36. sure

Yâsîn Suresi يس

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 15 konu
  1. Kur'an'a yemin ve peygamberin gönderilişi 1–6 karşılaştır — Kur'an'a yemin ve peygamberin gönderilişi
  2. İnanmayanların hâli ve ölülerin diriltilmesi 7–12 karşılaştır — İnanmayanların hâli ve ölülerin diriltilmesi
  3. Karye halkı: elçilerin gelişi ve yalanlanması 13–19 karşılaştır — Karye halkı: elçilerin gelişi ve yalanlanması
  4. Şehrin öbür ucundan koşarak gelen adam 20–27 karşılaştır — Şehrin öbür ucundan koşarak gelen adam
  5. Kavmin helâki ve alay edenlerden ders 28–32 karşılaştır — Kavmin helâki ve alay edenlerden ders
  6. Delil: ölü toprak, bahçeler, çiftler 33–36 karşılaştır — Delil: ölü toprak, bahçeler, çiftler
  7. Delil: gece, güneş ve ay 37–40 karşılaştır — Delil: gece, güneş ve ay
  8. Delil: gemi ve taşınan nesiller 41–44 karşılaştır — Delil: gemi ve taşınan nesiller
  9. Yüz çevirenler ve ansızın gelen ses 45–50 karşılaştır — Yüz çevirenler ve ansızın gelen ses
  10. Sûra üfürülüş ve kabirlerden çıkış 51–54 karşılaştır — Sûra üfürülüş ve kabirlerden çıkış
  11. Cennetlikler 55–58 karşılaştır — Cennetlikler
  12. Suçlulara hitap ve o günün şahitliği 59–68 karşılaştır — Suçlulara hitap ve o günün şahitliği
  13. Kur'an şiir değildir 69–70 karşılaştır — Kur'an şiir değildir
  14. Hayvanlar ve edinilen ilahlar 71–76 karşılaştır — Hayvanlar ve edinilen ilahlar
  15. İnsanın dirilişe itirazı ve "Ol!" emri 77–83 karşılaştır — İnsanın dirilişe itirazı ve "Ol!" emri

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kur'an'a yemin ve peygamberin gönderilişi 1–6

  1. Yâsîn suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 1. ayet. يسٓ

    yâ-sîn.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 1. ayet

  2. Yâsîn suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 2. ayet. وَٱلْقُرْءَانِ ٱلْحَكِيمِ

    velḳur'âni-lḥakîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hakîm olan Kur'an'a yemin olsun!

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 2. ayet

  3. Yâsîn suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 3. ayet. إِنَّكَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    inneke lemine-lmürselîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Şüphesiz sen elbette gönderilen rasûllerdensin.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 3. ayet

  4. Yâsîn suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 4. ayet. عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

    `alâ ṣirâṭim müsteḳîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Dosdoğru bir yol üzerinesin.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 4. ayet

  5. Yâsîn suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 5. ayet. تَنزِيلَ ٱلْعَزِيزِ ٱلرَّحِيمِ

    tenzîle-l`azîzi-rraḥîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Bu Kur'an) üstün, güçlü ve çok merhametli olan (Allah) tarafından indirilmiştir.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 5. ayet

  6. Yâsîn suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 6. ayet. لِتُنذِرَ قَوْمًا مَّآ أُنذِرَ ءَابَآؤُهُمْ فَهُمْ غَٰفِلُونَ

    litünẕira ḳavmem mâ ünẕira âbâühüm fehüm gâfilûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için (bu kitap indirilmiştir.)

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 6. ayet

İnanmayanların hâli ve ölülerin diriltilmesi 7–12

  1. Yâsîn suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 7. ayet. لَقَدْ حَقَّ ٱلْقَوْلُ عَلَىٰٓ أَكْثَرِهِمْ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

    leḳad ḥaḳḳa-lḳavlü `alâ ekŝerihim fehüm lâ yü'minûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Andolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 7. ayet

  2. Yâsîn suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 8. ayet. إِنَّا جَعَلْنَا فِىٓ أَعْنَٰقِهِمْ أَغْلَٰلًا فَهِىَ إِلَى ٱلْأَذْقَانِ فَهُم مُّقْمَحُونَ

    innâ ce`alnâ fî a`nâḳihim aglâlen fehiye ile-l'eẕḳâni fehüm muḳmeḥûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden başları yukarı kalkıktır.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 8. ayet

  3. Yâsîn suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 9. ayet. وَجَعَلْنَا مِنۢ بَيْنِ أَيْدِيهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَأَغْشَيْنَٰهُمْ فَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ

    vece`alnâ mim beyni eydîhim seddev vemin ḫalfihim sedden feagşeynâhüm fehüm lâ yübṣirûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 9. ayet

  4. Yâsîn suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 10. ayet. وَسَوَآءٌ عَلَيْهِمْ ءَأَنذَرْتَهُمْ أَمْ لَمْ تُنذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

    vesevâün `aleyhim eenẕertehüm em lem tünẕirhüm lâ yü'minûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kâfirlere gelince; onları uyarsan da uyarmasan da birdir, iman etmezler.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 10. ayet

