19. sure

Meryem Suresi مريم

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 9 konu
  1. Zekeriyyâ ve Yahyâ 1–15 karşılaştır — Zekeriyyâ ve Yahyâ
  2. Meryem ve Îsâ 16–40 karşılaştır — Meryem ve Îsâ
  3. İbrâhim ve babası 41–50 karşılaştır — İbrâhim ve babası
  4. Mûsâ, Hârûn, İsmâil ve İdrîs 51–58 karşılaştır — Mûsâ, Hârûn, İsmâil ve İdrîs
  5. Namazı zayi edenler ve tövbe edenler 59–65 karşılaştır — Namazı zayi edenler ve tövbe edenler
  6. Dirilişe itiraz; cehenneme uğramak 66–72 karşılaştır — Dirilişe itiraz; cehenneme uğramak
  7. İki grubun karşılaştırılması ve "bana mal verilecek" diyen 73–82 karşılaştır — İki grubun karşılaştırılması ve "bana mal verilecek" diyen
  8. Şeytanların gönderilmesi ve şefaat 83–87 karşılaştır — Şeytanların gönderilmesi ve şefaat
  9. "Rahmân çocuk edindi" iddiası ve reddi 88–98 karşılaştır — "Rahmân çocuk edindi" iddiası ve reddi

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Zekeriyyâ ve Yahyâ 1–15

  1. Meryem suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 1. ayet. كٓهيعٓصٓ

    kâf-hâ-yâ-`ayn-ṣâd.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sad.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 1. ayet

  2. Meryem suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 2. ayet. ذِكْرُ رَحْمَتِ رَبِّكَ عَبْدَهُۥ زَكَرِيَّآ

    ẕikru raḥmeti rabbike `abdehû zekeriyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Rabbının rahmetini bir anış Zekerriya kuluna

    Ayet detayı — Meryem suresi, 2. ayet

  3. Meryem suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 3. ayet. إِذْ نَادَىٰ رَبَّهُۥ نِدَآءً خَفِيًّا

    iẕ nâdâ rabbehû nidâen ḫafiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O vakıt ki rabbına nida etmişti, gizli bir nida

    Ayet detayı — Meryem suresi, 3. ayet

  4. Meryem suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 4. ayet. قَالَ رَبِّ إِنِّى وَهَنَ ٱلْعَظْمُ مِنِّى وَٱشْتَعَلَ ٱلرَّأْسُ شَيْبًا وَلَمْ أَكُنۢ بِدُعَآئِكَ رَبِّ شَقِيًّا

    ḳâle rabbi innî vehene-l`ażmü minnî veşte`ale-rra'sü şeybev velem eküm bidü`âike rabbi şeḳiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Demişti: yarab işte ben artık kemik gevşedi benden, ve baş bembeyaz alev aldı, sana dua ile ise rabbım hiç bir zaman bedbaht olmadım

    Ayet detayı — Meryem suresi, 4. ayet

  5. Meryem suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 5. ayet. وَإِنِّى خِفْتُ ٱلْمَوَٰلِىَ مِن وَرَآءِى وَكَانَتِ ٱمْرَأَتِى عَاقِرًا فَهَبْ لِى مِن لَّدُنكَ وَلِيًّا

    veinnî ḫiftü-lmevâliye miv verâî vekâneti-mraetî `âḳiran feheb lî mil ledünke veliyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bu halimle ben arkamdan yerime kalacak taallukattan endişedeyim, hatunum da akim bulundu, onun için bana bir veliy ihsan eyle

    Ayet detayı — Meryem suresi, 5. ayet

  6. Meryem suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 6. ayet. يَرِثُنِى وَيَرِثُ مِنْ ءَالِ يَعْقُوبَ وَٱجْعَلْهُ رَبِّ رَضِيًّا

    yeriŝünî veyeriŝü min âli ya`ḳûb. vec`alhü rabbi raḍiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ki hem benim mirasımı, hem Ya'kub henadanının mirasını ala, hem de onu rızaya mazhar kıl rabbım!

    Ayet detayı — Meryem suresi, 6. ayet

  7. Meryem suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 7. ayet. يَٰزَكَرِيَّآ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ ٱسْمُهُۥ يَحْيَىٰ لَمْ نَجْعَل لَّهُۥ مِن قَبْلُ سَمِيًّا

    yâ zekeriyyâ innâ nübeşşiruke bigulâmin-smühû yaḥyâ lem nec`al lehû min ḳablü semiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey Zekeriyya! Haberin olsun biz sana bir oğul tebşir ediyoruz, adı Yahya, bundan evvel hiç bir adaş yapmadık ona

    Ayet detayı — Meryem suresi, 7. ayet

  8. Meryem suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 8. ayet. قَالَ رَبِّ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌ وَكَانَتِ ٱمْرَأَتِى عَاقِرًا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ ٱلْكِبَرِ عِتِيًّا

    ḳâle rabbi ennâ yekûnü lî gulâmüv vekâneti-mraetî `âḳirav veḳad belagtü mine-lkiberi `itiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Dedi: Yarab! benim için bir oğul nereden olacak: hatunum akim bulunuyor ben de ihtiyarlıktan kağşamak derecesine geldim

    Ayet detayı — Meryem suresi, 8. ayet

  9. Meryem suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 9. ayet. قَالَ كَذَٰلِكَ قَالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌ وَقَدْ خَلَقْتُكَ مِن قَبْلُ وَلَمْ تَكُ شَيْـًٔا

    ḳâle keẕâlik. ḳâle rabbüke hüve `aleyye heyyinüv veḳad ḫalaḳtüke min ḳablü velem tekü şey'â.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Buyurdu: öyle, fakat rabbın buyurdu ki: o bana kolaydır, bundan evvel seni yarattım! Halbuki hiç bir şey değildin

    Ayet detayı — Meryem suresi, 9. ayet

  10. Meryem suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 10. ayet. قَالَ رَبِّ ٱجْعَل لِّىٓ ءَايَةً قَالَ ءَايَتُكَ أَلَّا تُكَلِّمَ ٱلنَّاسَ ثَلَٰثَ لَيَالٍ سَوِيًّا

    ḳâle rabbi-c`al lî âyeh. ḳâle âyetüke ellâ tükellime-nnâse ŝelâŝe leyâlin seviyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Dedi: yarab! Bana bir alamet yap, buyurdu ki: alametin, sapsağlam olduğun halde üç gece nasa söz söyleyememendir

    Ayet detayı — Meryem suresi, 10. ayet

  11. Meryem suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 11. ayet. فَخَرَجَ عَلَىٰ قَوْمِهِۦ مِنَ ٱلْمِحْرَابِ فَأَوْحَىٰٓ إِلَيْهِمْ أَن سَبِّحُوا۟ بُكْرَةً وَعَشِيًّا

    feḫarace `alâ ḳavmihî mine-lmiḥrâbi feevḥâ ileyhim en sebbiḥû bükratev ve`aşiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Derken mihrabdan kavmine karşı çıktı da "Sabah ve akşam tesbih edin" diye onlara işaret verdi

