54. sure

Kamer Suresi القمر

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 7 konu
  1. Ayın yarılması ve davetçinin günü 1–8 karşılaştır — Ayın yarılması ve davetçinin günü
  2. Nûh kavmi 9–17 karşılaştır — Nûh kavmi
  3. Âd kavmi 18–22 karşılaştır — Âd kavmi
  4. Semûd kavmi 23–32 karşılaştır — Semûd kavmi
  5. Lût kavmi 33–40 karşılaştır — Lût kavmi
  6. Firavun ailesi ve Mekkelilere hitap 41–46 karşılaştır — Firavun ailesi ve Mekkelilere hitap
  7. Ölçüyle yaratılış; suçlular ve sakınanlar 47–55 karşılaştır — Ölçüyle yaratılış; suçlular ve sakınanlar

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Ayın yarılması ve davetçinin günü 1–8

  1. Kamer suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 1. ayet. ٱقْتَرَبَتِ ٱلسَّاعَةُ وَٱنشَقَّ ٱلْقَمَرُ

    iḳterabeti-ssâ`atü venşeḳḳa-lḳamer.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Saat (dünyanın sonu) yaklaştı ve ay yarıldı.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 1. ayet

  2. Kamer suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 2. ayet. وَإِن يَرَوْا۟ ءَايَةً يُعْرِضُوا۟ وَيَقُولُوا۟ سِحْرٌ مُّسْتَمِرٌّ

    veiy yerav âyetey yü`riḍû veyeḳûlû siḥrum müstemirr.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bir mucize görseler yüz çevirirler ve, 'Süregelen bir büyüdür' derler.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 2. ayet

  3. Kamer suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 3. ayet. وَكَذَّبُوا۟ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَهْوَآءَهُمْ وَكُلُّ أَمْرٍ مُّسْتَقِرٌّ

    vekeẕẕebû vettebe`û ehvâehüm veküllü emrim müsteḳirr.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yalanladılar; arzularına ve tümüyle statükoya uydular.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 3. ayet

  4. Kamer suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 4. ayet. وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّنَ ٱلْأَنۢبَآءِ مَا فِيهِ مُزْدَجَرٌ

    veleḳad câehüm mine-l'embâi mâ fîhi müzdecer.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Oysa, kötülüklerini engelleyecek uyarılar dolu haberler kendilerine gelmiş bulunuyor.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 4. ayet

  5. Kamer suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 5. ayet. حِكْمَةٌۢ بَٰلِغَةٌ فَمَا تُغْنِ ٱلنُّذُرُ

    ḥikmetüm bâligatün femâ tugni-nnüẕür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bu üstün bir hikmettir; ancak uyarılar yarar sağlamıyor.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 5. ayet

  6. Kamer suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 6. ayet. فَتَوَلَّ عَنْهُمْ يَوْمَ يَدْعُ ٱلدَّاعِ إِلَىٰ شَىْءٍ نُّكُرٍ

    fetevelle `anhüm. yevme yed`u-ddâ`i ilâ şey'in nükür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlara aldırma; çağırıcının, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağıracağı gün,

    Ayet detayı — Kamer suresi, 6. ayet

  7. Kamer suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 7. ayet. خُشَّعًا أَبْصَٰرُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ ٱلْأَجْدَاثِ كَأَنَّهُمْ جَرَادٌ مُّنتَشِرٌ

    ḫuşşe`an ebṣâruhüm yaḫrucûne mine-l'ecdâŝi keennehüm cerâdüm münteşir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gözleri zillet içinde mezarlardan çıkarlar; tıpkı saçılmış çekirgeler gibi...

