56. sure

Vâkıa Suresi الواقعة

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Kıyametin kopuşu ve üç sınıf 1–12 karşılaştır — Kıyametin kopuşu ve üç sınıf
  2. Öne geçenlerin ve sağdakilerin nimetleri 13–40 karşılaştır — Öne geçenlerin ve sağdakilerin nimetleri
  3. Soldakilerin hâli 41–56 karşılaştır — Soldakilerin hâli
  4. Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi? 57–74 karşılaştır — Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi?
  5. Kur'an'ın değeri 75–82 karşılaştır — Kur'an'ın değeri
  6. Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu 83–96 karşılaştır — Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kıyametin kopuşu ve üç sınıf 1–12

  1. Vâkıa suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 1. ayet. إِذَا وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ

    iẕâ veḳa`ati-lvâḳi`ah.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kaçınılmaz olay gerçekleştiği zaman,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 1. ayet

  2. Vâkıa suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 2. ayet. لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ

    leyse livaḳ`atihâ kâẕibeh.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onun gerçekleşmesini artık yalanlayan çıkmaz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 2. ayet

  3. Vâkıa suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 3. ayet. خَافِضَةٌ رَّافِعَةٌ

    ḫâfiḍatür râfi`ah.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O alçaltıcıdır, yücelticidir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 3. ayet

  4. Vâkıa suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 4. ayet. إِذَا رُجَّتِ ٱلْأَرْضُ رَجًّا

    iẕâ rucceti-l'arḍu raccâ.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yerin sallanıp sarsılacağı,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 4. ayet

  5. Vâkıa suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 5. ayet. وَبُسَّتِ ٱلْجِبَالُ بَسًّا

    vebüsseti-lcibâlü bessâ.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve dağların paramparça edileceği zaman,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 5. ayet

  6. Vâkıa suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 6. ayet. فَكَانَتْ هَبَآءً مُّنۢبَثًّا

    fekânet hebâem mümbeŝŝâ.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Artık o toz duman haline gelmiştir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 6. ayet

  7. Vâkıa suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 7. ayet. وَكُنتُمْ أَزْوَٰجًا ثَلَٰثَةً

    veküntüm ezvâcen ŝelâŝeh.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sizler de üç bölüme ayrılırsınız.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 7. ayet

  8. Vâkıa suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 8. ayet. فَأَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ

    feaṣḥâbü-lmeymeneti mâ aṣḥâbü-lmeymeneh.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Mutlular ne kadar da mutludurlar!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 8. ayet

  9. Vâkıa suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 9. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ

    veaṣḥâbü-lmeş'emeti mâ aṣḥâbü-lmeş'emeh.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Mutsuzlar ne kadar da mutsuzdurlar!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 9. ayet

  10. Vâkıa suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 10. ayet. وَٱلسَّٰبِقُونَ ٱلسَّٰبِقُونَ

    vessâbiḳûne-ssâbiḳûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bir de ileri geçen öncü elitler vardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 10. ayet

  11. Vâkıa suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 11. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلْمُقَرَّبُونَ

    ülâike-lmüḳarrabûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlar (Tanrı'ya) yaklaştırılanlardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 11. ayet

  12. Vâkıa suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 12. ayet. فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

    fî cennâti-nne`îm.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Nimet cennetlerinde (bahçelerinde)...

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 12. ayet

Öne geçenlerin ve sağdakilerin nimetleri 13–40

  1. Vâkıa suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 13. ayet. ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

    ŝülletüm mine-l'evvelîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onların büyük bir kısmı önceki nesillerden,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 13. ayet

  2. Vâkıa suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 14. ayet. وَقَلِيلٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veḳalîlüm mine-l'âḫirîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Küçük bir kısmı da sonraki nesillerdendir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 14. ayet

  3. Vâkıa suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 15. ayet. عَلَىٰ سُرُرٍ مَّوْضُونَةٍ

    `alâ sürurim mevḍûneh.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Lüks mobilyalar üzerinde,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 15. ayet

  4. Vâkıa suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 16. ayet. مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَٰبِلِينَ

    müttekiîne `aleyhâ müteḳâbilîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Karşılıklı yaslanmışlardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 16. ayet

  5. Vâkıa suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 17. ayet. يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ

    yeṭûfü `aleyhim vildânüm müḫalledûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onlara ölümsüz gençler servis yaparlar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 17. ayet

  6. Vâkıa suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 18. ayet. بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ

    biekvâbiv veebârîḳa veke'sim mim me`în.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kaynaktan doldurulmuş bardaklar, sürahiler ve kadehlerle.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 18. ayet

  7. Vâkıa suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 19. ayet. لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ

    lâ yüṣadde`ûne `anhâ velâ yünzifûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ne ara verirler ne de yorulurlar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 19. ayet

  8. Vâkıa suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 20. ayet. وَفَٰكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ

    vefâkihetim mimmâ yeteḫayyerûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve beğendikleri meyveler...

