15. sure

Hicr Suresi الحجر

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 9 konu
  1. "Zikri biz indirdik, onu biz koruruz"; alaya alanlar 1–15 karşılaştır — "Zikri biz indirdik, onu biz koruruz"; alaya alanlar
  2. Gökteki burçlar, yerin yayılması ve rüzgârlar 16–25 karşılaştır — Gökteki burçlar, yerin yayılması ve rüzgârlar
  3. İnsanın ve cinnin yaratılışı; İblîs 26–44 karşılaştır — İnsanın ve cinnin yaratılışı; İblîs
  4. Sakınanların cenneti; "ben çok bağışlayanım" 45–50 karşılaştır — Sakınanların cenneti; "ben çok bağışlayanım"
  5. İbrâhim'in misafirleri 51–60 karşılaştır — İbrâhim'in misafirleri
  6. Lût kavminin helâki 61–77 karşılaştır — Lût kavminin helâki
  7. Eyke halkı ve Hicr halkı 78–84 karşılaştır — Eyke halkı ve Hicr halkı
  8. Hak ile yaratılış ve tekrarlanan yedi ayet 85–91 karşılaştır — Hak ile yaratılış ve tekrarlanan yedi ayet
  9. Emrolunanı açıkça ortaya koy; ölüm gelinceye kadar ibadet 92–99 karşılaştır — Emrolunanı açıkça ortaya koy; ölüm gelinceye kadar ibadet

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

"Zikri biz indirdik, onu biz koruruz"; alaya alanlar 1–15

  1. Hicr suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 1. ayet. الٓر تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ وَقُرْءَانٍ مُّبِينٍ

    elif-lâm-râ. tilke âyâtü-lkitâbi veḳur'ânim mübîn.

    İbni Kesir

    Elif, Lam, Ra. Bunlar kitabın ve Kur'an'ı Mübin'in ayetleridir.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 1. ayet

  2. Hicr suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 2. ayet. رُّبَمَا يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْ كَانُوا۟ مُسْلِمِينَ

    rubemâ yeveddü-lleẕîne keferû lev kânû müslimîn.

    İbni Kesir

    Kafirler bir zaman gelir ki müslüman olmayı isteyeceklerdir.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 2. ayet

  3. Hicr suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 3. ayet. ذَرْهُمْ يَأْكُلُوا۟ وَيَتَمَتَّعُوا۟ وَيُلْهِهِمُ ٱلْأَمَلُ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

    ẕerhüm ye'külû veyetemette`û veyülhihimü-l'emelü fesevfe ya`lemûn.

    İbni Kesir

    Bırak onları; yesinler, eğlensinler ve kendilerini emel, oyalayadursun. Sonra öğreneceklerdir.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 3. ayet

  4. Hicr suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 4. ayet. وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَّعْلُومٌ

    vemâ ehleknâ min ḳaryetin illâ velehâ kitâbüm ma`lûm.

    İbni Kesir

    Biz, hiç bir kasabayı bilinen bir yazısı olmaksızın helak etmedik.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 4. ayet

  5. Hicr suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 5. ayet. مَّا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَـْٔخِرُونَ

    mâ tesbiḳu min ümmetin ecelehâ vemâ yeste'ḫirûn.

    İbni Kesir

    Hiç bir ümmetin süresi öne geçmez, geciktiremezler de.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 5. ayet

  6. Hicr suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 6. ayet. وَقَالُوا۟ يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِى نُزِّلَ عَلَيْهِ ٱلذِّكْرُ إِنَّكَ لَمَجْنُونٌ

    veḳâlû yâ eyyühe-lleẕî nüzzile `aleyhi-ẕẕikru inneke lemecnûn.

    İbni Kesir

    Dediler ki: Ey kendisine kitab indirilen kişi; sen, mutlaka delisin.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 6. ayet

  7. Hicr suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 7. ayet. لَّوْ مَا تَأْتِينَا بِٱلْمَلَٰٓئِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    lev mâ te'tînâ bilmelâiketi in künte mine-ṣṣâdiḳîn.

    İbni Kesir

    Doğru söyleyenlerden isen; bize, melekleri getirmeli değil misin?

    Ayet detayı — Hicr suresi, 7. ayet

  8. Hicr suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 8. ayet. مَا نُنَزِّلُ ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَمَا كَانُوٓا۟ إِذًا مُّنظَرِينَ

    mâ nünezzilü-lmelâikete illâ bilḥaḳḳi vemâ kânû iẕem münżarîn.

    İbni Kesir

    Biz, melekleri ancak hak ile indiririz. O zaman da kendilerine mühlet verilmez.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 8. ayet

  9. Hicr suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 9. ayet. إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا ٱلذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُۥ لَحَٰفِظُونَ

    innâ naḥnü nezzelne-ẕẕikra veinnâ lehû leḥâfiżûn.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki Kur'an'ı Biz indirdik Biz. Onun koruyucusu da elbet Biziz.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 9. ayet

  10. Hicr suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 10. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ فِى شِيَعِ ٱلْأَوَّلِينَ

    veleḳad erselnâ min ḳablike fî şiye`i-l'evvelîn.