  5. Yâsîn suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 11. ayet. إِنَّمَا تُنذِرُ مَنِ ٱتَّبَعَ ٱلذِّكْرَ وَخَشِىَ ٱلرَّحْمَٰنَ بِٱلْغَيْبِ فَبَشِّرْهُ بِمَغْفِرَةٍ وَأَجْرٍ كَرِيمٍ

    innemâ tünẕiru meni-ttebe`a-ẕẕikra veḫaşiye-rraḥmâne bilgayb. febeşşirhü bimagfirativ veecrin kerîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sen, ancak zikre (Kur'an'a) uyan ve görmeden Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini bir mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 11. ayet

  6. Yâsîn suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 12. ayet. إِنَّا نَحْنُ نُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ وَنَكْتُبُ مَا قَدَّمُوا۟ وَءَاثَٰرَهُمْ وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَٰهُ فِىٓ إِمَامٍ مُّبِينٍ

    innâ naḥnü nuḥyi-lmevtâ venektübü mâ ḳaddemû veâŝârahüm. vekülle şey'in aḥṣaynâhü fî imâmim mübîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Muhakkak biz ölüleri diriltiriz. Onların ileri gönderdiklerini de, geride bıraktıklarını (izlerini) da yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfûz'da) sayıp yazmışızdır.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 12. ayet

Karye halkı: elçilerin gelişi ve yalanlanması 13–19

  1. Yâsîn suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 13. ayet. وَٱضْرِبْ لَهُم مَّثَلًا أَصْحَٰبَ ٱلْقَرْيَةِ إِذْ جَآءَهَا ٱلْمُرْسَلُونَ

    vaḍrib lehüm meŝelen aṣḥâbe-lḳaryeh. iẕ câehe-lmürselûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlara, şu şehir halkını misal getir: Hani onlara elçiler gelmişti.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 13. ayet

  2. Yâsîn suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 14. ayet. إِذْ أَرْسَلْنَآ إِلَيْهِمُ ٱثْنَيْنِ فَكَذَّبُوهُمَا فَعَزَّزْنَا بِثَالِثٍ فَقَالُوٓا۟ إِنَّآ إِلَيْكُم مُّرْسَلُونَ

    iẕ erselnâ ileyhimü-ŝneyni fekeẕẕebûhümâ fe`azzeznâ biŝâliŝin feḳâlû innâ ileyküm mürselûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Hani onlara iki elçi göndermiştik de onları yalanlamışlardı. Bir üçüncüsü ile onlara destek vermiştik. (Onlar:) "Biz, size gönderilen elçileriz." demişlerdi.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 14. ayet

  3. Yâsîn suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 15. ayet. قَالُوا۟ مَآ أَنتُمْ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا وَمَآ أَنزَلَ ٱلرَّحْمَٰنُ مِن شَىْءٍ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا تَكْذِبُونَ

    ḳâlû mâ entüm illâ beşerum miŝlünâ vemâ enzele-rraḥmânü min şey'in in entüm illâ tekẕibûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Elçilere dediler ki: Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahman, herhangi bir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 15. ayet

  4. Yâsîn suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 16. ayet. قَالُوا۟ رَبُّنَا يَعْلَمُ إِنَّآ إِلَيْكُمْ لَمُرْسَلُونَ

    ḳâlû rabbünâ ya`lemü innâ ileyküm lemürselûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Elçiler ise: "Rabbimiz biliyor ki biz, size gönderilen elçileriz." diye karşılık verdiler.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 16. ayet

  5. Yâsîn suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 17. ayet. وَمَا عَلَيْنَآ إِلَّا ٱلْبَلَٰغُ ٱلْمُبِينُ

    vemâ `aleynâ ille-lbelâgu-lmübîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Bizim görevimiz apaçık tebliğden başka bir şey değildir."

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 17. ayet

  6. Yâsîn suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 18. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّا تَطَيَّرْنَا بِكُمْ لَئِن لَّمْ تَنتَهُوا۟ لَنَرْجُمَنَّكُمْ وَلَيَمَسَّنَّكُم مِّنَّا عَذَابٌ أَلِيمٌ

    ḳâlû innâ teṭayyernâ biküm. leil lem tentehû lenercümenneküm veleyemessenneküm minnâ `aẕâbün elîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar dediler ki: "Doğrusu siz, bize uğursuz geldiniz. Eğer bu işe bir son vermezseniz, sizi taşlarız ve bizden size acı bir azap dokunur."

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 18. ayet

  7. Yâsîn suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 19. ayet. قَالُوا۟ طَٰٓئِرُكُم مَّعَكُمْ أَئِن ذُكِّرْتُم بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ مُّسْرِفُونَ

    ḳâlû ṭâiruküm me`aküm. ein ẕükkirtüm. bel entüm ḳavmüm müsrifûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Elçiler) dediler ki: "Sizin uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Doğrusu siz çok ileri giden bir topluluksunuz".