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 20. ayet

  9. Vâkıa suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 21. ayet. وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

    velaḥmi ṭayrim mimmâ yeştehûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Canlarının çektiği kuş etleri...

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 21. ayet

  10. Vâkıa suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 22. ayet. وَحُورٌ عِينٌ

    veḥûrun `în.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Güzel eşler...

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 22. ayet

  11. Vâkıa suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 23. ayet. كَأَمْثَٰلِ ٱللُّؤْلُؤِ ٱلْمَكْنُونِ

    keemŝâli-llü'lüi-lmeknûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Korunmuş inciler gibi...

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 23. ayet

  12. Vâkıa suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 24. ayet. جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    cezâem bimâ kânû ya`melûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yapmış olduklarına bir karşılık olarak verilir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 24. ayet

  13. Vâkıa suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 25. ayet. لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا

    lâ yesme`ûne fîhâ lagvev velâ te'ŝîmâ.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Orada ne bir saçmalık, ne de günaha sokan bir söz işitmezler.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 25. ayet

  14. Vâkıa suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 26. ayet. إِلَّا قِيلًا سَلَٰمًا سَلَٰمًا

    illâ ḳîlen selâmen selâmâ.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sadece, 'Selam, selam,' derler.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 26. ayet

  15. Vâkıa suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 27. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ

    veaṣḥâbü-lyemîni mâ aṣḥâbü-lyemîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sağ tarafta olanlar sağ tarafta olacaklar!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 27. ayet

  16. Vâkıa suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 28. ayet. فِى سِدْرٍ مَّخْضُودٍ

    fî sidrim maḫḍûd.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dikensiz meyve ağaçları,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 28. ayet

  17. Vâkıa suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 29. ayet. وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ

    veṭalḥim menḍûd.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Salkımları sarkmış muz ağaçları,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 29. ayet

  18. Vâkıa suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 30. ayet. وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ

    veżillim memdûd.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Uzamış gölgeler,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 30. ayet

  19. Vâkıa suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 31. ayet. وَمَآءٍ مَّسْكُوبٍ

    vemâim meskûb.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Fışkıran sular,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 31. ayet

  20. Vâkıa suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 32. ayet. وَفَٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ

    vefâkihetin keŝîrah.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve bol meyveler içindedirler.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 32. ayet

  21. Vâkıa suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 33. ayet. لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ

    lâ maḳṭû`ativ velâ memnû`ah.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bunlar ne tükenirler, ne de yasak edilirler!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 33. ayet

  22. Vâkıa suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 34. ayet. وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ

    vefüruşim merfû`ah.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ve onlar yükseltilmiş mobilyalar üzerindedirler.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 34. ayet

  23. Vâkıa suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 35. ayet. إِنَّآ أَنشَأْنَٰهُنَّ إِنشَآءً

    innâ enşe'nâhünne inşââ.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Biz kadınları yeniden biçimlendirdik.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 35. ayet

  24. Vâkıa suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 36. ayet. فَجَعَلْنَٰهُنَّ أَبْكَارًا

    fece`alnâhünne ebkârâ.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onları, gençleştirdik.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 36. ayet

  25. Vâkıa suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 37. ayet. عُرُبًا أَتْرَابًا

    `uruben etrâbâ.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Mükemmel biçimde eşlenmişlerdir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 37. ayet

  26. Vâkıa suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 38. ayet. لِّأَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

    liaṣḥâbi-lyemîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sağ tarafta olanlar içindir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 38. ayet

  27. Vâkıa suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 39. ayet. ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

    ŝülletüm mine-l'evvelîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onların bir çoğu önceki nesillerdendir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 39. ayet

