37. sure

Sâffât Suresi الصافات

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 13 konu
  1. Saf bağlayanlara yemin; göğün korunması 1–11 karşılaştır — Saf bağlayanlara yemin; göğün korunması
  2. Alay edenler ve hüküm günü 12–21 karşılaştır — Alay edenler ve hüküm günü
  3. Zulmedenlerin toplanması ve saptıranlarla çekişme 22–39 karşılaştır — Zulmedenlerin toplanması ve saptıranlarla çekişme
  4. İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş 40–61 karşılaştır — İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş
  5. Zakkum ağacı ve öncekilerin sapması 62–74 karşılaştır — Zakkum ağacı ve öncekilerin sapması
  6. Nûh 75–82 karşılaştır — Nûh
  7. İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi 83–113 karşılaştır — İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi
  8. Mûsâ ve Hârûn 114–122 karşılaştır — Mûsâ ve Hârûn
  9. İlyâs 123–132 karşılaştır — İlyâs
  10. Lût 133–138 karşılaştır — Lût
  11. Yûnus 139–148 karşılaştır — Yûnus
  12. Meleklere dişi isim vermek ve uydurulan nesep 149–160 karşılaştır — Meleklere dişi isim vermek ve uydurulan nesep
  13. Meleklerin makamı, peygamberlere yardım vaadi ve kapanış 161–182 karşılaştır — Meleklerin makamı, peygamberlere yardım vaadi ve kapanış

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Saf bağlayanlara yemin; göğün korunması 1–11

  1. Sâffât suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 1. ayet. وَٱلصَّٰٓفَّٰتِ صَفًّا

    veṣṣâffâti ṣaffâ.

    Ali Özek ve heyeti

    Saf saf dizilmişlere,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 1. ayet

  2. Sâffât suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 2. ayet. فَٱلزَّٰجِرَٰتِ زَجْرًا

    fezzâcirâti zecrâ.

    Ali Özek ve heyeti

    toplayıp sürenlere,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 2. ayet

  3. Sâffât suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 3. ayet. فَٱلتَّٰلِيَٰتِ ذِكْرًا

    fettâliyâti ẕikrâ.

    Ali Özek ve heyeti

    zikir okuyanlara yemin ederim ki,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 3. ayet

  4. Sâffât suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 4. ayet. إِنَّ إِلَٰهَكُمْ لَوَٰحِدٌ

    inne ilâheküm levâḥid.

    Ali Özek ve heyeti

    ilâhınız birdir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 4. ayet

  5. Sâffât suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 5. ayet. رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا وَرَبُّ ٱلْمَشَٰرِقِ

    rabbü-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehümâ verabbü-lmeşâriḳ.

    Ali Özek ve heyeti

    O, hem göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi, hem de doğuların Rabbidir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 5. ayet

  6. Sâffât suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 6. ayet. إِنَّا زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنْيَا بِزِينَةٍ ٱلْكَوَاكِبِ

    innâ zeyyenne-ssemâe-ddünyâ bizînetini-lkevâkib.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz yakın göğü, bir süsle, yıldızlarla süsledik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 6. ayet

  7. Sâffât suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 7. ayet. وَحِفْظًا مِّن كُلِّ شَيْطَٰنٍ مَّارِدٍ

    veḥifżam min külli şeyṭânim mârid.

    Ali Özek ve heyeti

    (Gökyüzünü) itaat dışına çıkan her şeytandan korumak için.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 7. ayet

  8. Sâffât suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 8. ayet. لَّا يَسَّمَّعُونَ إِلَى ٱلْمَلَإِ ٱلْأَعْلَىٰ وَيُقْذَفُونَ مِن كُلِّ جَانِبٍ

    lâ yessemme`ûne ile-lmelei-l'a`lâ veyuḳẕefûne min külli cânib.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar, artık mele-i a 'lâ'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 8. ayet

  9. Sâffât suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 9. ayet. دُحُورًا وَلَهُمْ عَذَابٌ وَاصِبٌ

    düḥûrav velehüm `aẕâbüv vâṣib.