    Ayet detayı — Kamer suresi, 7. ayet

  8. Kamer suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 8. ayet. مُّهْطِعِينَ إِلَى ٱلدَّاعِ يَقُولُ ٱلْكَٰفِرُونَ هَٰذَا يَوْمٌ عَسِرٌ

    mühti`îne ile-ddâ`. yeḳûlü-lkâfirûne hâẕâ yevmün `asir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Çağırıcıya doğru koşarlarken, inkarcılar, 'Bu zorlu bir gündür,' derler.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 8. ayet

Nûh kavmi 9–17

  1. Kamer suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 9. ayet. كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ فَكَذَّبُوا۟ عَبْدَنَا وَقَالُوا۟ مَجْنُونٌ وَٱزْدُجِرَ

    keẕẕebet ḳablehüm ḳavmü nûḥin fekeẕẕebû `abdenâ veḳâlû mecnûnüv vezdücira.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlardan önce de Nuh'un halkı yalanlamıştı. Kulumuzu yalanlayıp, 'Delidir' dediler. Nitekim o engellendi.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 9. ayet

  2. Kamer suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 10. ayet. فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنِّى مَغْلُوبٌ فَٱنتَصِرْ

    fede`â rabbehû ennî maglûbün fenteṣir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Rabbini çağırdı, 'Ben yenildim; bana yardım et.'

    Ayet detayı — Kamer suresi, 10. ayet

  3. Kamer suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 11. ayet. فَفَتَحْنَآ أَبْوَٰبَ ٱلسَّمَآءِ بِمَآءٍ مُّنْهَمِرٍ

    fefetaḥnâ ebvâbe-ssemâi bimâim münhemir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bunun üzerine göğün kapılarını boşanan sularla açtık.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 11. ayet

  4. Kamer suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 12. ayet. وَفَجَّرْنَا ٱلْأَرْضَ عُيُونًا فَٱلْتَقَى ٱلْمَآءُ عَلَىٰٓ أَمْرٍ قَدْ قُدِرَ

    vefeccerne-l'arḍa `uyûnen felteḳe-lmâü `alâ emrin ḳad ḳudir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yerden de pınarlar fışkırttık. Nihayet sular, daha önce belirlenmiş seviyeye ulaştılar.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 12. ayet

  5. Kamer suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 13. ayet. وَحَمَلْنَٰهُ عَلَىٰ ذَاتِ أَلْوَٰحٍ وَدُسُرٍ

    veḥamelnâhü `alâ ẕâti elvâḥiv vedüsür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu ağaç lifleri ile (bağlanmış) kütükler üzerinde taşıdık.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 13. ayet

  6. Kamer suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 14. ayet. تَجْرِى بِأَعْيُنِنَا جَزَآءً لِّمَن كَانَ كُفِرَ

    tecrî bia`yüninâ. cezâel limen kâne küfira.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Reddedilmiş olan kişiye bir ödül olarak gözetimimiz altında akıp gidiyordu.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 14. ayet

  7. Kamer suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 15. ayet. وَلَقَد تَّرَكْنَٰهَآ ءَايَةً فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

    veleḳat teraknâhâ âyeten fehel mim müddekir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bunu bir ders olarak bıraktık. Öğüt alan yok mudur?

    Ayet detayı — Kamer suresi, 15. ayet

  8. Kamer suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 16. ayet. فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ

    fekeyfe kâne `aẕâbî venüẕür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Cezalandırmam ve uyarılarım nasılmış!

    Ayet detayı — Kamer suresi, 16. ayet

  9. Kamer suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 17. ayet. وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

    veleḳad yesserne-lḳur'âne liẕẕikri fehel mim müddekir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kuran'ı mesaj için kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?

    Ayet detayı — Kamer suresi, 17. ayet

Âd kavmi 18–22

  1. Kamer suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 18. ayet. كَذَّبَتْ عَادٌ فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ

    keẕẕebet `âdün fekeyfe kâne `aẕâbî venüẕür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ad da yalanladı. Cezalandırmam ve uyarılarım nasılmış!

    Ayet detayı — Kamer suresi, 18. ayet

  2. Kamer suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 19. ayet. إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا صَرْصَرًا فِى يَوْمِ نَحْسٍ مُّسْتَمِرٍّ

    innâ erselnâ `aleyhim rîḥan ṣarṣaran fî yevmi naḥsim müstemirr.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Uğursuzluk üstüne uğursuzluğa sahip bir günde üzerlerine vahşi bir rüzgar gönderdik.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 19. ayet

  3. Kamer suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 20. ayet. تَنزِعُ ٱلنَّاسَ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ مُّنقَعِرٍ

    tenzi`u-nnâse keennehüm a`câzü naḫlim münḳa`ir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnsanları, sanki köklerinden koparılmış hurma kötükleriymiş gibi yıkıyordu.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 20. ayet

  4. Kamer suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 21. ayet. فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ

    fekeyfe kâne `aẕâbî venüẕür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Cezalandırmam ve uyarılarım nasılmış!