    İbni Kesir

    Andolsun ki; senden önce çeşitli milletler içinde de peygamberler göndermiştik.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 10. ayet

  11. Hicr suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 11. ayet. وَمَا يَأْتِيهِم مِّن رَّسُولٍ إِلَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ

    vemâ ye'tîhim mir rasûlin illâ kânû bihî yestehziûn.

    İbni Kesir

    Onlara gelen her peygamberle alay ediyorlardı.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 11. ayet

  12. Hicr suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 12. ayet. كَذَٰلِكَ نَسْلُكُهُۥ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ

    keẕâlike neslükühû fî ḳulûbi-lmücrimîn.

    İbni Kesir

    Biz, böylece onu suçluların kalbine sokarız.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 12. ayet

  13. Hicr suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 13. ayet. لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ وَقَدْ خَلَتْ سُنَّةُ ٱلْأَوَّلِينَ

    lâ yü'minûne bihî veḳad ḫalet sünnetü-l'evvelîn.

    İbni Kesir

    Kendilerinden öncekilerin uğradıkları ortada iken yine de ona inanmazlar

    Ayet detayı — Hicr suresi, 13. ayet

  14. Hicr suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 14. ayet. وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِم بَابًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَظَلُّوا۟ فِيهِ يَعْرُجُونَ

    velev fetaḥnâ `aleyhim bâbem mine-ssemâi feżallû fîhi ya`rucûn.

    İbni Kesir

    Onlara gökten bir kapı açsak da çıkmaya koyulsalardı;

    Ayet detayı — Hicr suresi, 14. ayet

  15. Hicr suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 15. ayet. لَقَالُوٓا۟ إِنَّمَا سُكِّرَتْ أَبْصَٰرُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌ مَّسْحُورُونَ

    leḳâlû innemâ sükkirat ebṣârunâ bel naḥnü ḳavmüm mesḥûrûn.

    İbni Kesir

    Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik, derlerdi.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 15. ayet

Gökteki burçlar, yerin yayılması ve rüzgârlar 16–25

  1. Hicr suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 16. ayet. وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّٰهَا لِلنَّٰظِرِينَ

    veleḳad ce`alnâ fi-ssemâi bürûcev vezeyyennâhâ linnâżirîn.

    İbni Kesir

    Andolsun ki; Biz, gökte burçlar yaptık ve onları bakanlar için donattık.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 16. ayet

  2. Hicr suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 17. ayet. وَحَفِظْنَٰهَا مِن كُلِّ شَيْطَٰنٍ رَّجِيمٍ

    veḥafiżnâhâ min külli şeyṭânir racîm.

    İbni Kesir

    Ve onları kovulmuş her şeytandan koruduk.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 17. ayet

  3. Hicr suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 18. ayet. إِلَّا مَنِ ٱسْتَرَقَ ٱلسَّمْعَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌ مُّبِينٌ

    illâ meni-steraḳa-ssem`a feetbe`ahû şihâbüm mübîn.

    İbni Kesir

    Ancak kulak hırsızlığı yapan olursa; apaçık görülen bir ateş onu kovalar.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 18. ayet

  4. Hicr suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 19. ayet. وَٱلْأَرْضَ مَدَدْنَٰهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنۢبَتْنَا فِيهَا مِن كُلِّ شَىْءٍ مَّوْزُونٍ

    vel'arḍa medednâhâ veelḳaynâ fîhâ ravâsiye veembetnâ fîhâ min külli şey'im mevzûn.

    İbni Kesir

    Yeri de döşeyip yaydık. Oraya sabit dağlar yerleştirdik. Ve orada her şeyden ölçülü olarak yetiştirdik.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 19. ayet

  5. Hicr suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 20. ayet. وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيهَا مَعَٰيِشَ وَمَن لَّسْتُمْ لَهُۥ بِرَٰزِقِينَ

    vece`alnâ leküm fîhâ me`âyişe vemel lestüm lehû birâziḳîn.

    İbni Kesir

    Orada hem sizin için, hem de rızıklarını temin edemeyecekleriniz için geçimlikler meydana getirdik.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 20. ayet

  6. Hicr suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 21. ayet. وَإِن مِّن شَىْءٍ إِلَّا عِندَنَا خَزَآئِنُهُۥ وَمَا نُنَزِّلُهُۥٓ إِلَّا بِقَدَرٍ مَّعْلُومٍ

    veim min şey'in illâ `indenâ ḫazâinüh. vemâ nünezzilühû illâ biḳaderim ma`lûm.

