يُؤْفَكُونَ

    velein seeltehüm men ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa veseḫḫara-şşemse velḳamera leyeḳûlünne-llâh. feennâ yü'fekûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlara, "Gökleri ve yeri kimin yarattığını, güneşe ve aya kimin boyun eğdirdiğini" sorsan, kesinlikle "Allah" diyecekler. Nasıl döndürülüyorlar?

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 61. ayet

  7. Ankebût suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 62. ayet. ٱللَّهُ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَيَقْدِرُ لَهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ

    allâhü yebsüṭu-rrizḳa limey yeşâü min `ibâdihî veyaḳdiru leh. inne-llâhe bikülli şey'in `alîm.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah, kullarından dilediğine bol rızık verir, dilediğine de kısar. Allah her şeyi bilir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 62. ayet

  8. Ankebût suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 63. ayet. وَلَئِن سَأَلْتَهُم مَّن نَّزَّلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَحْيَا بِهِ ٱلْأَرْضَ مِنۢ بَعْدِ مَوْتِهَا لَيَقُولُنَّ ٱللَّهُ قُلِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ بَلْ أَكْثَرُهُمْ لَا يَعْقِلُونَ

    velein seeltehüm men nezzele mine-ssemâi mâen feaḥyâ bihi-l'arḍa mim ba`di mevtihâ leyeḳûlünne-llâh. ḳuli-lḥamdü lillâh. bel ekŝeruhüm lâ ya`ḳilûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlara, "Gökten yağmur indirip, ölümünden sonra onunla toprağı dirilten kimdir?" diye sorsan, kesinlikle "Allah" diyecekler. De ki: "Bütün övgüler Allah'a aittir. Fakat onların çoğu bunu akletmezler."

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 63. ayet

Dünya hayatı oyun ve eğlencedir; cihad edenler 64–69

  1. Ankebût suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 64. ayet. وَمَا هَٰذِهِ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَآ إِلَّا لَهْوٌ وَلَعِبٌ وَإِنَّ ٱلدَّارَ ٱلْـَٔاخِرَةَ لَهِىَ ٱلْحَيَوَانُ لَوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ

    vemâ hâẕihi-lḥayâtü-ddünyâ illâ lehvüv vele`ib. veinne-ddâra-l'âḫirate lehiye-lḥayevân. lev kânû ya`lemûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Bu dünya hayatı oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Şüphesiz ahiret yurdu ise, çok uzun süreli yaşanacak yerdir. Keşke bilseler!

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 64. ayet

  2. Ankebût suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 65. ayet. فَإِذَا رَكِبُوا۟ فِى ٱلْفُلْكِ دَعَوُا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ فَلَمَّا نَجَّىٰهُمْ إِلَى ٱلْبَرِّ إِذَا هُمْ يُشْرِكُونَ

    feiẕâ rakibû fi-lfülki de`avu-llâhe muḫliṣîne lehü-ddîn. felemmâ neccâhüm ile-lberri iẕâ hüm yüşrikûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Gemiye bindikleri zaman, içten inanarak Allah'a yalvarırlar. Ama Allah, onları kurtarıp karaya çıkarınca bir de bakarsın ortak koşarlar.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 65. ayet

  3. Ankebût suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 66. ayet. لِيَكْفُرُوا۟ بِمَآ ءَاتَيْنَٰهُمْ وَلِيَتَمَتَّعُوا۟ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

    liyekfürû bimâ âteynâhüm veliyetemette`û. fesevfe ya`lemûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Böylece kendilerine bahşettiğimiz nimetlere karşı nankörlük yapar ve dünyadaki hayatlarından zevk almaya devam ederler. Fakat yakında bileceklerdir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 66. ayet

  4. Ankebût suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 67. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا جَعَلْنَا حَرَمًا ءَامِنًا وَيُتَخَطَّفُ ٱلنَّاسُ مِنْ حَوْلِهِمْ أَفَبِٱلْبَٰطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَةِ ٱللَّهِ يَكْفُرُونَ

    evelem yerav ennâ ce`alnâ ḥaramen âminev veyüteḫaṭṭafü-nnâsü min ḥavlehüm. efebilbâṭili yü'minûne vebini`meti-llâhi yekfürûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar, ülkelerini kutsal ve güvenli bir yer haline getirdiğimizi görmezler mi? Oysa onların çevresindeki insanlar sürekli saldırılara uğramaktadırlar. Onlar, batıla inanıp Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 67. ayet

  5. Ankebût suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 68. ayet. وَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِٱلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُۥٓ أَلَيْسَ فِى جَهَنَّمَ مَثْوًى لِّلْكَٰفِرِينَ

    vemen ażlemü mimmeni-fterâ `ale-llâhi keẕiben ev keẕẕebe bilḥaḳḳi lemmâ câeh. eleyse fî cehenneme meŝvel lilkâfirîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Kendi uydurduğu yalanları Allah'a isnat eden veya ona gelen hakikati yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Cehennem, inkarcıların barınağı değil mi?

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 68. ayet

  6. Ankebût suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Ankebût suresi, 69. ayet. وَٱلَّذِينَ جَٰهَدُوا۟ فِينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَا وَإِنَّ ٱللَّهَ لَمَعَ ٱلْمُحْسِنِينَ

    velleẕîne câhedû fînâ lenehdiyennehüm sübülenâ. veinne-llâhe leme`a-lmuḥsinîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Bizim davamız uğrunda Kur'an ile mücadele edenlere, elbette onlara yollarımızı göstereceğiz. Şüphesiz, Allah güzeli hayata geçirenlerle beraberdir.

    Ayet detayı — Ankebût suresi, 69. ayet