    Ayet detayı — Meryem suresi, 11. ayet

  12. Meryem suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 12. ayet. يَٰيَحْيَىٰ خُذِ ٱلْكِتَٰبَ بِقُوَّةٍ وَءَاتَيْنَٰهُ ٱلْحُكْمَ صَبِيًّا

    yâ yaḥyâ ḫuẕi-lkitâbe biḳuvveh. veâteynâhü-lḥukme ṣabiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey Yahya! kitabı kuvvetle tut (dedik) ve daha sabiy iken ona hikmet verdik

    Ayet detayı — Meryem suresi, 12. ayet

  13. Meryem suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 13. ayet. وَحَنَانًا مِّن لَّدُنَّا وَزَكَوٰةً وَكَانَ تَقِيًّا

    veḥanânem mil ledünnâ vezekâh. vekâne teḳiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem de ledünnümüzden bir rikkat ve bir paklik, ki çok takvaşiar idi

    Ayet detayı — Meryem suresi, 13. ayet

  14. Meryem suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 14. ayet. وَبَرًّۢا بِوَٰلِدَيْهِ وَلَمْ يَكُن جَبَّارًا عَصِيًّا

    veberram bivâlideyhi velem yekün cebbâran `aṣiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve valideynine ihsankar idi, cebbar, isyarkar değil idi

    Ayet detayı — Meryem suresi, 14. ayet

  15. Meryem suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 15. ayet. وَسَلَٰمٌ عَلَيْهِ يَوْمَ وُلِدَ وَيَوْمَ يَمُوتُ وَيَوْمَ يُبْعَثُ حَيًّا

    veselâmün `aleyhi yevme vulide veyevme yemûtü veyevme yüb`aŝü ḥayyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Selam ona hem doğduğu gün, hem öleceği gün hem de diri olarak ba'solunacağı gün

    Ayet detayı — Meryem suresi, 15. ayet

Meryem ve Îsâ 16–40

  1. Meryem suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 16. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ مَرْيَمَ إِذِ ٱنتَبَذَتْ مِنْ أَهْلِهَا مَكَانًا شَرْقِيًّا

    veẕkür fi-lkitâbi meryem. iẕi-ntebeẕet min ehlihâ mekânen şerḳiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kitabda Meryemi de an, o vakıt ki ailesinden çekildi de şark tarafından bir mekana

    Ayet detayı — Meryem suresi, 16. ayet

  2. Meryem suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 17. ayet. فَٱتَّخَذَتْ مِن دُونِهِمْ حِجَابًا فَأَرْسَلْنَآ إِلَيْهَا رُوحَنَا فَتَمَثَّلَ لَهَا بَشَرًا سَوِيًّا

    fetteḫaẕet min dûnihim ḥicâben feerselnâ ileyhâ rûḥanâ fetemeŝŝele lehâ beşeran seviyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onlardan öte bir perde çekti derken kendisine ruhumuzu gönderdik de düzgün bir beşer halinde ona temessül ediverdi

    Ayet detayı — Meryem suresi, 17. ayet

  3. Meryem suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 18. ayet. قَالَتْ إِنِّىٓ أَعُوذُ بِٱلرَّحْمَٰنِ مِنكَ إِن كُنتَ تَقِيًّا

    ḳâlet innî e`ûẕü birraḥmâni minke in künte teḳiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    (Meryem) ona ben, dedi: her halde senden rahmana sığınırım, sakınırsın eğer bir teki isen

    Ayet detayı — Meryem suresi, 18. ayet

  4. Meryem suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 19. ayet. قَالَ إِنَّمَآ أَنَا۠ رَسُولُ رَبِّكِ لِأَهَبَ لَكِ غُلَٰمًا زَكِيًّا

    ḳâle innemâ ene rasûlü rabbik. liehebe leki gulâmen zekiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    (Ruh) dedi: haberin olsun ben sana gayet temiz bir oğlan vermek için sırf rabbının resulüyüm.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 19. ayet

  5. Meryem suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 20. ayet. قَالَتْ أَنَّىٰ يَكُونُ لِى غُلَٰمٌ وَلَمْ يَمْسَسْنِى بَشَرٌ وَلَمْ أَكُ بَغِيًّا

    ḳâlet ennâ yekûnü lî gulâmüv velem yemsesnî beşeruv velem ekü begiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Dedi: benim için bir oğlan nasıl olur? bana bir beşer dokunmadı, ben bir kahbe de değilim.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 20. ayet

  6. Meryem suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 21. ayet. قَالَ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌ وَلِنَجْعَلَهُۥٓ ءَايَةً لِّلنَّاسِ وَرَحْمَةً مِّنَّا وَكَانَ أَمْرًا مَّقْضِيًّا

    ḳâle keẕâlik. ḳâle rabbüki hüve `aleyye heyyin. velinec`alehû âyetel linnâsi veraḥmetem minnâ. vekâne emram maḳḍiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Dedi öyle, fakat rabbın buyurdu ki o bana göre kolay hem onu nasa kudretimizin bir bürhanı ve tarafımızdan bir rahmet kılacağımız için, hem de o, bir kaza edilmiş emir bulunuyor

    Ayet detayı — Meryem suresi, 21. ayet

  7. Meryem suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 22. ayet. فَحَمَلَتْهُ فَٱنتَبَذَتْ بِهِۦ مَكَانًا قَصِيًّا

    feḥamelethü fentebeẕet bihî mekânen ḳaṣiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bu suretle ona hamil oldu, ve bu hamlile uzak bir yere çekildi

    Ayet detayı — Meryem suresi, 22. ayet

  8. Meryem suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 23. ayet. فَأَجَآءَهَا ٱلْمَخَاضُ إِلَىٰ جِذْعِ ٱلنَّخْلَةِ قَالَتْ يَٰلَيْتَنِى مِتُّ قَبْلَ هَٰذَا وَكُنتُ نَسْيًا مَّنسِيًّا

    feecâehe-lmeḫâḍu ilâ ciẕ`i-nnaḫleh. ḳâlet yâ leytenî mittü ḳable hâẕâ veküntü nesyem mensiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Derken ağrı onu bir hurma dalına götürdü, ay dedi: nolaydım bundan evvel öleydim ve unutulmuş gitmiş olaydım

    Ayet detayı — Meryem suresi, 23. ayet

  9. Meryem suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 24. ayet. فَنَادَىٰهَا مِن تَحْتِهَآ أَلَّا تَحْزَنِى قَدْ جَعَلَ رَبُّكِ تَحْتَكِ سَرِيًّا

    fenâdâhâ min taḥtihâ ellâ taḥzenî ḳad ce`ale rabbüki taḥteki seriyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Derken ona altından nida etti: sakın mahzun olma, rabbın senin altında bir su arkı vücude getirdi