    İbni Kesir

    Hiç bir şey yoktur ki; hazinesi Bizim katımızda olmasın. Ve Biz, onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 21. ayet

  7. Hicr suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 22. ayet. وَأَرْسَلْنَا ٱلرِّيَٰحَ لَوَٰقِحَ فَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَسْقَيْنَٰكُمُوهُ وَمَآ أَنتُمْ لَهُۥ بِخَٰزِنِينَ

    veerselne-rriyâḥa levâḳiḥa feenzelnâ mine-ssemâi mâen feesḳaynâkümûh. vemâ entüm lehû biḫâzinîn.

    İbni Kesir

    Rüzgarları da aşılayıcı olarak gönderdik, gökten su indirip onunla sizi suladık. Yoksa siz onu biriktiremezdiniz.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 22. ayet

  8. Hicr suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 23. ayet. وَإِنَّا لَنَحْنُ نُحْىِۦ وَنُمِيتُ وَنَحْنُ ٱلْوَٰرِثُونَ

    veinnâ lenaḥnü nuḥyî venümîtü venaḥnü-lvâriŝûn.

    İbni Kesir

    Doğrusu Biz, hem diriltiriz, hem de öldürürüz. Hepsine varis de Biziz.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 23. ayet

  9. Hicr suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 24. ayet. وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَقْدِمِينَ مِنكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا ٱلْمُسْتَـْٔخِرِينَ

    veleḳad `alimne-lmüstaḳdimîne minküm veleḳad `alimne-lmüste'ḫirîn.

    İbni Kesir

    Andolsun ki; sizden öne geçenleri de Biz biliriz, geride kalanları da Biz biliriz.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 24. ayet

  10. Hicr suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 25. ayet. وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْ إِنَّهُۥ حَكِيمٌ عَلِيمٌ

    veinne rabbeke hüve yaḥşüruhüm. innehû ḥakîmün `alîm.

    İbni Kesir

    Şüphe yok ki Rabbın, onları toplayacaktır. Gerçekten O, Hakim'dir, Alim'dir.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 25. ayet

İnsanın ve cinnin yaratılışı; İblîs 26–44

  1. Hicr suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 26. ayet. وَلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ مِن صَلْصَٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

    veleḳad ḫalaḳne-l'insâne min ṣalṣâlim min ḥameim mesnûn.

    İbni Kesir

    Andolsun ki Biz; insanı, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattık.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 26. ayet

  2. Hicr suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 27. ayet. وَٱلْجَآنَّ خَلَقْنَٰهُ مِن قَبْلُ مِن نَّارِ ٱلسَّمُومِ

    velcânne ḫalaḳnâhü min ḳablü min nâri-ssemûm.

    İbni Kesir

    Daha önce de cinnleri alevli ateşten yarattık.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 27. ayet

  3. Hicr suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 28. ayet. وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ إِنِّى خَٰلِقٌۢ بَشَرًا مِّن صَلْصَٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

    veiẕ ḳâle rabbüke lilmelâiketi innî ḫâliḳum beşeram min ṣalṣâlim min ḥameim mesnûn.

    İbni Kesir

    Hani Rabbın meleklere demişti ki: Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir insan yaratacağım.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 28. ayet

  4. Hicr suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 29. ayet. فَإِذَا سَوَّيْتُهُۥ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِن رُّوحِى فَقَعُوا۟ لَهُۥ سَٰجِدِينَ

    feiẕâ sevveytühû venefaḫtü fîhi mir rûḥî feḳa`û lehû sâcidîn.

    İbni Kesir

    Onu yapıp ruhumdan üflediğimde; siz derhal onun için secdeye kapanın.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 29. ayet

  5. Hicr suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 30. ayet. فَسَجَدَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ

    fesecede-lmelâiketü küllühüm ecme`ûn.

    İbni Kesir

    Bunun üzerine meleklerin hepsi bütünüyle secde etti.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 30. ayet

  6. Hicr suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 31. ayet. إِلَّآ إِبْلِيسَ أَبَىٰٓ أَن يَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ

    illâ iblîs. ebâ ey yekûne me`a-ssâcidîn.

    İbni Kesir

    Ancak İblis secde edenlerle beraber olmaktan çekinerek dayattı.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 31. ayet

  7. Hicr suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 32. ayet. قَالَ يَٰٓإِبْلِيسُ مَا لَكَ أَلَّا تَكُونَ مَعَ ٱلسَّٰجِدِينَ

    ḳâle yâ iblîsü mâ leke ellâ tekûne me`a-ssâcidîn.

    İbni Kesir

    Buyurdu ki: Ey İblis, sen neden secde edenlerle beraber değildin?

    Ayet detayı — Hicr suresi, 32. ayet

  8. Hicr suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 33. ayet. قَالَ لَمْ أَكُن لِّأَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُۥ مِن صَلْصَٰلٍ مِّنْ حَمَإٍ مَّسْنُونٍ

    ḳâle lem ekül liescüde libeşerin ḫalaḳtehû min ṣalṣâlim min ḥameim mesnûn.