    Ayet detayı — Kamer suresi, 21. ayet

  5. Kamer suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 22. ayet. وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

    veleḳad yesserne-lḳur'âne liẕẕikri fehel mim müddekir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kuran'ı mesaj için kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?

    Ayet detayı — Kamer suresi, 22. ayet

Semûd kavmi 23–32

  1. Kamer suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 23. ayet. كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِٱلنُّذُرِ

    keẕẕebet ŝemûdü binnüẕür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Semud da uyarıları yalanladı.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 23. ayet

  2. Kamer suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 24. ayet. فَقَالُوٓا۟ أَبَشَرًا مِّنَّا وَٰحِدًا نَّتَّبِعُهُۥٓ إِنَّآ إِذًا لَّفِى ضَلَٰلٍ وَسُعُرٍ

    feḳâlû ebeşeram minnâ vâḥiden nettebi`uhû innâ iẕel lefî ḍalâliv vesü`ur.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dediler ki, 'Bizden bir insana mı uyalım? O zaman biz sapar ve cehenneme gireriz.'

    Ayet detayı — Kamer suresi, 24. ayet

  3. Kamer suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 25. ayet. أَءُلْقِىَ ٱلذِّكْرُ عَلَيْهِ مِنۢ بَيْنِنَا بَلْ هُوَ كَذَّابٌ أَشِرٌ

    eülḳiye-ẕẕikru `aleyhi mim beyninâ bel hüve keẕẕâbün eşir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Mesaj aramızdan ona mı verildi? O, yalancı küstahın biridir.'

    Ayet detayı — Kamer suresi, 25. ayet

  4. Kamer suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 26. ayet. سَيَعْلَمُونَ غَدًا مَّنِ ٱلْكَذَّابُ ٱلْأَشِرُ

    seya`lemûne gadem meni-lkeẕẕâbü-l'eşir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yalancı küstahın kim olduğunu yarın öğreneceklerdir.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 26. ayet

  5. Kamer suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 27. ayet. إِنَّا مُرْسِلُوا۟ ٱلنَّاقَةِ فِتْنَةً لَّهُمْ فَٱرْتَقِبْهُمْ وَٱصْطَبِرْ

    innâ mürsilü-nnâḳati fitnetel lehüm ferteḳibhüm vaṣṭabir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Deveyi bir sınav olarak göndereceğiz. Onları gözetle, sabırlı ol.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 27. ayet

  6. Kamer suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 28. ayet. وَنَبِّئْهُمْ أَنَّ ٱلْمَآءَ قِسْمَةٌۢ بَيْنَهُمْ كُلُّ شِرْبٍ مُّحْتَضَرٌ

    venebbi'hüm enne-lmâe ḳismetüm beynehüm. küllü şirbim muḥteḍar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlara, suyun (deveyle) aralarında paylaşılacağını bildir. Her içim sırayla sunulacaktır.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 28. ayet

  7. Kamer suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 29. ayet. فَنَادَوْا۟ صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطَىٰ فَعَقَرَ

    fenâdev ṣâḥibehüm fete`âṭâ fe`aḳara.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bir arkadaşlarını çağırdılar, o da çekip (deveyi) kesti.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 29. ayet

  8. Kamer suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 30. ayet. فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِى وَنُذُرِ

    fekeyfe kâne `aẕâbî venüẕür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Cezalandırmam ve uyarılarım nasılmış!

    Ayet detayı — Kamer suresi, 30. ayet

  9. Kamer suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 31. ayet. إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَٰحِدَةً فَكَانُوا۟ كَهَشِيمِ ٱلْمُحْتَظِرِ

    innâ erselnâ `aleyhim ṣayḥatev vâḥideten fekânû keheşîmi-lmuḥteżir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Üzerlerine bir tek patlama gönderdik ve onlar ağılcının topladığı saman yığınına döndüler.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 31. ayet

  10. Kamer suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 32. ayet. وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

    veleḳad yesserne-lḳur'âne liẕẕikri fehel mim müddekir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kuran'ı mesaj için kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?