    Ayet detayı — Meryem suresi, 24. ayet

  10. Meryem suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 25. ayet. وَهُزِّىٓ إِلَيْكِ بِجِذْعِ ٱلنَّخْلَةِ تُسَٰقِطْ عَلَيْكِ رُطَبًا جَنِيًّا

    vehüzzî ileyki biciẕ`i-nnaḫleti tüṣâḳiṭ `aleyki ruṭaben ceniyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hurmanın da dalını kendine doğru silkele, üzerine derilmiş taze hurmalar dökülsün

    Ayet detayı — Meryem suresi, 25. ayet

  11. Meryem suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 26. ayet. فَكُلِى وَٱشْرَبِى وَقَرِّى عَيْنًا فَإِمَّا تَرَيِنَّ مِنَ ٱلْبَشَرِ أَحَدًا فَقُولِىٓ إِنِّى نَذَرْتُ لِلرَّحْمَٰنِ صَوْمًا فَلَنْ أُكَلِّمَ ٱلْيَوْمَ إِنسِيًّا

    fekülî veşrabî veḳarrî `aynâ. feimmâ terayinne mine-lbeşeri eḥaden feḳûlî innî neẕertü lirraḥmâni ṣavmen felen ükellime-lyevme insiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Artık ye, iç, gözün aydın olsun, bunun üzerine şayed beşerden birini görürsen ben, de: rahmana oruç adadım, onun için bu gün hiç bir inse söz söylemiyeceğim

    Ayet detayı — Meryem suresi, 26. ayet

  12. Meryem suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 27. ayet. فَأَتَتْ بِهِۦ قَوْمَهَا تَحْمِلُهُۥ قَالُوا۟ يَٰمَرْيَمُ لَقَدْ جِئْتِ شَيْـًٔا فَرِيًّا

    feetet bihî ḳavmehâ taḥmilüh. ḳâlû yâ meryemü leḳad ci'ti şey'en feriyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Derken onu yüklenerek kavmine getirdi, hey Meryem! Dediler: alimallah yumurcak bir şey getirdin

    Ayet detayı — Meryem suresi, 27. ayet

  13. Meryem suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 28. ayet. يَٰٓأُخْتَ هَٰرُونَ مَا كَانَ أَبُوكِ ٱمْرَأَ سَوْءٍ وَمَا كَانَتْ أُمُّكِ بَغِيًّا

    yâ uḫte hârûne mâ kâne ebûki-mrae sev'iv vemâ kânet ümmüki begiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ey Harunun hemşiresi, baban bir kötülük adamı değil idi, anan da bir kahbe değil idi

    Ayet detayı — Meryem suresi, 28. ayet

  14. Meryem suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 29. ayet. فَأَشَارَتْ إِلَيْهِ قَالُوا۟ كَيْفَ نُكَلِّمُ مَن كَانَ فِى ٱلْمَهْدِ صَبِيًّا

    feeşârat ileyh. ḳâlû keyfe nükellimü men kâne fi-lmehdi ṣabiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bunun üzerine ona işaret etti, beşikteki bir sabi ile nasıl konuşuruz dediler

    Ayet detayı — Meryem suresi, 29. ayet

  15. Meryem suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 30. ayet. قَالَ إِنِّى عَبْدُ ٱللَّهِ ءَاتَىٰنِىَ ٱلْكِتَٰبَ وَجَعَلَنِى نَبِيًّا

    ḳâle innî `abdü-llâh. âtâniye-lkitâbe vece`alenî nebiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O dedi ki: haberiniz olsun ben Allahın kuluyum, o bana kitab verdi ve beni bir Peygamber yaptı

    Ayet detayı — Meryem suresi, 30. ayet

  16. Meryem suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 31. ayet. وَجَعَلَنِى مُبَارَكًا أَيْنَ مَا كُنتُ وَأَوْصَٰنِى بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ مَا دُمْتُ حَيًّا

    vece`alenî mübâraken eyne mâ künt. veevṣânî biṣṣalâti vezzekâti mâ dümtü ḥayyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve beni her nerede olsam mübarek kıldı ve berhayat olduğum müddetçe bana namaz ve zekat tavsıye buyurdu

    Ayet detayı — Meryem suresi, 31. ayet

  17. Meryem suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 32. ayet. وَبَرًّۢا بِوَٰلِدَتِى وَلَمْ يَجْعَلْنِى جَبَّارًا شَقِيًّا

    veberram bivâlidetî. velem yec`alnî cebbâran şeḳiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve beni valideme hürmetkar kıldı, bir cebbar şekıy kılmadı

    Ayet detayı — Meryem suresi, 32. ayet

  18. Meryem suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 33. ayet. وَٱلسَّلَٰمُ عَلَىَّ يَوْمَ وُلِدتُّ وَيَوْمَ أَمُوتُ وَيَوْمَ أُبْعَثُ حَيًّا

    vesselâmü `aleyye yevme vulittü veyevme emûtü veyevme üb`aŝü ḥayyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve selam bana hem doğduğum gün hem öleceğim gün, hem diri olarak ba's olunacağım gün

    Ayet detayı — Meryem suresi, 33. ayet

  19. Meryem suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 34. ayet. ذَٰلِكَ عِيسَى ٱبْنُ مَرْيَمَ قَوْلَ ٱلْحَقِّ ٱلَّذِى فِيهِ يَمْتَرُونَ

    ẕâlike `îse-bnü meryem. ḳavle-lḥaḳḳi-lleẕî fîhi yemterûn.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İşte hakkında niza edip durdukları İsa ibn Meryem hak sözü olarak budur

    Ayet detayı — Meryem suresi, 34. ayet

  20. Meryem suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 35. ayet. مَا كَانَ لِلَّهِ أَن يَتَّخِذَ مِن وَلَدٍ سُبْحَٰنَهُۥٓ إِذَا قَضَىٰٓ أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُۥ كُن فَيَكُونُ

    mâ kâne lillâhi ey yetteḫiẕe miv veledin sübḥâneh. iẕâ ḳaḍâ emran feinnemâ yeḳûlü lehû kün feyekûn.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Allahın veled ittihaz etmesi hiç bir zaman olur şey değildir, tenzih o sübhana, o bir emri murad edince sade ona 'ol!' der, oluverir