    Ali Özek ve heyeti

    Kovulup atılırlar. Ve onlar için sürekli bir azap vardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 9. ayet

  10. Sâffât suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 10. ayet. إِلَّا مَنْ خَطِفَ ٱلْخَطْفَةَ فَأَتْبَعَهُۥ شِهَابٌ ثَاقِبٌ

    illâ men ḫaṭife-lḫaṭfete feetbe`ahû şihâbün ŝâḳib.

    Ali Özek ve heyeti

    Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 10. ayet

  11. Sâffât suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 11. ayet. فَٱسْتَفْتِهِمْ أَهُمْ أَشَدُّ خَلْقًا أَم مَّنْ خَلَقْنَآ إِنَّا خَلَقْنَٰهُم مِّن طِينٍ لَّازِبٍۭ

    festeftihim ehüm eşeddü ḫalḳan em men ḫalaḳnâ. innâ ḫalaḳnâhüm min ṭînil lâzib.

    Ali Özek ve heyeti

    Şimdi sor onlara! Yaratma bakımından onlar mı daha zor, yoksa bizim yarattığımız (insanlar) mı? Şüphesiz biz kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 11. ayet

Alay edenler ve hüküm günü 12–21

  1. Sâffât suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 12. ayet. بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَ

    bel `acibte veyesḫarûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Hayır, sen şaşıyorsun. Halbuki onlar alay ediyorlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 12. ayet

  2. Sâffât suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 13. ayet. وَإِذَا ذُكِّرُوا۟ لَا يَذْكُرُونَ

    veiẕâ ẕükkirû lâ yeẕkürûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Kendilerine öğüt verildiği vakit öğüt almazlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 13. ayet

  3. Sâffât suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 14. ayet. وَإِذَا رَأَوْا۟ ءَايَةً يَسْتَسْخِرُونَ

    veiẕâ raev âyetey yestesḫirûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Bir mucize görseler alay ederler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 14. ayet

  4. Sâffât suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 15. ayet. وَقَالُوٓا۟ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ

    veḳâlû in hâẕâ illâ siḥrum mübîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Bu ancak açık bir büyüdür, derler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 15. ayet

  5. Sâffât suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 16. ayet. أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

    eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemeb`ûŝûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Gerçekten biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı , diriltileceğiz ?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 16. ayet

  6. Sâffât suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 17. ayet. أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ

    eveâbâüne-l'evvelûn.

    Ali Özek ve heyeti

    «İlk atalarımız da mı (diriltilecek)?»

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 17. ayet

  7. Sâffât suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 18. ayet. قُلْ نَعَمْ وَأَنتُمْ دَٰخِرُونَ

    ḳul ne`am veentüm dâḫirûn.

    Ali Özek ve heyeti

    De ki: Evet, hem de hor ve hakir olarak (diriltileceksiniz).

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 18. ayet

  8. Sâffât suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 19. ayet. فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌ وَٰحِدَةٌ فَإِذَا هُمْ يَنظُرُونَ

    feinnemâ hiye zecratüv vâḥidetün feiẕâ hüm yenżurûn.

    Ali Özek ve heyeti

    O (diriltme) korkunç bir sesten ibaret olacak, o anda hemen onların gözleri açılıp etrafa bakacaklar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 19. ayet

  9. Sâffât suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 20. ayet. وَقَالُوا۟ يَٰوَيْلَنَا هَٰذَا يَوْمُ ٱلدِّينِ

    veḳâlû yâ veylenâ hâẕâ yevmü-ddîn.

    Ali Özek ve heyeti

    (Durumu gören kâfirler:) Eyvah bize! Bu ceza günüdür, derler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 20. ayet

  10. Sâffât suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 21. ayet. هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ

    hâẕâ yevmü-lfaṣli-lleẕî küntüm bihî tükeẕẕibûn.

    Ali Özek ve heyeti

    İşte bu, yalanlamış olduğunuz hüküm günüdür.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 21. ayet

Zulmedenlerin toplanması ve saptıranlarla çekişme 22–39

  1. Sâffât suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 22. ayet. ٱحْشُرُوا۟ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ وَأَزْوَٰجَهُمْ وَمَا كَانُوا۟ يَعْبُدُونَ

    uḥşürü-lleẕîne żalemû veezvâcehüm vemâ kânû ya`büdûn.