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 19. ayet

Şehrin öbür ucundan koşarak gelen adam 20–27

  1. Yâsîn suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 20. ayet. وَجَآءَ مِنْ أَقْصَا ٱلْمَدِينَةِ رَجُلٌ يَسْعَىٰ قَالَ يَٰقَوْمِ ٱتَّبِعُوا۟ ٱلْمُرْسَلِينَ

    vecâe min aḳṣe-lmedîneti racülüy yes`â ḳâle yâ ḳavmi-ttebi`ü-lmürselîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Derken beldenin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve; "Ey kavmim! Bu elçilere uyunuz." dedi.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 20. ayet

  2. Yâsîn suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 21. ayet. ٱتَّبِعُوا۟ مَن لَّا يَسْـَٔلُكُمْ أَجْرًا وَهُم مُّهْتَدُونَ

    ittebi`û mel lâ yes'elüküm ecrav vehüm mühtedûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tabi olun. Çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 21. ayet

  3. Yâsîn suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 22. ayet. وَمَا لِىَ لَآ أَعْبُدُ ٱلَّذِى فَطَرَنِى وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

    vemâ liye lâ a`büdü-lleẕî feṭaranî veileyhi türce`ûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ben, beni yaratana ne diye ibadet etmeyecekmişim? Üstelik siz yalnız ona döndürüleceksiniz.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 22. ayet

  4. Yâsîn suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 23. ayet. ءَأَتَّخِذُ مِن دُونِهِۦٓ ءَالِهَةً إِن يُرِدْنِ ٱلرَّحْمَٰنُ بِضُرٍّ لَّا تُغْنِ عَنِّى شَفَٰعَتُهُمْ شَيْـًٔا وَلَا يُنقِذُونِ

    eetteḫiẕü min dûnihî âliheten iy yüridni-rraḥmânü biḍurril lâ tugni `annî şefâ`atühüm şey'ev velâ yünḳiẕûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    “O’nu bırakıp da başka ilahlar mı edineyim? Eğer Rahman; bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar.”

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 23. ayet

  5. Yâsîn suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 24. ayet. إِنِّىٓ إِذًا لَّفِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    innî iẕel lefî ḍalâlim mübîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bu takdirde ben muhakkak apaçık bir sapıklık içinde olurum.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 24. ayet

  6. Yâsîn suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 25. ayet. إِنِّىٓ ءَامَنتُ بِرَبِّكُمْ فَٱسْمَعُونِ

    innî âmentü birabbiküm fesme`ûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Şüphesiz ben; Rabbinize iman ettim. Beni dinleyin!"

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 25. ayet

  7. Yâsîn suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 26. ayet. قِيلَ ٱدْخُلِ ٱلْجَنَّةَ قَالَ يَٰلَيْتَ قَوْمِى يَعْلَمُونَ

    ḳîle-dḫuli-lcenneh. ḳâle yâ leyte ḳavmî ya`lemûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ona: "Cennet'e gir!" denildi. O da: "Keşke kavmim bilseydi." dedi.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 26. ayet

  8. Yâsîn suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 27. ayet. بِمَا غَفَرَ لِى رَبِّى وَجَعَلَنِى مِنَ ٱلْمُكْرَمِينَ

    bimâ gafera lî rabbî vece`alenî mine-lmükramîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama layık kimselerden kıldığını."

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 27. ayet

Kavmin helâki ve alay edenlerden ders 28–32

  1. Buradan itibaren cüz 23

    Yâsîn suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 28. ayet. وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَىٰ قَوْمِهِۦ مِنۢ بَعْدِهِۦ مِن جُندٍ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَمَا كُنَّا مُنزِلِينَ

    vemâ enzelnâ `alâ ḳavmihî mim ba`dihî min cündim mine-ssemâi vemâ künnâ münzilîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 28. ayet

  2. Yâsîn suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 29. ayet. إِن كَانَتْ إِلَّا صَيْحَةً وَٰحِدَةً فَإِذَا هُمْ خَٰمِدُونَ

    in kânet illâ ṣayḥatev vâḥideten feiẕâ hüm ḫâmidûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Onları helâk eden) Korkunç sesten başka bir şey değildi. Bir anda sönüp gittiler.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 29. ayet

  3. Yâsîn suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 30. ayet. يَٰحَسْرَةً عَلَى ٱلْعِبَادِ مَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    yâ ḥasraten `ale-l`ibâd. mâ ye'tîhim mir rasûlin illâ kânû bihî yestehziûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yazıklar olsun o kullara! Ne zaman kendilerine bir peygamber gelse muhakkak onunla alay ederlerdi.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 30. ayet