    Ayet detayı — Meryem suresi, 35. ayet

  21. Meryem suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 36. ayet. وَإِنَّ ٱللَّهَ رَبِّى وَرَبُّكُمْ فَٱعْبُدُوهُ هَٰذَا صِرَٰطٌ مُّسْتَقِيمٌ

    veinne-llâhe rabbî verabbüküm fa`büdûh. hâẕâ ṣirâṭum müsteḳîm.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem o haberiniz olsun dedi: Allah benim de rabbım sizin de rabbınızdır, onun için hep ona ibadet ediniz işte yegane doğru yol budur

    Ayet detayı — Meryem suresi, 36. ayet

  22. Meryem suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 37. ayet. فَٱخْتَلَفَ ٱلْأَحْزَابُ مِنۢ بَيْنِهِمْ فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن مَّشْهَدِ يَوْمٍ عَظِيمٍ

    faḫtelefe-l'aḥzâbü mim beynihim. feveylül lilleẕîne keferû mim meşhedi yevmin `ażîm.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra hizibler kendi aralarında ıhtilafa düştüler, artık büyük bir günün görülecek hailesinden veyl o küfredenlere

    Ayet detayı — Meryem suresi, 37. ayet

  23. Meryem suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 38. ayet. أَسْمِعْ بِهِمْ وَأَبْصِرْ يَوْمَ يَأْتُونَنَا لَٰكِنِ ٱلظَّٰلِمُونَ ٱلْيَوْمَ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    esmi` bihim veebṣir yevme ye'tûnenâ lâkini-żżâlimûne-lyevme fî ḍalâlim mübîn.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Neler işidecek neler görecekler onlar bize gelecekleri gün, lakin o zalimler bugün açık dalal içindeler

    Ayet detayı — Meryem suresi, 38. ayet

  24. Meryem suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 39. ayet. وَأَنذِرْهُمْ يَوْمَ ٱلْحَسْرَةِ إِذْ قُضِىَ ٱلْأَمْرُ وَهُمْ فِى غَفْلَةٍ وَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

    veenẕirhüm yevme-lḥasrati iẕ ḳuḍiye-l'emr. vehüm fî gafletiv vehüm lâ yü'minûn.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Onlar gaflet içinde iken, onlar iyman etmezlerken, o hasret gününün, o iş bitirildiği saatin dehşetini kendilerine haber ver,

    Ayet detayı — Meryem suresi, 39. ayet

  25. Meryem suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 40. ayet. إِنَّا نَحْنُ نَرِثُ ٱلْأَرْضَ وَمَنْ عَلَيْهَا وَإِلَيْنَا يُرْجَعُونَ

    innâ naḥnü neriŝü-l'arḍa vemen `aleyhâ veileynâ yürce`ûn.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    her halde Arza ve bütün üzerindekilere biz varis olacağız biz, ve hep onlar bize irca olunacaklar

    Ayet detayı — Meryem suresi, 40. ayet

İbrâhim ve babası 41–50

  1. Meryem suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 41. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِبْرَٰهِيمَ إِنَّهُۥ كَانَ صِدِّيقًا نَّبِيًّا

    veẕkür fi-lkitâbi ibrâhîm. innehû kâne ṣiddîḳan nebiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kitabda İbrahimi de an, çünki o bir sıddık, bir Peygamber idi

    Ayet detayı — Meryem suresi, 41. ayet

  2. Meryem suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 42. ayet. إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ يَٰٓأَبَتِ لِمَ تَعْبُدُ مَا لَا يَسْمَعُ وَلَا يُبْصِرُ وَلَا يُغْنِى عَنكَ شَيْـًٔا

    iẕ ḳâle liebîhi yâ ebeti lime ta`büdü mâ lâ yesme`u velâ yübṣiru velâ yugnî `anke şey'â.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir vakıt babasına demişti: a babacığım! o işitmez görmez ve sana hiç faidesi olmaz şeylere niçin taparsın

    Ayet detayı — Meryem suresi, 42. ayet

  3. Meryem suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 43. ayet. يَٰٓأَبَتِ إِنِّى قَدْ جَآءَنِى مِنَ ٱلْعِلْمِ مَا لَمْ يَأْتِكَ فَٱتَّبِعْنِىٓ أَهْدِكَ صِرَٰطًا سَوِيًّا

    yâ ebeti innî ḳad câenî mine-l`ilmi mâ lem ye'tike fettebi`nî ehdike ṣirâṭan seviyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    A babacığım emin ol bana ilimden sana gelmiyen hakikat geldi, gel bana uy da seni bir düz yola çıkarayım

    Ayet detayı — Meryem suresi, 43. ayet

  4. Meryem suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 44. ayet. يَٰٓأَبَتِ لَا تَعْبُدِ ٱلشَّيْطَٰنَ إِنَّ ٱلشَّيْطَٰنَ كَانَ لِلرَّحْمَٰنِ عَصِيًّا

    yâ ebeti lâ ta`büdi-şşeyṭân. inne-şşeyṭâne kâne lirraḥmâni `aṣiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Babacığım Şeytana tapma, çünki Şeytan rehmana asi oldu

    Ayet detayı — Meryem suresi, 44. ayet

  5. Meryem suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 45. ayet. يَٰٓأَبَتِ إِنِّىٓ أَخَافُ أَن يَمَسَّكَ عَذَابٌ مِّنَ ٱلرَّحْمَٰنِ فَتَكُونَ لِلشَّيْطَٰنِ وَلِيًّا

    yâ ebeti innî eḫâfü ey yemesseke `aẕâbüm mine-rraḥmâni fetekûne lişşeyṭâni veliyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Babacığım ben cidden korkarım ki sana o rahmandan bir azab dokunur da Şeytana yar olursun.

    Ayet detayı — Meryem suresi, 45. ayet

  6. Meryem suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 46. ayet. قَالَ أَرَاغِبٌ أَنتَ عَنْ ءَالِهَتِى يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ لَأَرْجُمَنَّكَ وَٱهْجُرْنِى مَلِيًّا

    ḳâle erâgibün ente `an âlihetî yâ ibrâhîm. leil lem tentehi leercümenneke vehcürnî meliyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sen dedi: benim mabudlarımdan geçmekmi istiyorsun ya İbrahim? yemin ederim ki eğer vazgeçmezsen seni muhakkak recm ederim, hem beni uzun müddet bırak git

    Ayet detayı — Meryem suresi, 46. ayet

  7. Meryem suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 47. ayet. قَالَ سَلَٰمٌ عَلَيْكَ سَأَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبِّىٓ إِنَّهُۥ كَانَ بِى حَفِيًّا

    ḳâle selâmün `aleyk. seestagfiru leke rabbî. innehû kâne bî ḥafiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Dedi: selam sana, senin için rabbıma istiğfar edeceğim, çünkü o bana çok lütufkardır

