53. sure

Necm Suresi النجم

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 5 konu
  1. Vahyin geliş biçimi ve Sidretü'l-Müntehâ 1–18 karşılaştır — Vahyin geliş biçimi ve Sidretü'l-Müntehâ
  2. Lât, Uzzâ ve Menât; meleklere dişi isim vermek 19–30 karşılaştır — Lât, Uzzâ ve Menât; meleklere dişi isim vermek
  3. Herkes çalıştığının karşılığını görür 31–41 karşılaştır — Herkes çalıştığının karşılığını görür
  4. Rabbin fiilleri ve helâk edilen kavimler 42–55 karşılaştır — Rabbin fiilleri ve helâk edilen kavimler
  5. Yaklaşan kıyamet ve secde emri 56–62 karşılaştır — Yaklaşan kıyamet ve secde emri

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Vahyin geliş biçimi ve Sidretü'l-Müntehâ 1–18

  1. Necm suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 1. ayet. وَٱلنَّجْمِ إِذَا هَوَىٰ

    vennecmi iẕâ hevâ.

    İbni Kesir

    Andolsun yıldıza, battığı demde.

    Ayet detayı — Necm suresi, 1. ayet

  2. Necm suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 2. ayet. مَا ضَلَّ صَاحِبُكُمْ وَمَا غَوَىٰ

    mâ ḍalle ṣâḥibüküm vemâ gavâ.

    İbni Kesir

    Arkadaşınız sapmamış ve azmamıştır.

    Ayet detayı — Necm suresi, 2. ayet

  3. Necm suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 3. ayet. وَمَا يَنطِقُ عَنِ ٱلْهَوَىٰٓ

    vemâ yenṭiḳu `ani-lhevâ.

    İbni Kesir

    Kendiliğinden konuşmaz o.

    Ayet detayı — Necm suresi, 3. ayet

  4. Necm suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 4. ayet. إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْىٌ يُوحَىٰ

    in hüve illâ vaḥyüy yûḥâ.

    İbni Kesir

    Bu; sadece vahy edilen bir vahiydir.

    Ayet detayı — Necm suresi, 4. ayet

  5. Necm suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 5. ayet. عَلَّمَهُۥ شَدِيدُ ٱلْقُوَىٰ

    `allemehû şedîdü-lḳuvâ.

    İbni Kesir

    Onu müthiş kuvvetli olan öğretti.

    Ayet detayı — Necm suresi, 5. ayet

  6. Necm suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 6. ayet. ذُو مِرَّةٍ فَٱسْتَوَىٰ

    ẕû mirrah. festevâ.

    İbni Kesir

    O; akıl ve görüşünde kamildir. Hemen doğruluverdi.

    Ayet detayı — Necm suresi, 6. ayet

  7. Necm suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 7. ayet. وَهُوَ بِٱلْأُفُقِ ٱلْأَعْلَىٰ

    vehüve bil'üfüḳi-l'a`lâ.

    İbni Kesir

    Ve o; en yüce ufukta idi.

    Ayet detayı — Necm suresi, 7. ayet

  8. Necm suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 8. ayet. ثُمَّ دَنَا فَتَدَلَّىٰ

    ŝümme denâ fetedellâ.

    İbni Kesir

    Sonra yaklaştı, derken sarkıverdi.

    Ayet detayı — Necm suresi, 8. ayet

  9. Necm suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 9. ayet. فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَىٰ

    fekâne ḳâbe ḳavseyni ev ednâ.

    İbni Kesir

    İki yay kadar yahut daha da yakın oldu.

    Ayet detayı — Necm suresi, 9. ayet

  10. Necm suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 10. ayet. فَأَوْحَىٰٓ إِلَىٰ عَبْدِهِۦ مَآ أَوْحَىٰ

    feevḥâ ilâ `abdihî mâ evḥâ.

    İbni Kesir

    O vakit kuluna vahyedeceğini etti.

    Ayet detayı — Necm suresi, 10. ayet

  11. Necm suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 11. ayet. مَا كَذَبَ ٱلْفُؤَادُ مَا رَأَىٰٓ

    mâ keẕebe-lfüâdü mâ raâ.

    İbni Kesir

    Onun gördüğünü gönül yalanlamadı.