    Ali Özek ve heyeti

    (Allah, meleklerine emreder:) Zalimleri, onların aynı yoldaki arkadaşlarını toplayın.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 22. ayet

  2. Sâffât suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 23. ayet. مِن دُونِ ٱللَّهِ فَٱهْدُوهُمْ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْجَحِيمِ

    min dûni-llâhi fehdûhüm ilâ ṣirâṭi-lceḥîm.

    Ali Özek ve heyeti

    Ve Allah'tan başka tapmış oldukları putlarını onlara cehennemin yolunu gösterin.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 23. ayet

  3. Sâffât suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 24. ayet. وَقِفُوهُمْ إِنَّهُم مَّسْـُٔولُونَ

    veḳifûhüm innehüm mes'ûlûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Onları tutuklayın, çünkü onlar sorguya çekilecekler!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 24. ayet

  4. Sâffât suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 25. ayet. مَا لَكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ

    mâ leküm lâ tenâṣarûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Size ne oldu ki birbirinize yardım etmiyorsunuz?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 25. ayet

  5. Sâffât suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 26. ayet. بَلْ هُمُ ٱلْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ

    bel hümü-lyevme müsteslimûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Evet, onlar o gün zilletle boyun eğeceklerdir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 26. ayet

  6. Sâffât suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 27. ayet. وَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ

    veaḳbele ba`ḍuhüm `alâ ba`ḍiy yetesâelûn.

    Ali Özek ve heyeti

    (İşte bu duruma düştükleri vakit) onlardan bir kısmı, diğerlerine yönelir, birbirlerini sorumlu tutmaya çalışırlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 27. ayet

  7. Sâffât suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 28. ayet. قَالُوٓا۟ إِنَّكُمْ كُنتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ ٱلْيَمِينِ

    ḳâlû inneküm küntüm te'tûnenâ `ani-lyemîn.

    Ali Özek ve heyeti

    (Uyanlar, uydukları adamlara:) Siz bize sağdan (hayır yönünden) gelirdiniz (de bizi ondan alıkordunuz.)

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 28. ayet

  8. Sâffât suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 29. ayet. قَالُوا۟ بَل لَّمْ تَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ

    ḳâlû bel lem tekûnû mü'minîn.

    Ali Özek ve heyeti

    (Ötekiler de:) «Bilâkis, derler, siz inanan kimseler değildiniz.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 29. ayet

  9. Sâffât suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 30. ayet. وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُم مِّن سُلْطَٰنٍۭ بَلْ كُنتُمْ قَوْمًا طَٰغِينَ

    vemâ kâne lenâ `aleyküm min sülṭân. bel küntüm ḳavmen ṭâgîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz yok. Fakat siz kendiniz azgın bir toplum idiniz.»

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 30. ayet

  10. Sâffât suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 31. ayet. فَحَقَّ عَلَيْنَا قَوْلُ رَبِّنَآ إِنَّا لَذَآئِقُونَ

    feḥaḳḳa `aleynâ ḳavlü rabbinâ. innâ leẕâiḳûn.

    Ali Özek ve heyeti

    «Onun için Rabbimizin hükmü bize hak oldu. Biz (hak ettiğimiz cezayı) mutlaka tadacağız.»

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 31. ayet

  11. Sâffât suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 32. ayet. فَأَغْوَيْنَٰكُمْ إِنَّا كُنَّا غَٰوِينَ

    feagveynâküm innâ künnâ gâvîn.

    Ali Özek ve heyeti

    «Biz sizi azdırdık. Çünkü kendimiz de azmıştık.»

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 32. ayet

  12. Sâffât suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 33. ayet. فَإِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِى ٱلْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ

    feinnehüm yevmeiẕin fi-l`aẕâbi müşterikûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz o gün onlar, azapta ortaktırlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 33. ayet

  13. Sâffât suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 34. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ

    innâ keẕâlike nef`alü bilmücrimîn.