    Ayet detayı — Meryem suresi, 47. ayet

  8. Meryem suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 48. ayet. وَأَعْتَزِلُكُمْ وَمَا تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَأَدْعُوا۟ رَبِّى عَسَىٰٓ أَلَّآ أَكُونَ بِدُعَآءِ رَبِّى شَقِيًّا

    vea`tezilüküm vemâ ted`ûne min dûni-llâhi veed`û rabbî. `asâ ellâ ekûne bidü`âi rabbî şeḳiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem sizi Allahdan başka taptıklarınızla bırakıp çekilirim de rabbıma dua ederim, umulur ki rabbıma dua ile bedbaht olmam

    Ayet detayı — Meryem suresi, 48. ayet

  9. Meryem suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 49. ayet. فَلَمَّا ٱعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِيًّا

    felemme-`tezelehüm vemâ ya`büdûne min dûni-llâhi vehebnâ lehû isḥâḳa veya`ḳûb. veküllen ce`alnâ nebiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Vaktaki onları ve Allahtan başka taptıklarını bırakıp çekildi, biz de ona İshakı ve Ya'kubu bahşeyledik ve her birini birer Peygamber yaptık

    Ayet detayı — Meryem suresi, 49. ayet

  10. Meryem suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 50. ayet. وَوَهَبْنَا لَهُم مِّن رَّحْمَتِنَا وَجَعَلْنَا لَهُمْ لِسَانَ صِدْقٍ عَلِيًّا

    vevehebnâ lehüm mir raḥmetinâ vece`alnâ lehüm lisâne ṣidḳin `aliyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve bunlara rahmetimizden ihsanlar eyledik ve hepsine dillerde yüksek bir yad-ı sıdk verdik

    Ayet detayı — Meryem suresi, 50. ayet

Mûsâ, Hârûn, İsmâil ve İdrîs 51–58

  1. Meryem suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 51. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ مُوسَىٰٓ إِنَّهُۥ كَانَ مُخْلَصًا وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا

    veẕkür fi-lkitâbi mûsâ. innehû kâne muḫleṣav vekâne rasûlen nebiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kitabda Musayı da an, çünkü o bir muhlis idi ve bir Resul bir Peygamber idi

    Ayet detayı — Meryem suresi, 51. ayet

  2. Meryem suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 52. ayet. وَنَٰدَيْنَٰهُ مِن جَانِبِ ٱلطُّورِ ٱلْأَيْمَنِ وَقَرَّبْنَٰهُ نَجِيًّا

    venâdeynâhü min cânibi-ṭṭûri-l'eymeni veḳarrabnâhü neciyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem ona Turun canibi eymeninden nida ettik, hem de onu makamı münacatta mertebei kurbe erdirdik

    Ayet detayı — Meryem suresi, 52. ayet

  3. Meryem suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 53. ayet. وَوَهَبْنَا لَهُۥ مِن رَّحْمَتِنَآ أَخَاهُ هَٰرُونَ نَبِيًّا

    vevehebnâ lehû mir raḥmetinâ eḫâhü hârûne nebiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve rahmetimizden ona biraderi Harunu da bir Peygamber olarak ihsan eyledik

    Ayet detayı — Meryem suresi, 53. ayet

  4. Meryem suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 54. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِسْمَٰعِيلَ إِنَّهُۥ كَانَ صَادِقَ ٱلْوَعْدِ وَكَانَ رَسُولًا نَّبِيًّا

    veẕkür fi-lkitâbi ismâ`îl. innehû kâne ṣâdiḳa-lva`di vekâne rasûlen nebiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kitabda İsmaili de an, çünkü o cidden va'dinde sadık idi, ve bir Resul, bir Peygamber idi

    Ayet detayı — Meryem suresi, 54. ayet

  5. Meryem suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 55. ayet. وَكَانَ يَأْمُرُ أَهْلَهُۥ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ وَكَانَ عِندَ رَبِّهِۦ مَرْضِيًّا

    vekâne ye'müru ehlehû biṣṣalâti vezzekâh. vekâne `inde rabbihî merḍiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve hanedanına namaz ve zekat ile emrederdi ve rabbının ındinde merdıyy idi

    Ayet detayı — Meryem suresi, 55. ayet

  6. Meryem suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 56. ayet. وَٱذْكُرْ فِى ٱلْكِتَٰبِ إِدْرِيسَ إِنَّهُۥ كَانَ صِدِّيقًا نَّبِيًّا

    veẕkür fi-lkitâbi idrîs. innehû kâne ṣiddîḳan nebiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kitabda İdrisi de an, çünkü o bir sıddık, bir Peygamber idi

    Ayet detayı — Meryem suresi, 56. ayet

  7. Meryem suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 57. ayet. وَرَفَعْنَٰهُ مَكَانًا عَلِيًّا

    verafa`nâhü mekânen `aliyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve biz onu yüksek bir mekana ref'ettik

    Ayet detayı — Meryem suresi, 57. ayet

  8. Meryem suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 58. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مِن ذُرِّيَّةِ ءَادَمَ وَمِمَّنْ حَمَلْنَا مَعَ نُوحٍ وَمِن ذُرِّيَّةِ إِبْرَٰهِيمَ وَإِسْرَٰٓءِيلَ وَمِمَّنْ هَدَيْنَا وَٱجْتَبَيْنَآ إِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُ ٱلرَّحْمَٰنِ خَرُّوا۟ سُجَّدًا وَبُكِيًّا secde ayeti

    ülâike-lleẕîne en`ame-llâhü `aleyhim mine-nnebiyyîne min ẕürriyyeti âdeme vemimmen ḥamelnâ me`a nûḥ. vemin ẕürriyyeti ibrâhîme veisrâîle vemimmen hedeynâ vectebeynâ. iẕâ tütlâ `aleyhim âyâtü-rraḥmâni ḫarrû süccedev vebükiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İşte bunlar Allahın kendilerine in'am eylediği Peygamberlerden, Adem zürriyyetinden ve Nuh ile beraber taşıdıklarımızdan ve İbrahim ve İsrail zürriyyetinden ve hidayete erdirdiğimiz ve intihab eylediğimiz kimselerdendir. Kendilerine rahmanın ayetleri tilavet olunduğu zaman ağlıyarak secdelere kapanırlardı

    Ayet detayı — Meryem suresi, 58. ayet

Namazı zayi edenler ve tövbe edenler 59–65

  1. Meryem suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 59. ayet. فَخَلَفَ مِنۢ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ أَضَاعُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَٱتَّبَعُوا۟ ٱلشَّهَوَٰتِ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَيًّا

    feḫalefe mim ba`dihim ḫalfün eḍâ`u-ṣṣalâte vettebe`ü-şşehevâti fesevfe yelḳavne gayyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra arkalarından bozuk bir güruh halef oldu, namazı zayi' ettiler ve şehvetleri ardına düştüler, bunlar da "Gayya" yı boylıyacaklar