    İbni Kesir

    Ben, dedi: Kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan yarattığın insana secde etmem.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 33. ayet

  9. Hicr suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 34. ayet. قَالَ فَٱخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ

    ḳâle faḫruc minhâ feinneke racîm.

    İbni Kesir

    Buyurdu ki: Öyleyse çık oradan. Sen, artık kovulmuş birisin.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 34. ayet

  10. Hicr suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 35. ayet. وَإِنَّ عَلَيْكَ ٱللَّعْنَةَ إِلَىٰ يَوْمِ ٱلدِّينِ

    veinne `aleyke-lla`nete ilâ yevmi-ddîn.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki ceza gününe kadar la'net sanadır.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 35. ayet

  11. Hicr suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 36. ayet. قَالَ رَبِّ فَأَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

    ḳâle rabbi feenżirnî ilâ yevmi yüb`aŝûn.

    İbni Kesir

    Dedi ki: Rabbım; beni hiç olmazsa tekrar dirilecekleri güne kadar ertele,

    Ayet detayı — Hicr suresi, 36. ayet

  12. Hicr suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 37. ayet. قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ ٱلْمُنظَرِينَ

    ḳâle feinneke mine-lmünżarîn.

    İbni Kesir

    Buyurdu ki: Şüphesiz sen ertelenenlerdensin.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 37. ayet

  13. Hicr suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 38. ayet. إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْوَقْتِ ٱلْمَعْلُومِ

    ilâ yevmi-lvaḳti-lma`lûm.

    İbni Kesir

    Bilinen gün gelene kadar.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 38. ayet

  14. Hicr suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 39. ayet. قَالَ رَبِّ بِمَآ أَغْوَيْتَنِى لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

    ḳâle rabbi bimâ agveytenî leüzeyyinenne lehüm fi-l'arḍi veleugviyennehüm ecme`în.

    İbni Kesir

    Dedi ki: Rabbım; beni azdırdığın için, andolsun ki; ben de onlara yeryüzündeki fenalıkları güzel göstereceğim ve onların hepsini azdıracağım.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 39. ayet

  15. Hicr suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 40. ayet. إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ ٱلْمُخْلَصِينَ

    illâ `ibâdeke minhümü-lmuḫleṣîn.

    İbni Kesir

    Ancak içlerinden ihlas verilen kulların müstesna.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 40. ayet

  16. Hicr suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 41. ayet. قَالَ هَٰذَا صِرَٰطٌ عَلَىَّ مُسْتَقِيمٌ

    ḳâle hâẕâ ṣirâṭun `aleyye müsteḳîm.

    İbni Kesir

    Buyurdu ki: İşte, Benim taahhüd ettiğim dosdoğru yol budur.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 41. ayet

  17. Hicr suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 42. ayet. إِنَّ عِبَادِى لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَٰنٌ إِلَّا مَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْغَاوِينَ

    inne `ibâdî leyse leke `aleyhim sülṭânün illâ meni-ttebe`ake mine-lgâvîn.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olmaz. Ancak sana uyan sapıklar müstesna.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 42. ayet

  18. Hicr suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 43. ayet. وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ أَجْمَعِينَ

    veinne cehenneme lemev`idühüm ecme`în.

    İbni Kesir

    Şüphesiz onların hepsine vaadolunan yer, cehennemdir.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 43. ayet

  19. Hicr suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 44. ayet. لَهَا سَبْعَةُ أَبْوَٰبٍ لِّكُلِّ بَابٍ مِّنْهُمْ جُزْءٌ مَّقْسُومٌ

    lehâ seb`atü ebvâb. likülli bâbim minhüm cüz'üm maḳsûm.

    İbni Kesir

    Onun yedi kapısı vardır. Ve her kapıdan onların girecekleri bir kısım vardır.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 44. ayet

Sakınanların cenneti; "ben çok bağışlayanım" 45–50

  1. Hicr suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 45. ayet. إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى جَنَّٰتٍ وَعُيُونٍ

    inne-lmütteḳîne fî cennâtiv ve`uyûn.

    İbni Kesir

    Müttakiler ise; muhakkak ki cennetler ve pınarlar içindedirler.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 45. ayet

  2. Hicr suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 46. ayet. ٱدْخُلُوهَا بِسَلَٰمٍ ءَامِنِينَ

    üdḫulûhâ biselâmin âminîn.

    İbni Kesir

    Selametle ve güven içinde girin oraya.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 46. ayet

  3. Hicr suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 47. ayet. وَنَزَعْنَا مَا فِى صُدُورِهِم مِّنْ غِلٍّ إِخْوَٰنًا عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَٰبِلِينَ

    veneza`nâ mâ fî ṣudûrihim min gillin iḫvânen `alâ sürurim müteḳâbilîn.