  28. Vâkıa suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 40. ayet. وَثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veŝülletüm mine-l'âḫirîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onların bir çoğu da sonraki nesillerdendir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 40. ayet

Soldakilerin hâli 41–56

  1. Vâkıa suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 41. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ

    veaṣḥâbü-şşimâli mâ aṣḥâbü-şşimâl.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sol tarafta bulunanlar, sol tarafta olacaklardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 41. ayet

  2. Vâkıa suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 42. ayet. فِى سَمُومٍ وَحَمِيمٍ

    fî semûmiv veḥamîm.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İşleyen ve kaynayan bir azap içindedirler.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 42. ayet

  3. Vâkıa suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 43. ayet. وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ

    veżillim miy yaḥmûm.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sıcak gölgeler altındadırlar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 43. ayet

  4. Vâkıa suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 44. ayet. لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ

    lâ bâridiv velâ kerîm.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ne soğuktur, ne de yararlı.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 44. ayet

  5. Vâkıa suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 45. ayet. إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ

    innehüm kânû ḳable ẕâlike mütrafîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bundan önce onlar konfor içinde şımarmışlardı.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 45. ayet

  6. Vâkıa suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 46. ayet. وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ

    vekânû yüṣirrûne `ale-lḥinŝi-l`ażîm.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Büyük günahı işlemekte direniyorlardı.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 46. ayet

  7. Vâkıa suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 47. ayet. وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

    vekânû yeḳûlûne eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemeb`ûŝûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Diyorlardı ki, 'Biz öldükten, toz ve kemiğe dönüştükten sonra mı diriltileceğiz?'

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 47. ayet

  8. Vâkıa suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 48. ayet. أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ

    eveâbâüne-l'evvelûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Önceki atalarımız da mı?'

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 48. ayet

  9. Vâkıa suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 49. ayet. قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْـَٔاخِرِينَ

    ḳul inne-l'evvelîne vel'âḫirîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    De ki, 'Öncekiler de, sonrakiler de.'

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 49. ayet

  10. Vâkıa suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 50. ayet. لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

    lemecmû`ûne ilâ mîḳâti yevmim ma`lûm.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Bilinen günün buluşma anı için toplanacaklardır.'

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 50. ayet

  11. Vâkıa suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 51. ayet. ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ

    ŝümme inneküm eyyühe-ḍḍâllûne-lmükeẕẕibûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Sonra da siz, ey sapıtmışlar, ey yalanlayıcılar,'

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 51. ayet

  12. Vâkıa suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 52. ayet. لَـَٔاكِلُونَ مِن شَجَرٍ مِّن زَقُّومٍ

    leâkilûne min şecerim min zeḳḳûm.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Zakkum ağacından yiyeceksiniz.'

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 52. ayet

  13. Vâkıa suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 53. ayet. فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ

    femâliûne minhe-lbüṭûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Onunla karnınızı dolduracaksınız.'

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 53. ayet

  14. Vâkıa suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 54. ayet. فَشَٰرِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْحَمِيمِ

    feşâribûne `aleyhi mine-lḥamîm.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Ve üzerine kaynar su içeceksiniz.'

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 54. ayet

  15. Vâkıa suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 55. ayet. فَشَٰرِبُونَ شُرْبَ ٱلْهِيمِ

    feşâribûne şürbe-lhîm.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Susamış devenin içişi gibi içeceksiniz.'

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 55. ayet

  16. Vâkıa suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 56. ayet. هَٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ

    hâẕâ nüzülühüm yevme-ddîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yargı gününde işte böyle ağırlanacaklardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 56. ayet

Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi? 57–74

  1. Vâkıa suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 57. ayet. نَحْنُ خَلَقْنَٰكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ

    naḥnü ḫalaḳnâküm felevlâ tüṣaddiḳûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sizi biz yarattık, doğrulamanız gerekmez miydi?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 57. ayet

  2. Vâkıa suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 58. ayet. أَفَرَءَيْتُم مَّا تُمْنُونَ

    eferaeytüm mâ tümnûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Attığınız meniye dikkat ettiniz mi?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 58. ayet

  3. Vâkıa suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 59. ayet. ءَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلْخَٰلِقُونَ

    eentüm taḫlüḳûnehû em naḥnü-lḫâliḳûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Siz mi onu yaratıyorsunuz, yoksa biz mi yaratıyoruz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 59. ayet

  4. Vâkıa suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 60. ayet. نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ ٱلْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ

    naḥnü ḳaddernâ beynekümü-lmevte vemâ naḥnü bimesbûḳîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Aranızda ölümünüzü önceden biz belirledik. Kimse bizi engelleyemez:

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 60. ayet

  5. Vâkıa suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 61. ayet. عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَٰلَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِى مَا لَا تَعْلَمُونَ

    `alâ en nübeddile emŝâleküm venünşieküm fî mâ lâ ta`lemûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Sizi başka nesillerle değiştirmekten, yahut sizi bilmediğiniz bir biçimde yaratmaktan....