  4. Yâsîn suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 31. ayet. أَلَمْ يَرَوْا۟ كَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّنَ ٱلْقُرُونِ أَنَّهُمْ إِلَيْهِمْ لَا يَرْجِعُونَ

    elem yerav kem ehleknâ ḳablehüm mine-lḳurûni ennehüm ileyhim lâ yerci`ûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kendilerinden önce nice nesilleri helâk ettiğimizi görmüyorlar mı? Onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 31. ayet

  5. Yâsîn suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 32. ayet. وَإِن كُلٌّ لَّمَّا جَمِيعٌ لَّدَيْنَا مُحْضَرُونَ

    vein küllül lemmâ cemî`ul ledeynâ muḥḍarûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ve hepsi toplanıp huzurumuza çıkarılacaklardır.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 32. ayet

Delil: ölü toprak, bahçeler, çiftler 33–36

  1. Yâsîn suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 33. ayet. وَءَايَةٌ لَّهُمُ ٱلْأَرْضُ ٱلْمَيْتَةُ أَحْيَيْنَٰهَا وَأَخْرَجْنَا مِنْهَا حَبًّا فَمِنْهُ يَأْكُلُونَ

    veâyetül lehümü-l'arḍu-lmeyteh. aḥyeynâhâ veaḫracnâ minhâ ḥabben feminhü ye'külûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 33. ayet

  2. Yâsîn suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 34. ayet. وَجَعَلْنَا فِيهَا جَنَّٰتٍ مِّن نَّخِيلٍ وَأَعْنَٰبٍ وَفَجَّرْنَا فِيهَا مِنَ ٱلْعُيُونِ

    vece`alnâ fîhâ cennâtim min neḫîliv vea`nâbiv vefeccernâ fîhâ mine-l`uyûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Biz, yeryüzünde nice hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık ve oralarda birçok pınarlar fışkırttık.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 34. ayet

  3. Yâsîn suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 35. ayet. لِيَأْكُلُوا۟ مِن ثَمَرِهِۦ وَمَا عَمِلَتْهُ أَيْدِيهِمْ أَفَلَا يَشْكُرُونَ

    liye'külû min ŝemerihî vemâ `amilethü eydîhim. efelâ yeşkürûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ürünlerinden ve yetiştirdiklerinden yesinler diye. Hâlâ şükretmiyorlar mı?

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 35. ayet

  4. Yâsîn suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 36. ayet. سُبْحَٰنَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلْأَزْوَٰجَ كُلَّهَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلْأَرْضُ وَمِنْ أَنفُسِهِمْ وَمِمَّا لَا يَعْلَمُونَ

    sübḥâne-lleẕî ḫaleḳa-l'ezvâce küllehâ mimmâ tümbitü-l'arḍu vemin enfüsihim vemimmâ lâ ya`lemûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah) çok münezzehtir.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 36. ayet

Delil: gece, güneş ve ay 37–40

  1. Yâsîn suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 37. ayet. وَءَايَةٌ لَّهُمُ ٱلَّيْلُ نَسْلَخُ مِنْهُ ٱلنَّهَارَ فَإِذَا هُم مُّظْلِمُونَ

    veâyetül lehümü-lleyl. nesleḫu minhü-nnehâra feiẕâ hüm mużlimûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Gece de kendileri için bir delildir. Gündüzü ondan sıyırarak çekip alırız. Bir de bakarsın ki karanlık içinde kalmışlardır.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 37. ayet

  2. Yâsîn suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 38. ayet. وَٱلشَّمْسُ تَجْرِى لِمُسْتَقَرٍّ لَّهَا ذَٰلِكَ تَقْدِيرُ ٱلْعَزِيزِ ٱلْعَلِيمِ

    veşşemsü tecrî limüsteḳarril lehâ. ẕâlike taḳdîru-l`azîzi-l`alîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. İşte bu, Azîz ve Alîm olan Allah'ın takdiridir.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 38. ayet

  3. Yâsîn suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 39. ayet. وَٱلْقَمَرَ قَدَّرْنَٰهُ مَنَازِلَ حَتَّىٰ عَادَ كَٱلْعُرْجُونِ ٱلْقَدِيمِ

    velḳamera ḳaddernâhü menâzile ḥattâ `âde kel`urcûni-lḳadîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ay için de birtakım menziller (yörüngeler) tayin ettik. Nihayet o, eğri hurma dalı gibi (hilâl) olur da geri döner.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 39. ayet

  4. Yâsîn suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 40. ayet. لَا ٱلشَّمْسُ يَنۢبَغِى لَهَآ أَن تُدْرِكَ ٱلْقَمَرَ وَلَا ٱلَّيْلُ سَابِقُ ٱلنَّهَارِ وَكُلٌّ فِى فَلَكٍ يَسْبَحُونَ

    le-şşemsü yembegî lehâ en tüdrike-lḳamera vele-lleylü sâbiḳu-nnehâr. veküllün fî felekiy yesbeḥûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ne Güneş Ay'a yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 40. ayet