    Ayet detayı — Meryem suresi, 59. ayet

  2. Meryem suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 60. ayet. إِلَّا مَن تَابَ وَءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَأُو۟لَٰٓئِكَ يَدْخُلُونَ ٱلْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ شَيْـًٔا

    illâ men tâbe veâmene ve`amile ṣâliḥan feülâike yedḫulûne-lcennete velâ yużlemûne şey'â.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ancak tevbe edip iymana gelen ve salih amel işliyenler müstesna, çünkü bunlar zerre kadar hakları yenmiyerek Cennete gireceklerdir

    Ayet detayı — Meryem suresi, 60. ayet

  3. Meryem suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 61. ayet. جَنَّٰتِ عَدْنٍ ٱلَّتِى وَعَدَ ٱلرَّحْمَٰنُ عِبَادَهُۥ بِٱلْغَيْبِ إِنَّهُۥ كَانَ وَعْدُهُۥ مَأْتِيًّا

    cennâti `adnini-lletî ve`ade-rraḥmânü `ibâdehû bilgayb. innehû kâne va`dühû me'tiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Rahmanın kullarına va'd buyurduğu Adn Cennetlerine, şüphe yok ki onun va'di icra olunagelmiştir

    Ayet detayı — Meryem suresi, 61. ayet

  4. Meryem suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 62. ayet. لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا إِلَّا سَلَٰمًا وَلَهُمْ رِزْقُهُمْ فِيهَا بُكْرَةً وَعَشِيًّا

    lâ yesme`ûne fîhâ lagven illâ selâmâ. velehüm rizḳuhüm fîhâ bükratev ve`aşiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Orada hiç boş söz işitmezler, ancak bir selam, rızıkları da vardır orada sabah, akşam

    Ayet detayı — Meryem suresi, 62. ayet

  5. Meryem suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 63. ayet. تِلْكَ ٱلْجَنَّةُ ٱلَّتِى نُورِثُ مِنْ عِبَادِنَا مَن كَانَ تَقِيًّا

    tilke-lcennetü-lletî nûriŝü min `ibâdinâ men kâne teḳiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O o Cennettir ki kullarımızdan her kim korunur takıyy ise ona miras kılarız

    Ayet detayı — Meryem suresi, 63. ayet

  6. Meryem suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 64. ayet. وَمَا نَتَنَزَّلُ إِلَّا بِأَمْرِ رَبِّكَ لَهُۥ مَا بَيْنَ أَيْدِينَا وَمَا خَلْفَنَا وَمَا بَيْنَ ذَٰلِكَ وَمَا كَانَ رَبُّكَ نَسِيًّا

    vemâ netenezzelü illâ biemri rabbik. lehû mâ beyne eydînâ vemâ ḫalfenâ vemâ beyne ẕâlik. vemâ kâne rabbüke nesiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Bir de rabbının emri olmayınca biz (rabbının Resulleri) inemeyiz, önümüzdeki ardımızdaki ve bunun arasındaki hep onundur ve rabbın seni unutmuş değildir

    Ayet detayı — Meryem suresi, 64. ayet

  7. Meryem suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 65. ayet. رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا فَٱعْبُدْهُ وَٱصْطَبِرْ لِعِبَٰدَتِهِۦ هَلْ تَعْلَمُ لَهُۥ سَمِيًّا

    rabbü-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ fa`büdhü vaṣṭabir li`ibâdetih. hel ta`lemü lehû semiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O bütün Semavat-ü Arzın ve aralarındakilerin rabbı, binaenaleyh ona ıbadet et ve ıbadetine sebatle sabreyle, hiç sen ona bir adaş bilir misin?

    Ayet detayı — Meryem suresi, 65. ayet

Dirilişe itiraz; cehenneme uğramak 66–72

  1. Meryem suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 66. ayet. وَيَقُولُ ٱلْإِنسَٰنُ أَءِذَا مَا مِتُّ لَسَوْفَ أُخْرَجُ حَيًّا

    veyeḳûlü-l'insânü eiẕâ mâ mittü lesevfe uḫracü ḥayyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Böyle iken insan diyor ki: her ne zaman ölürsem ileride mutlak bir zihayat olarak çıkarılacak mıyım?

    Ayet detayı — Meryem suresi, 66. ayet

  2. Meryem suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 67. ayet. أَوَلَا يَذْكُرُ ٱلْإِنسَٰنُ أَنَّا خَلَقْنَٰهُ مِن قَبْلُ وَلَمْ يَكُ شَيْـًٔا

    evelâ yeẕküru-l'insânü ennâ ḫalaḳnâhü min ḳablü velem yekü şey'â.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ya o insan hiç bir şey değil iken bizim kendisini halketmiş olduğumuzu düşünmez mi?

    Ayet detayı — Meryem suresi, 67. ayet

  3. Meryem suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 68. ayet. فَوَرَبِّكَ لَنَحْشُرَنَّهُمْ وَٱلشَّيَٰطِينَ ثُمَّ لَنُحْضِرَنَّهُمْ حَوْلَ جَهَنَّمَ جِثِيًّا

    feverabbike lenaḥşürannehüm veşşeyâṭîne ŝümme lenuḥḍirannehüm ḥavle cehenneme ciŝiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Evet rabbına kasem ederim ki biz onları ve o Şeytanları muhakkak ve muhakkak mahşere toplıyacağız, sonra onları muhakkak ve muhakkak dizleri üstü Cehennemin etrafına ihzar eyliyeceğiz

    Ayet detayı — Meryem suresi, 68. ayet

  4. Meryem suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 69. ayet. ثُمَّ لَنَنزِعَنَّ مِن كُلِّ شِيعَةٍ أَيُّهُمْ أَشَدُّ عَلَى ٱلرَّحْمَٰنِ عِتِيًّا

    ŝümme lenenzi`anne min külli şî`atin eyyühüm eşeddü `ale-rraḥmâni `itiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra her zümreden rahmana karşı en ziyade serkeşlik eden hangileri ise muhakkak ve muhakkak nez'edeceğiz

    Ayet detayı — Meryem suresi, 69. ayet

  5. Meryem suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 70. ayet. ثُمَّ لَنَحْنُ أَعْلَمُ بِٱلَّذِينَ هُمْ أَوْلَىٰ بِهَا صِلِيًّا

    ŝümme lenaḥnü a`lemü billeẕîne hüm evlâ bihâ ṣiliyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra elbette biz o Cehenneme yaslanmıya evla olanların kimler olduğunu daha iyi biliriz:

    Ayet detayı — Meryem suresi, 70. ayet

  6. Meryem suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 71. ayet. وَإِن مِّنكُمْ إِلَّا وَارِدُهَا كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ حَتْمًا مَّقْضِيًّا

    veim minküm illâ vâridühâ. kâne `alâ rabbike ḥatmem maḳḍiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem içinizden hiç biri yoktur ki mutlak ona varacak olmasın ve bu rabbının uhdesine vacib kıldığı bir kazıyyei mahkeme olmuştur