    Ayet detayı — Necm suresi, 11. ayet

  12. Necm suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 12. ayet. أَفَتُمَٰرُونَهُۥ عَلَىٰ مَا يَرَىٰ

    efetümârûnehû `alâ mâ yerâ.

    İbni Kesir

    Onun gördüğü şey üzerinde de kendisiyle tartışacak mısınız?

    Ayet detayı — Necm suresi, 12. ayet

  13. Necm suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 13. ayet. وَلَقَدْ رَءَاهُ نَزْلَةً أُخْرَىٰ

    veleḳad raâhü nezleten uḫrâ.

    İbni Kesir

    Andolsun ki; onu, bir de diğer inişte görmüştü.

    Ayet detayı — Necm suresi, 13. ayet

  14. Necm suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 14. ayet. عِندَ سِدْرَةِ ٱلْمُنتَهَىٰ

    `inde sidrati-lmüntehâ.

    İbni Kesir

    Sidret'ül-Münteha'nın yanında.

    Ayet detayı — Necm suresi, 14. ayet

  15. Necm suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 15. ayet. عِندَهَا جَنَّةُ ٱلْمَأْوَىٰٓ

    `indehâ cennetü-lme'vâ.

    İbni Kesir

    Ki Cennet'ül-Me'va da onun yanındadır.

    Ayet detayı — Necm suresi, 15. ayet

  16. Necm suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 16. ayet. إِذْ يَغْشَى ٱلسِّدْرَةَ مَا يَغْشَىٰ

    iẕ yagşe-ssidrate mâ yagşâ.

    İbni Kesir

    O zaman Sidre'yi bürümekte olan bürüyordu.

    Ayet detayı — Necm suresi, 16. ayet

  17. Necm suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 17. ayet. مَا زَاغَ ٱلْبَصَرُ وَمَا طَغَىٰ

    mâ zâga-lbeṣaru vemâ ṭagâ.

    İbni Kesir

    Göz, ne şaştı ne aştı.

    Ayet detayı — Necm suresi, 17. ayet

  18. Necm suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 18. ayet. لَقَدْ رَأَىٰ مِنْ ءَايَٰتِ رَبِّهِ ٱلْكُبْرَىٰٓ

    leḳad raâ min âyâti rabbihi-lkübrâ.

    İbni Kesir

    Andolsun ki; Rabbının, ayetlerinden en büyüğünü gördü.

    Ayet detayı — Necm suresi, 18. ayet

Lât, Uzzâ ve Menât; meleklere dişi isim vermek 19–30

  1. Necm suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 19. ayet. أَفَرَءَيْتُمُ ٱللَّٰتَ وَٱلْعُزَّىٰ

    eferaeytümü-llâte vel`uzzâ.

    İbni Kesir

    Gördünüz mü Lat ve Uzza'yı?

    Ayet detayı — Necm suresi, 19. ayet

  2. Necm suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 20. ayet. وَمَنَوٰةَ ٱلثَّالِثَةَ ٱلْأُخْرَىٰٓ

    vemenâte-ŝŝâliŝete-l'uḫrâ.

    İbni Kesir

    Üçüncüsü olan diğer Menat'ı?

    Ayet detayı — Necm suresi, 20. ayet

  3. Necm suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 21. ayet. أَلَكُمُ ٱلذَّكَرُ وَلَهُ ٱلْأُنثَىٰ

    elekümü-ẕẕekeru velehü-l'ünŝâ.

    İbni Kesir

    Demek erkekler sizin, dişiler O'nun mu?

    Ayet detayı — Necm suresi, 21. ayet

  4. Necm suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 22. ayet. تِلْكَ إِذًا قِسْمَةٌ ضِيزَىٰٓ

    tilke iẕen ḳismetün ḍîzâ.

    İbni Kesir

    Öyleyse bu, insafsız bir paylaşma.