Delil: gemi ve taşınan nesiller 41–44

  1. Yâsîn suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 41. ayet. وَءَايَةٌ لَّهُمْ أَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّيَّتَهُمْ فِى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ

    veâyetül lehüm ennâ ḥamelnâ ẕürriyyetehüm fi-lfülki-lmeşḥûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 41. ayet

  2. Yâsîn suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 42. ayet. وَخَلَقْنَا لَهُم مِّن مِّثْلِهِۦ مَا يَرْكَبُونَ

    veḫalaḳnâ lehüm mim miŝlihî mâ yerkebûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ve onlar için bindikleri daha başka taşıtlar da yarattık.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 42. ayet

  3. Yâsîn suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 43. ayet. وَإِن نَّشَأْ نُغْرِقْهُمْ فَلَا صَرِيخَ لَهُمْ وَلَا هُمْ يُنقَذُونَ

    vein neşe' nugriḳhüm felâ ṣarîḫa lehüm velâ hüm yünḳaẕûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Eğer dilersek, onları suda boğarız da kimse de yardımlarına gelemez. İşte o zaman onlar için bir kurtuluş da yoktur.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 43. ayet

  4. Yâsîn suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 44. ayet. إِلَّا رَحْمَةً مِّنَّا وَمَتَٰعًا إِلَىٰ حِينٍ

    illâ raḥmetem minnâ vemetâ`an ilâ ḥîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet ve belli bir zamana kadar dünyadan faydalandırmamız müstesnadır.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 44. ayet

Yüz çevirenler ve ansızın gelen ses 45–50

  1. Yâsîn suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 45. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱتَّقُوا۟ مَا بَيْنَ أَيْدِيكُمْ وَمَا خَلْفَكُمْ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

    veiẕâ ḳîle lehümü-tteḳû mâ beyne eydîküm vemâ ḫalfeküm le`alleküm türḥamûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Önünüzdekinden ve arkanızdakinden (dünya ve ahiret azabından) sakının. Umulur ki, size merhamet olunur denildiğinde (yüz çevirirler).

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 45. ayet

  2. Yâsîn suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 46. ayet. وَمَا تَأْتِيهِم مِّنْ ءَايَةٍ مِّنْ ءَايَٰتِ رَبِّهِمْ إِلَّا كَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ

    vemâ te'tîhim min âyetim min âyâti rabbihim illâ kânû `anhâ mü`riḍîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlara, ne zaman Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelse mutlaka ondan yüz çevirirler.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 46. ayet

  3. Yâsîn suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 47. ayet. وَإِذَا قِيلَ لَهُمْ أَنفِقُوا۟ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَنُطْعِمُ مَن لَّوْ يَشَآءُ ٱللَّهُ أَطْعَمَهُۥٓ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    veiẕâ ḳîle lehüm enfiḳû mimmâ razeḳakümü-llâhü ḳâle-lleẕîne keferû lilleẕîne âmenû enuṭ`imü mel lev yeşâü-llâhü aṭ`ameh. in entüm illâ fî ḍalâlim mübîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kendilerine; "Allah’ın size verdiği rızıklardan infak edin!" denildiği zaman kâfirler, iman edenlere derler ki; "Allah'ın dilediği takdirde yedirip doyuracağı kişiyi acaba biz mi doyuracağız? Gerçekten siz apaçık bir sapıklık içindesiniz.”

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 47. ayet

  4. Yâsîn suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 48. ayet. وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    veyeḳûlûne metâ hâẕe-lva`dü in küntüm ṣâdiḳîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Eğer, doğru söylüyorsanız bu vaat/tehdit ne zaman?" derler.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 48. ayet

  5. Yâsîn suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 49. ayet. مَا يَنظُرُونَ إِلَّا صَيْحَةً وَٰحِدَةً تَأْخُذُهُمْ وَهُمْ يَخِصِّمُونَ

    mâ yenżurûne illâ ṣayḥatev vâḥideten te'ḫuẕühüm vehüm yeḫiṣṣimûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar, birbirleriyle çekişip dururken kendilerini ansızın yakalayacak korkunç bir sesi bekliyorlar.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 49. ayet

  6. Yâsîn suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 50. ayet. فَلَا يَسْتَطِيعُونَ تَوْصِيَةً وَلَآ إِلَىٰٓ أَهْلِهِمْ يَرْجِعُونَ

    felâ yesteṭî`ûne tevṣiyetev velâ ilâ ehlihim yerci`ûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İşte o anda onlar; ne bir vasiyette bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 50. ayet

Sûra üfürülüş ve kabirlerden çıkış 51–54

  1. Yâsîn suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 51. ayet. وَنُفِخَ فِى ٱلصُّورِ فَإِذَا هُم مِّنَ ٱلْأَجْدَاثِ إِلَىٰ رَبِّهِمْ يَنسِلُونَ

    venüfiḫa fi-ṣṣûri feiẕâ hüm mine-l'ecdâŝi ilâ rabbihim yensilûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sur'a üflenince, hemen kabirlerinden Rablerine doğru koşarak çıkarlar.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 51. ayet