    Ali Özek ve heyeti

    İşte biz, suçlulara böyle yaparız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 34. ayet

  14. Sâffât suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 35. ayet. إِنَّهُمْ كَانُوٓا۟ إِذَا قِيلَ لَهُمْ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱللَّهُ يَسْتَكْبِرُونَ

    innehüm kânû iẕâ ḳîle lehüm lâ ilâhe ille-llâhü yestekbirûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Çünkü onlara: Allah’tan başka hakkıyla ibadete layık bir ilah yoktur, denildiği zaman kibirle direnirlerdi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 35. ayet

  15. Sâffât suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 36. ayet. وَيَقُولُونَ أَئِنَّا لَتَارِكُوٓا۟ ءَالِهَتِنَا لِشَاعِرٍ مَّجْنُونٍۭ

    veyeḳûlûne einnâ letârikû âlihetinâ lişâ`irim mecnûn.

    Ali Özek ve heyeti

    «Mecnun bir şair için biz ilahlarımızı bırakacak mıyız?» derlerdi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 36. ayet

  16. Sâffât suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 37. ayet. بَلْ جَآءَ بِٱلْحَقِّ وَصَدَّقَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    bel câe bilḥaḳḳi veṣaddeḳa-lmürselîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Hayır! O, gerçeği getirdi ve peygamberleri de doğruladı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 37. ayet

  17. Sâffât suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 38. ayet. إِنَّكُمْ لَذَآئِقُوا۟ ٱلْعَذَابِ ٱلْأَلِيمِ

    inneküm leẕâiḳu-l`aẕâbi-l'elîm.

    Ali Özek ve heyeti

    Kuşkusuz siz acı azabı tadacaksınız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 38. ayet

  18. Sâffât suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 39. ayet. وَمَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    vemâ tüczevne illâ mâ küntüm ta`melûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Çekeceğiniz ceza yapmakta olduğunuzdan başka bir şeyin cezası değildir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 39. ayet

İhlaslı kulların nimetleri ve cehennemdeki arkadaş 40–61

  1. Sâffât suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 40. ayet. إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Ancak amellerinde ihlâs sahibi olan Allah'ın (O'nu birleyen) kulları bunun dışındadır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 40. ayet

  2. Sâffât suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 41. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَّعْلُومٌ

    ülâike lehüm rizḳum ma`lûm.

    Ali Özek ve heyeti

    Bunlar için bilinen bir rızık,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 41. ayet

  3. Sâffât suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 42. ayet. فَوَٰكِهُ وَهُم مُّكْرَمُونَ

    fevâkih. vehüm mükramûn.

    Ali Özek ve heyeti

    türlü meyveler vardır. Kendilerine ikram edilir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 42. ayet

  4. Sâffât suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 43. ayet. فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

    fî cennâti-nne`îm.

    Ali Özek ve heyeti

    Naîm cennetlerinde,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 43. ayet

  5. Sâffât suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 44. ayet. عَلَىٰ سُرُرٍ مُّتَقَٰبِلِينَ

    `alâ sürurim müteḳâbilîn.

    Ali Özek ve heyeti

    karşılıklı koltuklar üzerine kurulmuş oldukları halde,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 44. ayet

  6. Sâffât suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 45. ayet. يُطَافُ عَلَيْهِم بِكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍۭ

    yüṭâfü `aleyhim bike'sim mim me`în.

    Ali Özek ve heyeti

    onlara pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 45. ayet

  7. Sâffât suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 46. ayet. بَيْضَآءَ لَذَّةٍ لِّلشَّٰرِبِينَ

    beyḍâe leẕẕetil lişşâribîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Berraktır, içenlere lezzet verir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 46. ayet

  8. Sâffât suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 47. ayet. لَا فِيهَا غَوْلٌ وَلَا هُمْ عَنْهَا يُنزَفُونَ

    lâ fîhâ gavlüv velâ hüm `anhâ yünzefûn.

    Ali Özek ve heyeti

    O içkide ne sersemletme vardır ne de onunla sarhoş olurlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 47. ayet

  9. Sâffât suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 48. ayet. وَعِندَهُمْ قَٰصِرَٰتُ ٱلطَّرْفِ عِينٌ

    ve`indehüm ḳâṣirâtu-ṭṭarfi `în.