    Ayet detayı — Meryem suresi, 71. ayet

  7. Meryem suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 72. ayet. ثُمَّ نُنَجِّى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّنَذَرُ ٱلظَّٰلِمِينَ فِيهَا جِثِيًّا

    ŝümme nünecci-lleẕîne-tteḳav veneẕeru-żżâlimîne fîhâ ciŝiyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sonra müttakı olanlara necat veririz de zalimleri dizleri üstü bırakırız

    Ayet detayı — Meryem suresi, 72. ayet

İki grubun karşılaştırılması ve "bana mal verilecek" diyen 73–82

  1. Meryem suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 73. ayet. وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ قَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَىُّ ٱلْفَرِيقَيْنِ خَيْرٌ مَّقَامًا وَأَحْسَنُ نَدِيًّا

    veiẕâ tütlâ `aleyhim âyâtünâ beyyinâtin ḳâle-lleẕîne keferû lilleẕîne âmenû eyyü-lferîḳayni ḫayrum meḳâmev veaḥsenü nediyyâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ayetlerimiz kendilerine açık açık tecvid üzere okunduğu vakıt da o küfredenler dediler ki iyman edenlere: "bu iki ferikin hangisi makamca daha iyi ve meclis-ü mahfilce daha güzel?"

    Ayet detayı — Meryem suresi, 73. ayet

  2. Meryem suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 74. ayet. وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هُمْ أَحْسَنُ أَثَٰثًا وَرِءْيًا

    vekem ehleknâ ḳablehüm min ḳarnin hüm aḥsenü eŝâŝev veri'yâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Halbuki biz kendilerinden evvel meta' ve manzaraca daha güzel nice karınlar helak etmişiz

    Ayet detayı — Meryem suresi, 74. ayet

  3. Meryem suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 75. ayet. قُلْ مَن كَانَ فِى ٱلضَّلَٰلَةِ فَلْيَمْدُدْ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ مَدًّا حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوْا۟ مَا يُوعَدُونَ إِمَّا ٱلْعَذَابَ وَإِمَّا ٱلسَّاعَةَ فَسَيَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضْعَفُ جُندًا

    ḳul men kâne fi-ḍḍalâleti felyemdüd lehü-rraḥmânü meddâ. ḥattâ iẕâ raev mâ yû`adûne imme-l`aẕâbe veimme-ssâ`ah. feseya`lemûne men hüve şerrum mekânev veaḍ`afü cündâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    De ki: kim dalalette ise rahman onun istediği kadar meddini uzatsın, nihayet va'dolunacak şeyi gördükleri vakıt: ya azab veya saat, o zaman bilecekler ki kimmiş o mevkıı daha fena ve iradesi daha zaıyf?

    Ayet detayı — Meryem suresi, 75. ayet

  4. Meryem suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 76. ayet. وَيَزِيدُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ٱهْتَدَوْا۟ هُدًى وَٱلْبَٰقِيَٰتُ ٱلصَّٰلِحَٰتُ خَيْرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوَابًا وَخَيْرٌ مَّرَدًّا

    veyezîdü-llâhü-lleẕîne-htedev hüden. velbâḳiyâtu-ṣṣâliḥâtü ḫayrun `inde rabbike ŝevâbev veḫayrum meraddâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hidayeti kabul edenlere ise Allah daha ziyade hidayet verir ve baki kalacak olan salih ameller rabbının ındinde sevabca da daha hayırlı akıbetçe de daha hayırlıdır

    Ayet detayı — Meryem suresi, 76. ayet

  5. Meryem suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 77. ayet. أَفَرَءَيْتَ ٱلَّذِى كَفَرَ بِـَٔايَٰتِنَا وَقَالَ لَأُوتَيَنَّ مَالًا وَوَلَدًا

    eferaeyte-lleẕî kefera biâyâtinâ veḳâle leûteyenne mâlev veveledâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Şimdi şu küfredip de bana muhakkak mal ve veled verilecek diyen herifi gördün mü?

    Ayet detayı — Meryem suresi, 77. ayet

  6. Meryem suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 78. ayet. أَطَّلَعَ ٱلْغَيْبَ أَمِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحْمَٰنِ عَهْدًا

    eṭṭale`a-lgaybe emi-tteḫaẕe `inde-rraḥmâni `ahdâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Gaybe muttali' mi olmuş? Yoksa rahmanın huzurunda bir ahid mi almış?

    Ayet detayı — Meryem suresi, 78. ayet

  7. Meryem suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 79. ayet. كَلَّا سَنَكْتُبُ مَا يَقُولُ وَنَمُدُّ لَهُۥ مِنَ ٱلْعَذَابِ مَدًّا

    kellâ. senektübü mâ yeḳûlü venemüddü lehû mine-l`aẕâbi meddâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hayır biz onun dediğini yazacağız ve kendisine azabdan bir med çekeceğiz

    Ayet detayı — Meryem suresi, 79. ayet

  8. Meryem suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 80. ayet. وَنَرِثُهُۥ مَا يَقُولُ وَيَأْتِينَا فَرْدًا

    veneriŝühû mâ yeḳûlü veye'tînâ ferdâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve o söylediği şeyleri hep elinden alacağız da o bize tek başına gelecek

    Ayet detayı — Meryem suresi, 80. ayet

  9. Meryem suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 81. ayet. وَٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِ ٱللَّهِ ءَالِهَةً لِّيَكُونُوا۟ لَهُمْ عِزًّا

    vetteḫaẕû min dûni-llâhi âlihetel liyekûnû lehüm `izzâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Tuttular Allahtan başka ma'budlar edindiler ki kendilerine ızzet ve kuvvet olsunlar diye

    Ayet detayı — Meryem suresi, 81. ayet

  10. Meryem suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 82. ayet. كَلَّا سَيَكْفُرُونَ بِعِبَادَتِهِمْ وَيَكُونُونَ عَلَيْهِمْ ضِدًّا

    kellâ. seyekfürûne bi`ibâdetihim veyekûnûne `aleyhim ḍiddâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hayır yarın ıbadetlerini inkar edecekler de aleyhlerine zıdd olacaklar

    Ayet detayı — Meryem suresi, 82. ayet

Şeytanların gönderilmesi ve şefaat 83–87

  1. Meryem suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 83. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّآ أَرْسَلْنَا ٱلشَّيَٰطِينَ عَلَى ٱلْكَٰفِرِينَ تَؤُزُّهُمْ أَزًّا

    elem tera ennâ erselne-şşeyâṭîne `ale-lkâfirîne teüzzühüm ezzâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Görmedin mi biz o Şeytanları o kafirlerin üzerine salmışız onları kaynatıp oynatıp kıvrandırıyorlar