    Ayet detayı — Necm suresi, 22. ayet

  5. Necm suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 23. ayet. إِنْ هِىَ إِلَّآ أَسْمَآءٌ سَمَّيْتُمُوهَآ أَنتُمْ وَءَابَآؤُكُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بِهَا مِن سُلْطَٰنٍ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَمَا تَهْوَى ٱلْأَنفُسُ وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّن رَّبِّهِمُ ٱلْهُدَىٰٓ

    in hiye illâ esmâün semmeytümûhâ entüm veâbâüküm mâ enzele-llâhü bihâ min sülṭân. iy yettebi`ûne ille-żżanne vemâ tehve-l'enfüs. veleḳad câehüm mir rabbihimü-lhüdâ.

    İbni Kesir

    Bunlar, sizin ve atalarınızın taktığı adlardan başka bir şey değildir. Allah onlara hiç bir güç indirmemiştir. Onlar kuruntudan ve nefislerin arzu ettiği hevadan başkasına uymuyorlar. Halbuki kendilerine Rabblarından hidayet gelmiştir.

    Ayet detayı — Necm suresi, 23. ayet

  6. Necm suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 24. ayet. أَمْ لِلْإِنسَٰنِ مَا تَمَنَّىٰ

    em lil'insâni mâ temennâ.

    İbni Kesir

    Yoksa, her umduğu şey insanın mıdır?

    Ayet detayı — Necm suresi, 24. ayet

  7. Necm suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 25. ayet. فَلِلَّهِ ٱلْـَٔاخِرَةُ وَٱلْأُولَىٰ

    felillâhi-l'âḫiratü vel'ûlâ.

    İbni Kesir

    Ahiret de dünya da Allah'ındır.

    Ayet detayı — Necm suresi, 25. ayet

  8. Necm suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 26. ayet. وَكَم مِّن مَّلَكٍ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ لَا تُغْنِى شَفَٰعَتُهُمْ شَيْـًٔا إِلَّا مِنۢ بَعْدِ أَن يَأْذَنَ ٱللَّهُ لِمَن يَشَآءُ وَيَرْضَىٰٓ

    vekem mim melekin fi-ssemâvâti lâ tugnî şefâ`atühüm şey'en illâ mim ba`di ey ye'ẕene-llâhü limey yeşâü veyerḍâ.

    İbni Kesir

    Göklerde nice melek vardır ki; Allah, dileyeceği ve razı olacağı kimseler için izin vermedikçe onların şefaatı hiç bir şeye yaramaz.

    Ayet detayı — Necm suresi, 26. ayet

  9. Necm suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 27. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ لَيُسَمُّونَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ تَسْمِيَةَ ٱلْأُنثَىٰ

    inne-lleẕîne lâ yü'minûne bil'âḫirati leyüsemmûne-lmelâikete tesmiyete-l'ünŝâ.

    İbni Kesir

    Doğrusu ahirete inanmayanlar meleklere dişi adlarını takarlar.

    Ayet detayı — Necm suresi, 27. ayet

  10. Necm suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 28. ayet. وَمَا لَهُم بِهِۦ مِنْ عِلْمٍ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنَّ ٱلظَّنَّ لَا يُغْنِى مِنَ ٱلْحَقِّ شَيْـًٔا

    vemâ lehüm bihî min `ilm. iy yettebi`ûne ille-żżanne. veinne-żżanne lâ yugnî mine-lḥaḳḳi şey'â.

    İbni Kesir

    Halbuki onların bu hususta bilgileri yoktur. Onlar, sadece zanna uyarlar. Zan ise hiç şüphesiz gerçekten bir şey ifade etmez.

    Ayet detayı — Necm suresi, 28. ayet

  11. Necm suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 29. ayet. فَأَعْرِضْ عَن مَّن تَوَلَّىٰ عَن ذِكْرِنَا وَلَمْ يُرِدْ إِلَّا ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا

    fea`riḍ `am men tevellâ `an ẕikrinâ velem yürid ille-lḥayâte-ddünyâ.

    İbni Kesir

    Onun için sen, Bizim zikrimize sırt çeviren ve dünya hayatından başkasını istemeyenlerden yüz çevir.

    Ayet detayı — Necm suresi, 29. ayet

  12. Necm suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 30. ayet. ذَٰلِكَ مَبْلَغُهُم مِّنَ ٱلْعِلْمِ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبِيلِهِۦ وَهُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱهْتَدَىٰ

    ẕâlike mebleguhüm mine-l`ilm. inne rabbeke hüve a`lemü bimen ḍalle `an sebîlihî vehüve a`lemü bimeni-htedâ.