    Ayet detayı — Kamer suresi, 32. ayet

Lût kavmi 33–40

  1. Kamer suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 33. ayet. كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍۭ بِٱلنُّذُرِ

    keẕẕebet ḳavmü lûṭim binnüẕür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Lut halkı da uyarıları yalanlamıştı.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 33. ayet

  2. Kamer suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 34. ayet. إِنَّآ أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِبًا إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ نَّجَّيْنَٰهُم بِسَحَرٍ

    innâ erselnâ `aleyhim ḥâṣiben illâ âle lûṭ. necceynâhüm biseḥar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Üzerlerine taş yağdıran bir fırtına gönderdik, yalnız Lut'un ailesini seher vakti kurtardık.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 34. ayet

  3. Kamer suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 35. ayet. نِّعْمَةً مِّنْ عِندِنَا كَذَٰلِكَ نَجْزِى مَن شَكَرَ

    ni`metem min `indinâ. keẕâlike neczî men şekera.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Katımızdan bir iyilik olarak. Şükredeni işte böyle ödüllendiririz.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 35. ayet

  4. Kamer suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 36. ayet. وَلَقَدْ أَنذَرَهُم بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا۟ بِٱلنُّذُرِ

    veleḳad enẕerahüm baṭşetenâ fetemârav binnüẕür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onları bu yakalayışımıza karşı uyarmıştı; ancak onlar uyarıları kuşkuyla karşıladılar.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 36. ayet

  5. Kamer suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 37. ayet. وَلَقَدْ رَٰوَدُوهُ عَن ضَيْفِهِۦ فَطَمَسْنَآ أَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا۟ عَذَابِى وَنُذُرِ

    veleḳad râvedûhü `an ḍayfihî feṭamesnâ a`yünehüm feẕûḳû `aẕâbî venüẕür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onun konuklarına göz diktiler, biz de onları kör ettik. Azabımı ve uyarılarımı tadın bakalım.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 37. ayet

  6. Kamer suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 38. ayet. وَلَقَدْ صَبَّحَهُم بُكْرَةً عَذَابٌ مُّسْتَقِرٌّ

    veleḳad ṣabbeḥahüm bükraten `aẕâbüm müsteḳirr.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ertesi gün, yaman bir azap sabahlarını kutladı.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 38. ayet

  7. Kamer suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 39. ayet. فَذُوقُوا۟ عَذَابِى وَنُذُرِ

    feẕûḳû `aẕâbî venüẕür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Azabımı ve uyarılarımı tadın bakalım.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 39. ayet

  8. Kamer suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 40. ayet. وَلَقَدْ يَسَّرْنَا ٱلْقُرْءَانَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

    veleḳad yesserne-lḳur'âne liẕẕikri fehel mim müddekir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kuran'ı mesaj için kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?

    Ayet detayı — Kamer suresi, 40. ayet

Firavun ailesi ve Mekkelilere hitap 41–46

  1. Kamer suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 41. ayet. وَلَقَدْ جَآءَ ءَالَ فِرْعَوْنَ ٱلنُّذُرُ

    veleḳad câe âle fir`avne-nnüẕür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Firavun'un erkanına da uyarıcılar gitmişti.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 41. ayet

  2. Kamer suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 42. ayet. كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كُلِّهَا فَأَخَذْنَٰهُمْ أَخْذَ عَزِيزٍ مُّقْتَدِرٍ

    keẕẕebû biâyâtinâ küllihâ feeḫaẕnâhüm aḫẕe `azîzim muḳtedir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Tüm mucizelerimizi yalanladılar ve biz de onları En üstün ve her şeye gücü yetenin yakalayışı gibi yakaladık.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 42. ayet

  3. Kamer suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 43. ayet. أَكُفَّارُكُمْ خَيْرٌ مِّنْ أُو۟لَٰٓئِكُمْ أَمْ لَكُم بَرَآءَةٌ فِى ٱلزُّبُرِ

    eküffâruküm ḫayrum min ülâiküm em leküm berâetün fi-zzübür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sizin inkarcılarınız onlarınkinden daha mı iyi? Yoksa kitaplarda kendiniz için bir af ilanına mı rastladınız?