    Ayet detayı — Meryem suresi, 83. ayet

  2. Meryem suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 84. ayet. فَلَا تَعْجَلْ عَلَيْهِمْ إِنَّمَا نَعُدُّ لَهُمْ عَدًّا

    felâ ta`cel `aleyhim. innemâ ne`uddü lehüm `addâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Aleyhlerinde acele etme, biz onlar için ancak bir sayı sayıyoruz

    Ayet detayı — Meryem suresi, 84. ayet

  3. Meryem suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 85. ayet. يَوْمَ نَحْشُرُ ٱلْمُتَّقِينَ إِلَى ٱلرَّحْمَٰنِ وَفْدًا

    yevme naḥşüru-lmütteḳîne ile-rraḥmâni vefdâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Müttekileri vefd halinde (bir mes'us olarak) huzuru rahmana cem'edeceğimiz gün

    Ayet detayı — Meryem suresi, 85. ayet

  4. Meryem suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 86. ayet. وَنَسُوقُ ٱلْمُجْرِمِينَ إِلَىٰ جَهَنَّمَ وِرْدًا

    venesûḳu-lmücrimîne ilâ cehenneme virdâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Mücrimleri de susuz olarak Cehenneme sevkedeceğiz

    Ayet detayı — Meryem suresi, 86. ayet

  5. Meryem suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 87. ayet. لَّا يَمْلِكُونَ ٱلشَّفَٰعَةَ إِلَّا مَنِ ٱتَّخَذَ عِندَ ٱلرَّحْمَٰنِ عَهْدًا

    lâ yemlikûne-şşefâ`ate illâ meni-tteḫaẕe `inde-rraḥmâni `ahdâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Rahmanın nezdinde bir ahd almış olan kimseden başkaları şefaate malik olamıyacaklar

    Ayet detayı — Meryem suresi, 87. ayet

"Rahmân çocuk edindi" iddiası ve reddi 88–98

  1. Meryem suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 88. ayet. وَقَالُوا۟ ٱتَّخَذَ ٱلرَّحْمَٰنُ وَلَدًا

    veḳâlü-tteḫaẕe-rraḥmânü veledâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O rahman veled edindi dediler

    Ayet detayı — Meryem suresi, 88. ayet

  2. Meryem suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 89. ayet. لَّقَدْ جِئْتُمْ شَيْـًٔا إِدًّا

    leḳad ci'tüm şey'en iddâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kasem olsun pek ağır pek şeni' bir cür'ette bulundunuz

    Ayet detayı — Meryem suresi, 89. ayet

  3. Meryem suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 90. ayet. تَكَادُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ يَتَفَطَّرْنَ مِنْهُ وَتَنشَقُّ ٱلْأَرْضُ وَتَخِرُّ ٱلْجِبَالُ هَدًّا

    tekâdü-ssemâvâtü yetefeṭṭarne minhü vetenşeḳḳu-l'arḍu veteḫirru-lcibâlü heddâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Az daha ondan Gökler çatlıyacak ve dağlar yıkılıp yerlere geçecek

    Ayet detayı — Meryem suresi, 90. ayet

  4. Meryem suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 91. ayet. أَن دَعَوْا۟ لِلرَّحْمَٰنِ وَلَدًا

    en de`av lirraḥmâni veledâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    O rahmana veled iddia ettiler diye

    Ayet detayı — Meryem suresi, 91. ayet

  5. Meryem suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 92. ayet. وَمَا يَنۢبَغِى لِلرَّحْمَٰنِ أَن يَتَّخِذَ وَلَدًا

    vemâ yembegî lirraḥmâni ey yetteḫiẕe veledâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Halbuki veled edinmek rahmana yaraşmaz

    Ayet detayı — Meryem suresi, 92. ayet

  6. Meryem suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 93. ayet. إِن كُلُّ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ إِلَّآ ءَاتِى ٱلرَّحْمَٰنِ عَبْدًا

    in küllü men fi-ssemâvâti vel'arḍi illâ âti-rraḥmâni `abdâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Göklerde ve Yerde hiç bir kimse yoktur ki o rahmana kul olarak gelecek olmasın

    Ayet detayı — Meryem suresi, 93. ayet

  7. Meryem suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 94. ayet. لَّقَدْ أَحْصَىٰهُمْ وَعَدَّهُمْ عَدًّا

    leḳad aḥṣâhüm ve`addehüm `addâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Kasem olsun ki hepsini ihsa etmiş, hepsini sayı ile ta'dad buyurmuştur

    Ayet detayı — Meryem suresi, 94. ayet

  8. Meryem suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 95. ayet. وَكُلُّهُمْ ءَاتِيهِ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فَرْدًا

    veküllühüm âtîhi yevme-lḳiyâmeti ferdâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Ve hepsi Kıyamet günü ona tek olarak gelecektir

    Ayet detayı — Meryem suresi, 95. ayet

  9. Meryem suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 96. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ ٱلرَّحْمَٰنُ وُدًّا

    inne-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti seyec`alü lehümü-rraḥmânü vuddâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    İyman edip salih işler yapanlar muhakkak, rahman onlar için bir meveddet (bir sevgi) verecek gönüllere sevdirecektir

    Ayet detayı — Meryem suresi, 96. ayet

  10. Meryem suresi, 97. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 97. ayet. فَإِنَّمَا يَسَّرْنَٰهُ بِلِسَانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ ٱلْمُتَّقِينَ وَتُنذِرَ بِهِۦ قَوْمًا لُّدًّا

    feinnemâ yessernâhü bilisânike litübeşşira bihi-lmütteḳîne vetünẕira bihî ḳavmel lüddâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Sırf o Kur'anı senin lisanınla şunun için müyesser kıldık ki onunla müttekileri müjdeliyesin ınad edenleri de inzar edesin

    Ayet detayı — Meryem suresi, 97. ayet

  11. Meryem suresi, 98. ayet — tek başına aç

    Meryem suresi, 98. ayet. وَكَمْ أَهْلَكْنَا قَبْلَهُم مِّن قَرْنٍ هَلْ تُحِسُّ مِنْهُم مِّنْ أَحَدٍ أَوْ تَسْمَعُ لَهُمْ رِكْزًۢا

    vekem ehleknâ ḳablehüm min ḳarn. hel tüḥissü minhüm min eḥadin ev tesme`u lehüm rikzâ.

    Elmalılı Hamdi Yazır

    Hem onlardan evvel nice karn helak ettik, hiç onlardan birini hissediyor musun, yahud gizli bir seslerini işitiyor musun?

    Ayet detayı — Meryem suresi, 98. ayet