    İbni Kesir

    Onların bilgiden erişebilecekleri işte budur. Muhakkak ki Rabbın; yolundan sapmış olanı en iyi bilendir. Ve O; hidayete ereni de en iyi bilendir.

    Ayet detayı — Necm suresi, 30. ayet

Herkes çalıştığının karşılığını görür 31–41

  1. Necm suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 31. ayet. وَلِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَسَٰٓـُٔوا۟ بِمَا عَمِلُوا۟ وَيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ بِٱلْحُسْنَى

    velillâhi mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍi liyecziye-lleẕîne esâü bimâ `amilû veyecziye-lleẕîne aḥsenû bilḥusnâ.

    İbni Kesir

    Göklerde olan da, yerde olan da Allah'ındır. Kötülük edenlere yaptıklarının karşılığını vermesi, ihsan edenleri de daha güzeliyle mükafatlandırması içindir.

    Ayet detayı — Necm suresi, 31. ayet

  2. Necm suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 32. ayet. ٱلَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَٰٓئِرَ ٱلْإِثْمِ وَٱلْفَوَٰحِشَ إِلَّا ٱللَّمَمَ إِنَّ رَبَّكَ وَٰسِعُ ٱلْمَغْفِرَةِ هُوَ أَعْلَمُ بِكُمْ إِذْ أَنشَأَكُم مِّنَ ٱلْأَرْضِ وَإِذْ أَنتُمْ أَجِنَّةٌ فِى بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمْ فَلَا تُزَكُّوٓا۟ أَنفُسَكُمْ هُوَ أَعْلَمُ بِمَنِ ٱتَّقَىٰٓ

    elleẕîne yectenibûne kebâira-l'iŝmi velfevâḥişe ille-llemem. inne rabbeke vâsi`u-lmagfirah. hüve a`lemü biküm iẕ enşeeküm mine-l'arḍi veiẕ entüm ecinnetün fî büṭûni ümmehâtiküm. felâ tüzekkû enfüseküm. hüve a`lemü bimeni-tteḳâ.

    İbni Kesir

    Onlar ki; ufak-tefek kusurları dışında günahın büyüklerinden ve hayasızlıktan kaçınırlar. Muhakkak ki Rabbın; mağfireti geniş olandır. Sizi, daha topraktan yarattığı zaman ve henüz analarınızın karınlarında cenin halinde iken sizi en iyi bilen O'dur. Kendinizi temize çıkarmayın. O; takva sahibi olanları da en iyi bilendir.

    Ayet detayı — Necm suresi, 32. ayet

  3. Necm suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 33. ayet. أَفَرَءَيْتَ ٱلَّذِى تَوَلَّىٰ

    eferaeyte-lleẕî tevellâ.

    İbni Kesir

    Gördün mü o yüz çevireni;

    Ayet detayı — Necm suresi, 33. ayet

  4. Necm suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 34. ayet. وَأَعْطَىٰ قَلِيلًا وَأَكْدَىٰٓ

    vea`ṭâ ḳalîlev veekdâ.

    İbni Kesir

    Biraz verip sonra vermemekte direneni.

    Ayet detayı — Necm suresi, 34. ayet

  5. Necm suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 35. ayet. أَعِندَهُۥ عِلْمُ ٱلْغَيْبِ فَهُوَ يَرَىٰٓ

    e`indehû `ilmü-lgaybi fehüve yerâ.

    İbni Kesir

    Gaybın bilgisi onun yanındadır da kendisi mi görüyor?

    Ayet detayı — Necm suresi, 35. ayet

  6. Necm suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 36. ayet. أَمْ لَمْ يُنَبَّأْ بِمَا فِى صُحُفِ مُوسَىٰ

    em lem yünebbe' bimâ fî ṣuḥufi mûsâ.

    İbni Kesir

    Yoksa kendisine bildirilmedi mi Musa'nın sahifelerinde olanlar?

    Ayet detayı — Necm suresi, 36. ayet

  7. Necm suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 37. ayet. وَإِبْرَٰهِيمَ ٱلَّذِى وَفَّىٰٓ

    veibrâhime-lleẕî veffâ.