    İbni Kesir

    Biz, onların gönüllerindeki kini söküp attık. Artık onlar kardeş olarak sedirler üzerinde karşılıklı otururlar.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 47. ayet

  4. Hicr suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 48. ayet. لَا يَمَسُّهُمْ فِيهَا نَصَبٌ وَمَا هُم مِّنْهَا بِمُخْرَجِينَ

    lâ yemessühüm fîhâ neṣabüv vemâ hüm minhâ bimuḫracîn.

    İbni Kesir

    Onlara orada hiç bir yorgunluk ve zahmet değmez. Oradan çıkarılacak da değillerdir.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 48. ayet

  5. Hicr suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 49. ayet. نَبِّئْ عِبَادِىٓ أَنِّىٓ أَنَا ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

    nebbi' `ibâdî ennî ene-lgafûru-rraḥîm.

    İbni Kesir

    Kullarıma bildir ki: Muhakkak Benim Ben, Gafur, Rahim olan.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 49. ayet

  6. Hicr suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 50. ayet. وَأَنَّ عَذَابِى هُوَ ٱلْعَذَابُ ٱلْأَلِيمُ

    veenne `aẕâbî hüve-l`aẕâbü-l'elîm.

    İbni Kesir

    Ve muhakkak ki azabım da elem verici bir azabtır.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 50. ayet

İbrâhim'in misafirleri 51–60

  1. Hicr suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 51. ayet. وَنَبِّئْهُمْ عَن ضَيْفِ إِبْرَٰهِيمَ

    venebbi'hüm `an ḍayfi ibrâhîm.

    İbni Kesir

    Hem onlara İbrahim'in konuklarından haber ver.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 51. ayet

  2. Hicr suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 52. ayet. إِذْ دَخَلُوا۟ عَلَيْهِ فَقَالُوا۟ سَلَٰمًا قَالَ إِنَّا مِنكُمْ وَجِلُونَ

    iẕ deḫalû `aleyhi feḳâlû selâmâ. ḳâle innâ minküm vecilûn.

    İbni Kesir

    Onun yanına girip: Selam demişlerdi. O da: Doğrusu biz, sizden endişe ediyoruz, demişti.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 52. ayet

  3. Hicr suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 53. ayet. قَالُوا۟ لَا تَوْجَلْ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَٰمٍ عَلِيمٍ

    ḳâlû lâ tevcel innâ nübeşşiruke bigulâmin `alîm.

    İbni Kesir

    Demişlerdi ki: Korkma, biz sana bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 53. ayet

  4. Hicr suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 54. ayet. قَالَ أَبَشَّرْتُمُونِى عَلَىٰٓ أَن مَّسَّنِىَ ٱلْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ

    ḳâle ebeşşertümûnî `alâ em messeniye-lkiberu febime tübeşşirûn.

    İbni Kesir

    Ben, kocamışken mi bana müjde veriyorsunuz? O halde neye dayanarak müjdeliyorsunuz? dedi.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 54. ayet

  5. Hicr suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 55. ayet. قَالُوا۟ بَشَّرْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ فَلَا تَكُن مِّنَ ٱلْقَٰنِطِينَ

    ḳâlû beşşernâke bilḥaḳḳi felâ teküm mine-lḳâniṭîn.

    İbni Kesir

    Dediler ki: Seni gerçekten müjdeliyoruz, öyleyse ümidini kesenlerden olma.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 55. ayet

  6. Hicr suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 56. ayet. قَالَ وَمَن يَقْنَطُ مِن رَّحْمَةِ رَبِّهِۦٓ إِلَّا ٱلضَّآلُّونَ

    ḳâle vemey yaḳneṭu mir raḥmeti rabbihî ille-ḍḍâllûn.

    İbni Kesir

    Dedi ki: Sapıklardan başka Rabbının rahmetinden kim ümidini keser?

    Ayet detayı — Hicr suresi, 56. ayet

  7. Hicr suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 57. ayet. قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا ٱلْمُرْسَلُونَ

    ḳâle femâ ḫaṭbüküm eyyühe-lmürselûn.

    İbni Kesir

    Ey elçiler; gerçek işiniz nedir? dedi.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 57. ayet

  8. Hicr suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 58. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّآ أُرْسِلْنَآ إِلَىٰ قَوْمٍ مُّجْرِمِينَ

    ḳâlû innâ ürsilnâ ilâ ḳavmim mücrimîn.

    İbni Kesir

    Dediler ki: Biz, günahkar bir kavme gönderildik.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 58. ayet

  9. Hicr suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 59. ayet. إِلَّآ ءَالَ لُوطٍ إِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ أَجْمَعِينَ

    illâ âle lûṭ. innâ lemüneccûhüm ecme`în.