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 61. ayet

  6. Vâkıa suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 62. ayet. وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ

    veleḳad `alimtümü-nneş'ete-l'ûlâ felevlâ teẕekkerûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İlk yaratılışı biliyorsunuz. Öğüt almalı değil misiniz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 62. ayet

  7. Vâkıa suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 63. ayet. أَفَرَءَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ

    eferaeytüm mâ taḥruŝûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ektiğinize dikkat ettiniz mi?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 63. ayet

  8. Vâkıa suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 64. ayet. ءَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلزَّٰرِعُونَ

    eentüm tezra`ûnehû em naḥnü-zzâri`ûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Siz mi onu yetiştiriyorsunuz, yoksa biz mi?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 64. ayet

  9. Vâkıa suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 65. ayet. لَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَٰهُ حُطَٰمًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ

    lev neşâü lece`alnâhü ḥuṭâmen feżaltüm tefekkehûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dileseydik onu samana çevirirdik de siz şaşardınız:

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 65. ayet

  10. Vâkıa suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 66. ayet. إِنَّا لَمُغْرَمُونَ

    innâ lemugramûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Borca girdik.'

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 66. ayet

  11. Vâkıa suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 67. ayet. بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

    bel naḥnü maḥrûmûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Doğrusu, yoksun bırakıldık.'

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 67. ayet

  12. Vâkıa suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 68. ayet. أَفَرَءَيْتُمُ ٱلْمَآءَ ٱلَّذِى تَشْرَبُونَ

    eferaeytümü-lmâe-lleẕî teşrabûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İçmekte olduğunuz suya dikkat ettiniz mi?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 68. ayet

  13. Vâkıa suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 69. ayet. ءَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ ٱلْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنزِلُونَ

    eentüm enzeltümûhü mine-lmüzni em naḥnü-lmünzilûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu bulutlardan siz mi indiriyorsunuz, yoksa biz mi?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 69. ayet

  14. Vâkıa suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 70. ayet. لَوْ نَشَآءُ جَعَلْنَٰهُ أُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ

    lev neşâü ce`alnâhü ücâcen felevlâ teşkürûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Dileseydik onu tuzlu yapardık. Şükretmez misiniz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 70. ayet

  15. Vâkıa suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 71. ayet. أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ

    eferaeytümü-nnâra-lletî tûrûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yakmakta olduğunuz ateşe dikkat ettiniz mi?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 71. ayet

  16. Vâkıa suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 72. ayet. ءَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَآ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنشِـُٔونَ

    eentüm enşe'tüm şeceratehâ em naḥnü-lmünşiûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onun ağacını siz mi başlattınız, yoksa biz mi başlatmaktayız?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 72. ayet

  17. Vâkıa suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 73. ayet. نَحْنُ جَعَلْنَٰهَا تَذْكِرَةً وَمَتَٰعًا لِّلْمُقْوِينَ

    naḥnü ce`alnâhâ teẕkiratev vemetâ`al lilmuḳvîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Kullananlar için biz onu bir ibret ve yararlı yaptık.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 73. ayet

  18. Vâkıa suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 74. ayet. فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

    fesebbiḥ bismi rabbike-l`ażîm.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Öyleyse Büyük Rabbinin ismini yücelt.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 74. ayet

Kur'an'ın değeri 75–82

  1. Vâkıa suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 75. ayet. فَلَآ أُقْسِمُ بِمَوَٰقِعِ ٱلنُّجُومِ

    felâ uḳsimü bimevâḳi`i-nnücûm.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yıldızların yerlerine yemin ederim.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 75. ayet

  2. Vâkıa suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 76. ayet. وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٌ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ

    veinnehû leḳasemül lev ta`lemûne `ażîm.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onun ne büyük bir yemin olduğunu bir bilseniz!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 76. ayet