    İbni Kesir

    Ve sözünü yerine getiren İbrahim'inkinde de.

    Ayet detayı — Necm suresi, 37. ayet

  8. Necm suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 38. ayet. أَلَّا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَىٰ

    ellâ teziru vâziratüv vizra uḫrâ.

    İbni Kesir

    Doğrusu hiç bir günahkar başkasının günah yükünü yüklenmez.

    Ayet detayı — Necm suresi, 38. ayet

  9. Necm suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 39. ayet. وَأَن لَّيْسَ لِلْإِنسَٰنِ إِلَّا مَا سَعَىٰ

    veel leyse lil'insâni illâ mâ se`â.

    İbni Kesir

    Gerçekten insan için, çalıştığından başkası yoktur.

    Ayet detayı — Necm suresi, 39. ayet

  10. Necm suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 40. ayet. وَأَنَّ سَعْيَهُۥ سَوْفَ يُرَىٰ

    veenne sa`yehû sevfe yürâ.

    İbni Kesir

    Ve onun çalışması ilerde görülecektir.

    Ayet detayı — Necm suresi, 40. ayet

  11. Necm suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 41. ayet. ثُمَّ يُجْزَىٰهُ ٱلْجَزَآءَ ٱلْأَوْفَىٰ

    ŝümme yüczâhü-lcezâe-l'evfâ.

    İbni Kesir

    Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir.

    Ayet detayı — Necm suresi, 41. ayet

Rabbin fiilleri ve helâk edilen kavimler 42–55

  1. Necm suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 42. ayet. وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلْمُنتَهَىٰ

    veenne ilâ rabbike-lmüntehâ.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki en son varış, Rabbınadır.

    Ayet detayı — Necm suresi, 42. ayet

  2. Necm suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 43. ayet. وَأَنَّهُۥ هُوَ أَضْحَكَ وَأَبْكَىٰ

    veennehû hüve aḍḥake veebkâ.

    İbni Kesir

    Gerçekten O'dur güldüren de, ağlatan da.

    Ayet detayı — Necm suresi, 43. ayet

  3. Necm suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 44. ayet. وَأَنَّهُۥ هُوَ أَمَاتَ وَأَحْيَا

    veennehû hüve emâte veaḥyâ.

    İbni Kesir

    Gerçekten O'dur öldüren de, dirilten de.

    Ayet detayı — Necm suresi, 44. ayet

  4. Necm suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 45. ayet. وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰ

    veennehû ḫaleḳa-zzevceyni-ẕẕekera vel'ünŝâ.

    İbni Kesir

    Doğrusu O yarattı iki çifti; erkeği de, dişiyi de.

    Ayet detayı — Necm suresi, 45. ayet

  5. Necm suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 46. ayet. مِن نُّطْفَةٍ إِذَا تُمْنَىٰ

    min nuṭfetin iẕâ tümnâ.

    İbni Kesir

    Atıldığında meniden.

    Ayet detayı — Necm suresi, 46. ayet

  6. Necm suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 47. ayet. وَأَنَّ عَلَيْهِ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُخْرَىٰ

    veenne `aleyhi-nneş'ete-l'uḫrâ.

    İbni Kesir

    Muhakkak tekrar diriltmek de O'na aittir.

    Ayet detayı — Necm suresi, 47. ayet

  7. Necm suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 48. ayet. وَأَنَّهُۥ هُوَ أَغْنَىٰ وَأَقْنَىٰ

    veennehû hüve agnâ veaḳnâ.

    İbni Kesir

    Doğrusu muhtaç olmaktan kurtaran da O'dur, sermaye sahibi kılan da.

    Ayet detayı — Necm suresi, 48. ayet

  8. Necm suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 49. ayet. وَأَنَّهُۥ هُوَ رَبُّ ٱلشِّعْرَىٰ

    veennehû hüve rabbü-şşi`râ.

    İbni Kesir

    Doğrusu O'dur Şi'ra yıldızının Rabbı.

    Ayet detayı — Necm suresi, 49. ayet

  9. Necm suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 50. ayet. وَأَنَّهُۥٓ أَهْلَكَ عَادًا ٱلْأُولَىٰ

    veennehû ehleke `âden-l'ûlâ.