    İbni Kesir

    Şu kadar var ki Lut ailesi bunların dışındadır. Biz, onların hepsini behemehal kurtaracağız.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 59. ayet

  10. Hicr suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 60. ayet. إِلَّا ٱمْرَأَتَهُۥ قَدَّرْنَآ إِنَّهَا لَمِنَ ٱلْغَٰبِرِينَ

    ille-mraetehû ḳaddernâ innehâ lemine-lgâbirîn.

    İbni Kesir

    Karısı müstesna. Karısının geride kalanlar arasında bulunmasını takdir ettik.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 60. ayet

Lût kavminin helâki 61–77

  1. Hicr suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 61. ayet. فَلَمَّا جَآءَ ءَالَ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلُونَ

    felemmâ câe âle lûṭini-lmürselûn.

    İbni Kesir

    Elçiler Lut ailesine varınca;

    Ayet detayı — Hicr suresi, 61. ayet

  2. Hicr suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 62. ayet. قَالَ إِنَّكُمْ قَوْمٌ مُّنكَرُونَ

    ḳâle inneküm ḳavmüm münkerûn.

    İbni Kesir

    Lut: Doğrusu siz, tanınmamış kimselersiniz, dedi.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 62. ayet

  3. Hicr suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 63. ayet. قَالُوا۟ بَلْ جِئْنَٰكَ بِمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَمْتَرُونَ

    ḳâlû bel ci'nâke bimâ kânû fîhi yemterûn.

    İbni Kesir

    Onlar da: Biz, sana sadece onların şüphe edip durdukları azabı getirdik.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 63. ayet

  4. Hicr suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 64. ayet. وَأَتَيْنَٰكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّا لَصَٰدِقُونَ

    veeteynâke bilḥaḳḳi veinnâ leṣâdiḳûn.

    İbni Kesir

    Gerçekle geldik sana. Biz, şüphesiz doğru söyleyenleriz, dediler.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 64. ayet

  5. Hicr suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 65. ayet. فَأَسْرِ بِأَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِّنَ ٱلَّيْلِ وَٱتَّبِعْ أَدْبَٰرَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنكُمْ أَحَدٌ وَٱمْضُوا۟ حَيْثُ تُؤْمَرُونَ

    feesri biehlike biḳiṭ`im mine-lleyli vettebi` edbârahüm velâ yeltefit minküm eḥadüv vemḍû ḥayŝü tü'merûn.

    İbni Kesir

    O halde geceleyin bir ara aileni yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiç biriniz arkaya bakmasın ve emrolunduğunuz yere doğru yürüyün, demişlerdi.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 65. ayet

  6. Hicr suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 66. ayet. وَقَضَيْنَآ إِلَيْهِ ذَٰلِكَ ٱلْأَمْرَ أَنَّ دَابِرَ هَٰٓؤُلَآءِ مَقْطُوعٌ مُّصْبِحِينَ

    veḳaḍaynâ ileyhi ẕâlike-l'emra enne dâbira hâülâi maḳṭû`um muṣbiḥîn.

    İbni Kesir

    Böylece ona bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlayacaklarını bildirdik.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 66. ayet

  7. Hicr suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 67. ayet. وَجَآءَ أَهْلُ ٱلْمَدِينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ

    vecâe ehlü-lmedîneti yestebşirûn.

    İbni Kesir

    Şehir halkı sevinerek geldiler.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 67. ayet

  8. Hicr suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 68. ayet. قَالَ إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ ضَيْفِى فَلَا تَفْضَحُونِ

    ḳâle inne hâülâi ḍayfî felâ tefḍaḥûn.

    İbni Kesir

    Dedi ki: Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni mahcub etmeyin.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 68. ayet

  9. Hicr suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 69. ayet. وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَلَا تُخْزُونِ

    vetteḳu-llâhe velâ tuḫzûn.

    İbni Kesir

    Allah'tan korkun da beni rezil etmeyin.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 69. ayet

  10. Hicr suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 70. ayet. قَالُوٓا۟ أَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ ٱلْعَٰلَمِينَ

    ḳâlû evelem nenheke `ani-l`âlemîn.

    İbni Kesir

    Dediler ki: Biz seni alemlerden men'etmemiş miydik?

    Ayet detayı — Hicr suresi, 70. ayet

  11. Hicr suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 71. ayet. قَالَ هَٰٓؤُلَآءِ بَنَاتِىٓ إِن كُنتُمْ فَٰعِلِينَ

    ḳâle hâülâi benâtî in küntüm fâ`ilîn.

    İbni Kesir

    Dedi ki: Yapacaksanız işte bunlar, benim kızlarım.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 71. ayet

  12. Hicr suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 72. ayet. لَعَمْرُكَ إِنَّهُمْ لَفِى سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ

    le`amruke innehüm lefî sekratihim ya`mehûn.