  2. Yâsîn suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 52. ayet. قَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَا مَنۢ بَعَثَنَا مِن مَّرْقَدِنَا هَٰذَا مَا وَعَدَ ٱلرَّحْمَٰنُ وَصَدَقَ ٱلْمُرْسَلُونَ

    ḳâlû yâ veylenâ mem be`aŝenâ mim merḳadinâ. hâẕâ mâ ve`ade-rraḥmânü veṣadeḳa-lmürselûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Eyvah bize! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? Bu, Rahman'ın vadettiğidir. Peygamberler, gerçekten doğru söylemiştir." derler.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 52. ayet

  3. Yâsîn suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 53. ayet. إِن كَانَتْ إِلَّا صَيْحَةً وَٰحِدَةً فَإِذَا هُمْ جَمِيعٌ لَّدَيْنَا مُحْضَرُونَ

    in kânet illâ ṣayḥatev vâḥideten feiẕâ hüm cemî`ul ledeynâ muḥḍarûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Sadece korkunç bir ses olur. Bunun üzerine onların hepsi hemen huzurumuzda hazır bulunurlar.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 53. ayet

  4. Yâsîn suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 54. ayet. فَٱلْيَوْمَ لَا تُظْلَمُ نَفْسٌ شَيْـًٔا وَلَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    felyevme lâ tużlemü nefsün şey'ev velâ tüczevne illâ mâ küntüm ta`melûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O günde hiçbir kimseye en ufak bir zulüm yapılmaz. Siz işlediğinizin ancak karşılığını görürsünüz.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 54. ayet

Cennetlikler 55–58

  1. Yâsîn suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 55. ayet. إِنَّ أَصْحَٰبَ ٱلْجَنَّةِ ٱلْيَوْمَ فِى شُغُلٍ فَٰكِهُونَ

    inne aṣḥâbe-lcennehi-lyevme fî şügulin fâkihûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Doğrusu bugün, cennetlikler eğlenceyle meşguldürler.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 55. ayet

  2. Yâsîn suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 56. ayet. هُمْ وَأَزْوَٰجُهُمْ فِى ظِلَٰلٍ عَلَى ٱلْأَرَآئِكِ مُتَّكِـُٔونَ

    hüm veezvâcühüm fî żilâlin `ale-l'erâiki müttekiûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kendileri ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerine yaslanmışlardır.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 56. ayet

  3. Yâsîn suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 57. ayet. لَهُمْ فِيهَا فَٰكِهَةٌ وَلَهُم مَّا يَدَّعُونَ

    lehüm fîhâ fâkihetüv velehüm mâ yedde`ûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Orada, onlar için meyveler vardır. Canlarının istediği her şey onlarındır.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 57. ayet

  4. Yâsîn suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 58. ayet. سَلَٰمٌ قَوْلًا مِّن رَّبٍّ رَّحِيمٍ

    selâmün ḳavlem mir rabbir raḥîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Rahim olan Rabden sözlü bir selam vardır.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 58. ayet

Suçlulara hitap ve o günün şahitliği 59–68

  1. Yâsîn suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 59. ayet. وَٱمْتَٰزُوا۟ ٱلْيَوْمَ أَيُّهَا ٱلْمُجْرِمُونَ

    vemtâzü-lyevme eyyühe-lmücrimûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ey günahkârlar! Bugün siz (bir tarafa) ayrılın!

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 59. ayet

  2. Yâsîn suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 60. ayet. أَلَمْ أَعْهَدْ إِلَيْكُمْ يَٰبَنِىٓ ءَادَمَ أَن لَّا تَعْبُدُوا۟ ٱلشَّيْطَٰنَ إِنَّهُۥ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ

    elem a`hed ileyküm yâ benî âdeme el lâ ta`büdü-şşeyṭân. innehû leküm `adüvvüm mübîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    "Ey Ademoğulları! Size, Şeytan'a ibadet etmeyin. Çünkü o, sizin apaçık düşmanınızdır." deyip söz almadım mı?

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 60. ayet

  3. Yâsîn suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 61. ayet. وَأَنِ ٱعْبُدُونِى هَٰذَا صِرَٰطٌ مُّسْتَقِيمٌ

    veeni-`büdûnî. hâẕâ ṣirâṭum müsteḳîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bana ibadet edin. Dosdoğru yol budur, demedim mi?

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 61. ayet

  4. Yâsîn suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 62. ayet. وَلَقَدْ أَضَلَّ مِنكُمْ جِبِلًّا كَثِيرًا أَفَلَمْ تَكُونُوا۟ تَعْقِلُونَ

    veleḳad eḍalle minküm cibillen keŝîrâ. efelem tekûnû ta`ḳilûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O, sizden çoğu toplumları saptırmıştı. Hiç mi akıl erdirmiyordunuz?