    Ayet detayı — Kamer suresi, 43. ayet

  4. Kamer suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 44. ayet. أَمْ يَقُولُونَ نَحْنُ جَمِيعٌ مُّنتَصِرٌ

    em yeḳûlûne naḥnü cemî`um münteṣir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yoksa, 'Biz, zafere ulaşacak bir cemaatiz' mi diyorlar?

    Ayet detayı — Kamer suresi, 44. ayet

  5. Kamer suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 45. ayet. سَيُهْزَمُ ٱلْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ ٱلدُّبُرَ

    seyühzemü-lcem`u veyüvellûne-ddübüra.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O cemaat bozguna uğratılacak; dönüp kaçacaklar.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 45. ayet

  6. Kamer suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 46. ayet. بَلِ ٱلسَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَٱلسَّاعَةُ أَدْهَىٰ وَأَمَرُّ

    beli-ssâ`atü mev`idühüm vessâ`atü edhâ veemerr.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Saat onları beklemektedir, daha korkunç ve acıdır.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 46. ayet

Ölçüyle yaratılış; suçlular ve sakınanlar 47–55

  1. Kamer suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 47. ayet. إِنَّ ٱلْمُجْرِمِينَ فِى ضَلَٰلٍ وَسُعُرٍ

    inne-lmücrimîne fî ḍalâliv vesü`ur.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Suçlular bir sapıklık ve cehennem içindedir.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 47. ayet

  2. Kamer suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 48. ayet. يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِى ٱلنَّارِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ ذُوقُوا۟ مَسَّ سَقَرَ

    yevme yüsḥabûne fi-nnâri `alâ vucûhihim. ẕûḳû messe seḳara.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yüzükoyun ateşe sürüklenecekleri gün: 'Cehennemin dokunuşunu tadın.'

    Ayet detayı — Kamer suresi, 48. ayet

  3. Kamer suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 49. ayet. إِنَّا كُلَّ شَىْءٍ خَلَقْنَٰهُ بِقَدَرٍ

    innâ külle şey'in ḫalaḳnâhü biḳader.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Biz her şeyi belli bir ölçüyle yaratmışızdır.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 49. ayet

  4. Kamer suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 50. ayet. وَمَآ أَمْرُنَآ إِلَّا وَٰحِدَةٌ كَلَمْحٍۭ بِٱلْبَصَرِ

    vemâ emrunâ illâ vâḥidetün kelemḥim bilbeṣar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Buyruğumuz göz kırpması gibi anidir.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 50. ayet

  5. Kamer suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 51. ayet. وَلَقَدْ أَهْلَكْنَآ أَشْيَاعَكُمْ فَهَلْ مِن مُّدَّكِرٍ

    veleḳad ehleknâ eşyâ`aküm fehel mim müddekir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sizin benzerlerinizi yok etmiştik. Yok mu öğüt alan?

    Ayet detayı — Kamer suresi, 51. ayet

  6. Kamer suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 52. ayet. وَكُلُّ شَىْءٍ فَعَلُوهُ فِى ٱلزُّبُرِ

    veküllü şey'in fe`alûhü fi-zzübür.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Tüm yaptıkları kitaplarda kayıtlıdır.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 52. ayet

  7. Kamer suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 53. ayet. وَكُلُّ صَغِيرٍ وَكَبِيرٍ مُّسْتَطَرٌ

    veküllü ṣagîriv vekebîrim müsteṭar.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Küçük ve büyük hepsi yazılmıştır.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 53. ayet

  8. Kamer suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 54. ayet. إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَنَهَرٍ

    inne-lmütteḳîne fî cennâtiv veneher.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Erdemliler, cennetler (bahçeler) ve ırmaklar içindedir.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 54. ayet

  9. Kamer suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Kamer suresi, 55. ayet. فِى مَقْعَدِ صِدْقٍ عِندَ مَلِيكٍ مُّقْتَدِرٍۭ

    fî maḳ`adi ṣidḳin `inde melîkim muḳtedir.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Güçlü Kralın yanında onurlu makamlardadırlar.

    Ayet detayı — Kamer suresi, 55. ayet