    İbni Kesir

    Senin ömrüne andolsun ki, onlar sarhoşlukları içinde muhakkak serseri bir halde idiler.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 72. ayet

  13. Hicr suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 73. ayet. فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُشْرِقِينَ

    feeḫaẕethümu-ṣṣayḥatü müşriḳîn.

    İbni Kesir

    Tan yeri ağarırken çığlık onları yakalayıverdi.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 73. ayet

  14. Hicr suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 74. ayet. فَجَعَلْنَا عَٰلِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِّن سِجِّيلٍ

    fece`alnâ `âliyehâ sâfilehâ veemṭarnâ `aleyhim ḥicâratem min siccîl.

    İbni Kesir

    Ülkelerinin üstünü altına getirdi. Üzerlerine sert taş yağdırdık.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 74. ayet

  15. Hicr suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 75. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّلْمُتَوَسِّمِينَ

    inne fî ẕâlike leâyâtil lilmütevessimîn.

    İbni Kesir

    Bunda görebilenler için ayetler vardır.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 75. ayet

  16. Hicr suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 76. ayet. وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٍ مُّقِيمٍ

    veinnehâ lebisebîlim müḳîm.

    İbni Kesir

    O yerler, işlek yollar üzerinde hala durmaktadır.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 76. ayet

  17. Hicr suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 77. ayet. إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّلْمُؤْمِنِينَ

    inne fî ẕâlike leâyetel lilmü'minîn.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki bunda, inananlar için ayetler vardır.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 77. ayet

Eyke halkı ve Hicr halkı 78–84

  1. Hicr suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 78. ayet. وَإِن كَانَ أَصْحَٰبُ ٱلْأَيْكَةِ لَظَٰلِمِينَ

    vein kâne aṣḥâbü-l'eyketi leżâlimîn.

    İbni Kesir

    Ormanlık yerde oturanlar da gerçekten zalim kimselerdi.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 78. ayet

  2. Hicr suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 79. ayet. فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍ مُّبِينٍ

    fenteḳamnâ minhüm. veinnehümâ lebiimâmim mübîn.

    İbni Kesir

    Bunun için onlardan öc aldık. Her ikisi de hala işlek bir yol üzerindedir

    Ayet detayı — Hicr suresi, 79. ayet

  3. Hicr suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 80. ayet. وَلَقَدْ كَذَّبَ أَصْحَٰبُ ٱلْحِجْرِ ٱلْمُرْسَلِينَ

    veleḳad keẕẕebe aṣḥâbü-lḥicri-lmürselîn.

    İbni Kesir

    Andolsun ki Hicr ahalisi de peygamberlerini yalanlamışlardı.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 80. ayet

  4. Hicr suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 81. ayet. وَءَاتَيْنَٰهُمْ ءَايَٰتِنَا فَكَانُوا۟ عَنْهَا مُعْرِضِينَ

    veâteynâhüm âyâtinâ fekânû `anhâ mü`riḍîn.

    İbni Kesir

    Onlara ayetlerimizi verdiğimiz halde yüz çevirmişlerdi.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 81. ayet

  5. Hicr suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 82. ayet. وَكَانُوا۟ يَنْحِتُونَ مِنَ ٱلْجِبَالِ بُيُوتًا ءَامِنِينَ

    vekânû yenḥitûne mine-lcibâli büyûten âminîn.

    İbni Kesir

    Onlar, dağlardan emin evler yontup oyarlardı.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 82. ayet

  6. Hicr suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 83. ayet. فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُصْبِحِينَ

    feeḫaẕethümu-ṣṣayḥatü muṣbiḥîn.

    İbni Kesir

    Sabaha karşı çığlık onları da yakalayıverdi.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 83. ayet

  7. Hicr suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 84. ayet. فَمَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    femâ agnâ `anhüm mâ kânû yeksibûn.

    İbni Kesir

    Binaenaleyh yaptıkları da kendilerine bir fayda sağlamadı.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 84. ayet

Hak ile yaratılış ve tekrarlanan yedi ayet 85–91

  1. Hicr suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 85. ayet. وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَإِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَـَٔاتِيَةٌ فَٱصْفَحِ ٱلصَّفْحَ ٱلْجَمِيلَ

    vemâ ḫalaḳne-ssemâvâti vel'arḍa vemâ beynehümâ illâ bilḥaḳḳi. veinne-ssâ`ate leâtiyetün faṣfeḥi-ṣṣafḥa-lcemîl.