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 62. ayet

  5. Yâsîn suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 63. ayet. هَٰذِهِۦ جَهَنَّمُ ٱلَّتِى كُنتُمْ تُوعَدُونَ

    hâẕihî cehennemü-lletî küntüm tû`adûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İşte bu, size vadedilen Cehennem'dir.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 63. ayet

  6. Yâsîn suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 64. ayet. ٱصْلَوْهَا ٱلْيَوْمَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ

    iṣlevhe-lyevme bimâ küntüm tekfürûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Küfrünüz (İnkârınız) sebebiyle bugün girin oraya!

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 64. ayet

  7. Yâsîn suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 65. ayet. ٱلْيَوْمَ نَخْتِمُ عَلَىٰٓ أَفْوَٰهِهِمْ وَتُكَلِّمُنَآ أَيْدِيهِمْ وَتَشْهَدُ أَرْجُلُهُم بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    elyevme naḫtimü `alâ efvâhihim vetükellimünâ eydîhim veteşhedü ercülühüm bimâ kânû yeksibûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O gün onların ağızlarını mühürleriz. Yaptıklarını bizlere elleri anlatır, ayakları da şahitlik eder.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 65. ayet

  8. Yâsîn suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 66. ayet. وَلَوْ نَشَآءُ لَطَمَسْنَا عَلَىٰٓ أَعْيُنِهِمْ فَٱسْتَبَقُوا۟ ٱلصِّرَٰطَ فَأَنَّىٰ يُبْصِرُونَ

    velev neşâü leṭamesnâ `alâ a`yünihim festebeḳu-ṣṣirâṭa feennâ yübṣirûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Dileseydik; gözlerini silme kör ederdik de, o zaman doğru yolu bulmaya koşuşurlardı. Fakat nasıl görecekler ki?

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 66. ayet

  9. Yâsîn suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 67. ayet. وَلَوْ نَشَآءُ لَمَسَخْنَٰهُمْ عَلَىٰ مَكَانَتِهِمْ فَمَا ٱسْتَطَٰعُوا۟ مُضِيًّا وَلَا يَرْجِعُونَ

    velev neşâü lemesaḫnâhüm `alâ mekânetihim feme-steṭâ`û müḍiyyev velâ yerci`ûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Eğer dilesek; oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de, ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi, ne de geri gelmeye.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 67. ayet

  10. Yâsîn suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 68. ayet. وَمَن نُّعَمِّرْهُ نُنَكِّسْهُ فِى ٱلْخَلْقِ أَفَلَا يَعْقِلُونَ

    vemen nü`ammirhü nünekkishü fi-lḫalḳ. efelâ ya`ḳilûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kime uzun ömür verirsek onu yaratılışında tersine döndürürüz. Hâlâ akletmiyorlar mı?

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 68. ayet

Kur'an şiir değildir 69–70

  1. Yâsîn suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 69. ayet. وَمَا عَلَّمْنَٰهُ ٱلشِّعْرَ وَمَا يَنۢبَغِى لَهُۥٓ إِنْ هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ وَقُرْءَانٌ مُّبِينٌ

    vemâ `allemnâhü-şşi`ra vemâ yembegî leh. in hüve illâ ẕikruv veḳur'ânüm mübîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Ona şiir öğretmedik, ona yakışmaz da. Bu, yalnızca bir öğüt ve apaçık Kur’an’dır.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 69. ayet

  2. Yâsîn suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 70. ayet. لِّيُنذِرَ مَن كَانَ حَيًّا وَيَحِقَّ ٱلْقَوْلُ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ

    liyünẕira men kâne ḥayyev veyeḥiḳḳa-lḳavlü `ale-lkâfirîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    (Kur'an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve küfre sapanların üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir).

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 70. ayet

Hayvanlar ve edinilen ilahlar 71–76

  1. Yâsîn suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 71. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا خَلَقْنَا لَهُم مِّمَّا عَمِلَتْ أَيْدِينَآ أَنْعَٰمًا فَهُمْ لَهَا مَٰلِكُونَ

    evelem yerav ennâ ḫalaḳnâ lehüm mimmâ `amilet eydînâ en`âmen fehüm lehâ mâlikûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kendi elimizle onlar için yarattığımız hayvanları görmüyorlar mı? (Bu sayede) Onlar bunlara sahip olmuşlardır.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 71. ayet

  2. Yâsîn suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 72. ayet. وَذَلَّلْنَٰهَا لَهُمْ فَمِنْهَا رَكُوبُهُمْ وَمِنْهَا يَأْكُلُونَ

    veẕellelnâhâ lehüm feminhâ rakûbühüm veminhâ ye'külûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O hayvanları, onların emrine verdik. Onlardan kimine biniyorlar, kiminin de etini yiyorlar.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 72. ayet

  3. Yâsîn suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 73. ayet. وَلَهُمْ فِيهَا مَنَٰفِعُ وَمَشَارِبُ أَفَلَا يَشْكُرُونَ

    velehüm fîhâ menâfi`u vemeşârib. efelâ yeşkürûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    O hayvanlarda, insanlar için daha başka faydalar ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmiyorlar mı?