  3. Vâkıa suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 77. ayet. إِنَّهُۥ لَقُرْءَانٌ كَرِيمٌ

    innehû leḳur'ânün kerîm.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Bu, onurlu bir Kuran'dır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 77. ayet

  4. Vâkıa suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 78. ayet. فِى كِتَٰبٍ مَّكْنُونٍ

    fî kitâbim meknûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Gizli bir kitaptadır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 78. ayet

  5. Vâkıa suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 79. ayet. لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُطَهَّرُونَ

    lâ yemessühû ille-lmüṭahherûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu ancak temizler kavrayabilir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 79. ayet

  6. Vâkıa suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 80. ayet. تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    tenzîlüm mir rabbi-l`âlemîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Evrenlerin Rabbinden indirilmiştir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 80. ayet

  7. Vâkıa suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 81. ayet. أَفَبِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ

    efebihâẕe-lḥadîŝi entüm müdhinûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Siz bu sözü mü küçümsüyorsunuz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 81. ayet

  8. Vâkıa suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 82. ayet. وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ

    vetec`alûne rizḳaküm enneküm tükeẕẕibûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    İnkar etmeyi iş mi ediniyorsunuz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 82. ayet

Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu 83–96

  1. Vâkıa suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 83. ayet. فَلَوْلَآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلْحُلْقُومَ

    felevlâ iẕâ belegati-lḥulḳûm.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ya can boğaza dayandığı zaman?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 83. ayet

  2. Vâkıa suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 84. ayet. وَأَنتُمْ حِينَئِذٍ تَنظُرُونَ

    veentüm ḥîneiẕin tenżurûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O anda siz bakınmaktasınız.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 84. ayet

  3. Vâkıa suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 85. ayet. وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ

    venaḥnü aḳrabü ileyhi minküm velâkil lâ tübṣirûn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Biz ona (can çekişene) sizden daha yakınız; ancak siz göremezsiniz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 85. ayet

  4. Vâkıa suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 86. ayet. فَلَوْلَآ إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ

    felevlâ in küntüm gayra medînîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Yaptığınızın karşılığını görmeyeceğiniz doğruysa,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 86. ayet

  5. Vâkıa suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 87. ayet. تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    terci`ûnehâ in küntüm ṣâdiḳîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Onu geri çevirsenize, eğer doğru sözlü iseniz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 87. ayet

  6. Vâkıa suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 88. ayet. فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

    feemmâ in kâne mine-lmüḳarrabîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ancak o, (bana) yaklaştırılanlardan ise-

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 88. ayet

  7. Vâkıa suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 89. ayet. فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَعِيمٍ

    feravḥuv verayḥânüv vecennâtü ne`îm.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    o zaman neşe, çiçekler ve nimet cennetleri...

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 89. ayet

  8. Vâkıa suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 90. ayet. وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

    veemmâ in kâne min aṣḥâbi-lyemîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    O, sağda olanlardan ise,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 90. ayet

  9. Vâkıa suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 91. ayet. فَسَلَٰمٌ لَّكَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

    feselâmül leke min aṣḥâbi-lyemîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    'Sana sağdakilerden selam olsun!'

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 91. ayet

  10. Vâkıa suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 92. ayet. وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ

    veemmâ in kâne mine-lmükeẕẕibîne-ḍḍâllîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Ama o yalanlayan sapıklardan ise-

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 92. ayet

  11. Vâkıa suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 93. ayet. فَنُزُلٌ مِّنْ حَمِيمٍ

    fenüzülüm min ḥamîm.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    kaynar sudan bir ağırlanma-

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 93. ayet

  12. Vâkıa suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 94. ayet. وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ

    vetaṣliyetü ceḥîm.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    ve cehennemde yanma...

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 94. ayet

  13. Vâkıa suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 95. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ حَقُّ ٱلْيَقِينِ

    inne hâẕâ lehüve ḥaḳḳu-lyeḳîn.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Mutlak gerçek budur.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 95. ayet

  14. Vâkıa suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 96. ayet. فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

    fesebbiḥ bismi rabbike-l`ażîm.

    Edip Yüksel (Eski Baskı)

    Öyleyse Büyük Rabbinin ismini yücelt

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 96. ayet