    İbni Kesir

    Gökleri, yeri ve aralarındakini ancak hak ile yarattık. Kıyamet günü, muhakkak gelecektir. O halde sen yumuşak ve iyi davran.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 85. ayet

  2. Hicr suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 86. ayet. إِنَّ رَبَّكَ هُوَ ٱلْخَلَّٰقُ ٱلْعَلِيمُ

    inne rabbeke hüve-lḫallâḳu-l`alîm.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki senin Rabbın, yaratan ve bilendir.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 86. ayet

  3. Hicr suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 87. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَٰكَ سَبْعًا مِّنَ ٱلْمَثَانِى وَٱلْقُرْءَانَ ٱلْعَظِيمَ

    veleḳad âteynâke seb`am mine-lmeŝânî velḳur'âne-l`ażîm.

    İbni Kesir

    Doğrusu sana; Biz, tekrarlanan yediyi ve şu Kur'an'ı verdik.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 87. ayet

  4. Hicr suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 88. ayet. لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِۦٓ أَزْوَٰجًا مِّنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَٱخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِنِينَ

    lâ temüddenne `ayneyke ilâ mâ metta`nâ bihî ezvâcem minhüm velâ taḥzen `aleyhim vaḫfiḍ cenâḥake lilmü'minîn.

    İbni Kesir

    Sakın onlardan bazı sınıflara verdiğimiz geçimliğe gözlerini dikme ve onlara üzülme. İnananlara kanat ger.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 88. ayet

  5. Hicr suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 89. ayet. وَقُلْ إِنِّىٓ أَنَا ٱلنَّذِيرُ ٱلْمُبِينُ

    veḳul innî ene-nneẕîru-lmübîn.

    İbni Kesir

    De ki: Ben apaçık bir uyarıcıyım.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 89. ayet

  6. Hicr suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 90. ayet. كَمَآ أَنزَلْنَا عَلَى ٱلْمُقْتَسِمِينَ

    kemâ enzelnâ `ale-lmuḳtesimîn.

    İbni Kesir

    Tıpkı o bölüşenlere indirdiğimiz gibi.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 90. ayet

  7. Hicr suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 91. ayet. ٱلَّذِينَ جَعَلُوا۟ ٱلْقُرْءَانَ عِضِينَ

    elleẕîne ce`alü-lḳur'âne `iḍîn.

    İbni Kesir

    Onlar ki; Kur'an'ı parçalara ayırmışlardı.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 91. ayet

Emrolunanı açıkça ortaya koy; ölüm gelinceye kadar ibadet 92–99

  1. Hicr suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 92. ayet. فَوَرَبِّكَ لَنَسْـَٔلَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ

    feverabbike lenes'elennehüm ecme`în.

    İbni Kesir

    Rabbına andolsun ki; onların hepsine birden mutlaka soracağız;

    Ayet detayı — Hicr suresi, 92. ayet

  2. Hicr suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 93. ayet. عَمَّا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    `ammâ kânû ya`melûn.

    İbni Kesir

    Yapmakta oldukları şeyleri.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 93. ayet

  3. Hicr suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 94. ayet. فَٱصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَأَعْرِضْ عَنِ ٱلْمُشْرِكِينَ

    faṣda` bimâ tü'meru vea`riḍ `ani-lmüşrikîn.

    İbni Kesir

    Sen; emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve müşriklere aldırış etme.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 94. ayet

  4. Hicr suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 95. ayet. إِنَّا كَفَيْنَٰكَ ٱلْمُسْتَهْزِءِينَ

    innâ kefeynâke-lmüstehziîn.

    İbni Kesir

    O alaycılara karşı muhakkak ki Biz, sana yeteriz.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 95. ayet

  5. Hicr suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 96. ayet. ٱلَّذِينَ يَجْعَلُونَ مَعَ ٱللَّهِ إِلَٰهًا ءَاخَرَ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

    elleẕîne yec`alûne me`a-llâhi ilâhen âḫar. fesevfe ya`lemûn.

    İbni Kesir

    Onlar ki; Allah'la beraber başka bir tanrı edinirler. Onlar yakında bileceklerdir.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 96. ayet

  6. Hicr suresi, 97. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 97. ayet. وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَ

    veleḳad na`lemü enneke yeḍîḳu ṣadruke bimâ yeḳûlûn.

    İbni Kesir

    Andolsun; onların söylediğinden dolayı kalbinin sıkıldığını biliyoruz.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 97. ayet

  7. Hicr suresi, 98. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 98. ayet. فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُن مِّنَ ٱلسَّٰجِدِينَ

    fesebbiḥ biḥamdi rabbike veküm mine-ssâcidîn.

    İbni Kesir

    Sen, hemen Rabbını hamd ile tesbih et ve secde edenlerden ol.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 98. ayet

  8. Hicr suresi, 99. ayet — tek başına aç

    Hicr suresi, 99. ayet. وَٱعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّىٰ يَأْتِيَكَ ٱلْيَقِينُ

    va`büd rabbeke ḥattâ ye'tiyeke-lyeḳîn.

    İbni Kesir

    Ve sana yakin gelinceye kadar Rabbına ibadet et.

    Ayet detayı — Hicr suresi, 99. ayet