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 73. ayet

  4. Yâsîn suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 74. ayet. وَٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةً لَّعَلَّهُمْ يُنصَرُونَ

    vetteḫaẕû min dûni-llâhi âlihetel le`allehüm yünṣarûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Belki yardım görürler diye Allah'tan başka ilahlar edindiler.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 74. ayet

  5. Yâsîn suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 75. ayet. لَا يَسْتَطِيعُونَ نَصْرَهُمْ وَهُمْ لَهُمْ جُندٌ مُّحْضَرُونَ

    lâ yesteṭî`ûne naṣrahüm vehüm lehüm cündüm muḥḍarûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Onlar, kendilerine yardımda bulunmaya güç yetiremezler. Aksine kendileri onlar için hazırlanmış askerlerdir.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 75. ayet

  6. Yâsîn suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 76. ayet. فَلَا يَحْزُنكَ قَوْلُهُمْ إِنَّا نَعْلَمُ مَا يُسِرُّونَ وَمَا يُعْلِنُونَ

    felâ yaḥzünke ḳavlühüm. innâ na`lemü mâ yüsirrûne vemâ yü`linûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Artık onların sözleri seni üzmesin. Biz onların gizlediklerini de açıkladıklarını da elbette biliyoruz.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 76. ayet

İnsanın dirilişe itirazı ve "Ol!" emri 77–83

  1. Yâsîn suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 77. ayet. أَوَلَمْ يَرَ ٱلْإِنسَٰنُ أَنَّا خَلَقْنَٰهُ مِن نُّطْفَةٍ فَإِذَا هُوَ خَصِيمٌ مُّبِينٌ

    evelem yera-l'insânü ennâ ḫalaḳnâhü min nuṭfetin feiẕâ hüve ḫaṣîmüm mübîn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    İnsan, kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmüyor mu? Derken, o apaçık bir düşman kesiliverir.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 77. ayet

  2. Yâsîn suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 78. ayet. وَضَرَبَ لَنَا مَثَلًا وَنَسِىَ خَلْقَهُۥ قَالَ مَن يُحْىِ ٱلْعِظَٰمَ وَهِىَ رَمِيمٌ

    veḍarabe lenâ meŝelev venesiye ḫalḳah. ḳâle mey yuḥyi-l`iżâme vehiye ramîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Kendi yaratılışını unutup, bize örnek veriyor: "Bu çürümüş kemikleri kim diriltebilir?" diyor.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 78. ayet

  3. Yâsîn suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 79. ayet. قُلْ يُحْيِيهَا ٱلَّذِىٓ أَنشَأَهَآ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَهُوَ بِكُلِّ خَلْقٍ عَلِيمٌ

    ḳul yuḥyîhe-lleẕî enşeehâ evvele merrah. vehüve bikülli ḫalḳin `alîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    De ki: "Onları ilk defa yaratan diriltecek. O, her yaratılmışı hakkıyla bilendir."

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 79. ayet

  4. Yâsîn suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 80. ayet. ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُم مِّنَ ٱلشَّجَرِ ٱلْأَخْضَرِ نَارًا فَإِذَآ أَنتُم مِّنْهُ تُوقِدُونَ

    elleẕî ce`ale leküm mine-şşeceri-l'aḫḍari nâran feiẕâ entüm minhü tûḳidûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Yeşil ağaçtan sizin için ateş çıkaran O’dur. İşte siz ateşi ondan yakıyorsunuz.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 80. ayet

  5. Yâsîn suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 81. ayet. أَوَلَيْسَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِقَٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يَخْلُقَ مِثْلَهُم بَلَىٰ وَهُوَ ٱلْخَلَّٰقُ ٱلْعَلِيمُ

    eveleyse-lleẕî ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa biḳâdirin `alâ ey yaḫlüḳa miŝlehüm. belâ vehüve-lḫallâḳu-l`alîm.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Gökleri ve yeri yaratan onların bir benzerini yaratmaya güç yetiremez mi? Evet, elbette kadirdir. O hakkıyla yaratıcıdır ve her şeyi bilir.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 81. ayet

  6. Yâsîn suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 82. ayet. إِنَّمَآ أَمْرُهُۥٓ إِذَآ أَرَادَ شَيْـًٔا أَن يَقُولَ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ

    innemâ emruhû iẕâ erâde şey'en ey yeḳûle lehû kün feyekûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: 'Ol!' demesidir. O da hemen oluverir.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 82. ayet

  7. Yâsîn suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Yâsîn suresi, 83. ayet. فَسُبْحَٰنَ ٱلَّذِى بِيَدِهِۦ مَلَكُوتُ كُلِّ شَىْءٍ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

    fesübḥâne-lleẕî biyedihî melekûtü külli şey'iv veileyhi türce`ûn.

    Rowwad Tercüme Merkezi

    Her şeyin mülkü elinde olan ve sizin de kendisine döneceğiniz Allah (noksanlıklardan) münezzehtir.

    Ayet detayı — Yâsîn suresi, 83. ayet