    İbni Kesir

    Ve gerçekten O helak etti evvelki Ad'ı.

    Ayet detayı — Necm suresi, 50. ayet

  10. Necm suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 51. ayet. وَثَمُودَا۟ فَمَآ أَبْقَىٰ

    veŝemûde femâ ebḳâ.

    İbni Kesir

    Semud'u da. Geri bırakmadan.

    Ayet detayı — Necm suresi, 51. ayet

  11. Necm suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 52. ayet. وَقَوْمَ نُوحٍ مِّن قَبْلُ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ هُمْ أَظْلَمَ وَأَطْغَىٰ

    veḳavme nûḥim min ḳabl. innehüm kânû hüm ażleme veaṭgâ.

    İbni Kesir

    Daha önce de Nuh kavmini. Çünkü onlar gerçekten çok zalim ve pek azgın idiler.

    Ayet detayı — Necm suresi, 52. ayet

  12. Necm suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 53. ayet. وَٱلْمُؤْتَفِكَةَ أَهْوَىٰ

    velmü'tefikete ehvâ.

    İbni Kesir

    Altı üstüne gelen kasabaları da O, yerin dibine geçirdi.

    Ayet detayı — Necm suresi, 53. ayet

  13. Necm suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 54. ayet. فَغَشَّىٰهَا مَا غَشَّىٰ

    fegaşşâhâ mâ gaşşâ.

    İbni Kesir

    Onlara giydirdiğini giydirdi.

    Ayet detayı — Necm suresi, 54. ayet

  14. Necm suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 55. ayet. فَبِأَىِّ ءَالَآءِ رَبِّكَ تَتَمَارَىٰ

    febieyyi âlâi rabbike tetemârâ.

    İbni Kesir

    Şimdi Rabbının hangi nimetinden şüpheye düşersin?

    Ayet detayı — Necm suresi, 55. ayet

Yaklaşan kıyamet ve secde emri 56–62

  1. Necm suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 56. ayet. هَٰذَا نَذِيرٌ مِّنَ ٱلنُّذُرِ ٱلْأُولَىٰٓ

    hâẕâ neẕîrum mine-nnüẕüri-l'ûlâ.

    İbni Kesir

    İşte bu; ilk uyarıcılar gibi bir uyarıcıdır.

    Ayet detayı — Necm suresi, 56. ayet

  2. Necm suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 57. ayet. أَزِفَتِ ٱلْـَٔازِفَةُ

    ezifeti-l'âzifeh.

    İbni Kesir

    Yaklaşan yaklaştı.

    Ayet detayı — Necm suresi, 57. ayet

  3. Necm suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 58. ayet. لَيْسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ كَاشِفَةٌ

    leyse lehâ min dûni-llâhi kâşifeh.

    İbni Kesir

    Onu Allah'tan başka ortaya çıkaracak yoktur.

    Ayet detayı — Necm suresi, 58. ayet

  4. Necm suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 59. ayet. أَفَمِنْ هَٰذَا ٱلْحَدِيثِ تَعْجَبُونَ

    efemin hâẕe-lḥadîŝi ta`cebûn.

    İbni Kesir

    Bu söze mi şaşıyorsunuz siz?

    Ayet detayı — Necm suresi, 59. ayet

  5. Necm suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 60. ayet. وَتَضْحَكُونَ وَلَا تَبْكُونَ

    vetaḍḥakûne velâ tebkûn.

    İbni Kesir

    Ve gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz.

    Ayet detayı — Necm suresi, 60. ayet

  6. Necm suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 61. ayet. وَأَنتُمْ سَٰمِدُونَ

    veentüm sâmidûn.

    İbni Kesir

    Ve siz, habersiz oyalanmaktasınız.

    Ayet detayı — Necm suresi, 61. ayet

  7. Necm suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Necm suresi, 62. ayet. فَٱسْجُدُوا۟ لِلَّهِ وَٱعْبُدُوا۟ secde ayeti

    fescüdû lillâhi va`büdû.

    İbni Kesir

    Haydi Allah'a secde edin ve ibadet edin.

    Ayet detayı — Necm suresi, 62. ayet