    Ali Özek ve heyeti

    Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 48. ayet

  10. Sâffât suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 49. ayet. كَأَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَّكْنُونٌ

    keennehünne beyḍum meknûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar, gün yüzü görmemiş yumurta gibi bembeyazdır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 49. ayet

  11. Sâffât suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 50. ayet. فَأَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ يَتَسَآءَلُونَ

    feaḳbele ba`ḍuhüm `alâ ba`ḍiy yetesâelûn.

    Ali Özek ve heyeti

    İşte o zaman, birbirlerine dönerek (dünyadaki hallerini) soracaklar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 50. ayet

  12. Sâffât suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 51. ayet. قَالَ قَآئِلٌ مِّنْهُمْ إِنِّى كَانَ لِى قَرِينٌ

    ḳâle ḳâilüm minhüm innî kâne lî ḳarîn.

    Ali Özek ve heyeti

    İçlerinden biri: «Benim, bir arkadaşım vardı» der.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 51. ayet

  13. Sâffât suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 52. ayet. يَقُولُ أَءِنَّكَ لَمِنَ ٱلْمُصَدِّقِينَ

    yeḳûlü einneke lemine-lmüṣaddiḳîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Derdi ki: Sen de (dirilmeye) inananlardan mısın?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 52. ayet

  14. Sâffât suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 53. ayet. أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَدِينُونَ

    eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemedînûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz ölüp kemik, sonra da toprak haline geldiğimiz zaman (diriltilip) cezalanacak mıyız?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 53. ayet

  15. Sâffât suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 54. ayet. قَالَ هَلْ أَنتُم مُّطَّلِعُونَ

    ḳâle hel entüm müṭṭali`ûn.

    Ali Özek ve heyeti

    (O zât, dünyâda geçmiş olan hâdiseyi bu şekilde anlattıktan sonra Allah Teâlâ orada bulunanlara:) Siz işin gerçeğine vâkıf mısınız? dedi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 54. ayet

  16. Sâffât suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 55. ayet. فَٱطَّلَعَ فَرَءَاهُ فِى سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ

    feṭṭale`a feraâhü fî sevâi-lceḥîm.

    Ali Özek ve heyeti

    İşte o zaman konuşan baktı, arkadaşını cehennemin ortasında gördü.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 55. ayet

  17. Sâffât suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 56. ayet. قَالَ تَٱللَّهِ إِن كِدتَّ لَتُرْدِينِ

    ḳâle tellâhi in kitte letürdîn.

    Ali Özek ve heyeti

    «Yemin ederim ki, sen az daha beni de helâk edecektin.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 56. ayet

  18. Sâffât suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 57. ayet. وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبِّى لَكُنتُ مِنَ ٱلْمُحْضَرِينَ

    velevlâ ni`metü rabbî leküntü mine-lmuḥḍarîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (cehenneme) getirilenlerden olurdum» dedi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 57. ayet

  19. Sâffât suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 58. ayet. أَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّتِينَ

    efemâ naḥnü bimeyyitîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Bir daha biz ölmeyecek değil miyiz?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 58. ayet

  20. Sâffât suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 59. ayet. إِلَّا مَوْتَتَنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

    illâ mevtetene-l'ûlâ vemâ naḥnü bimü`aẕẕebîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Birinci ölümümüz hariç ve bir daha azap görmeyecek değil miyiz?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 59. ayet

  21. Sâffât suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 60. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    inne hâẕâ lehüve-lfevzü-l`ażîm.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz bu, büyük kurtuluştur.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 60. ayet

  22. Sâffât suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 61. ayet. لِمِثْلِ هَٰذَا فَلْيَعْمَلِ ٱلْعَٰمِلُونَ

    limiŝli hâẕâ felya`meli-l`âmilûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Çalışanlar, böylesi bir kurtuluş için çalışsın.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 61. ayet

Zakkum ağacı ve öncekilerin sapması 62–74

  1. Sâffât suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 62. ayet. أَذَٰلِكَ خَيْرٌ نُّزُلًا أَمْ شَجَرَةُ ٱلزَّقُّومِ

    eẕâlike ḫayrun nüzülen em şeceratü-zzeḳḳûm.

    Ali Özek ve heyeti

    Şimdi, ziyafet olarak, cennet ehli için anılan bu nimetler mi daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 62. ayet

  2. Sâffât suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 63. ayet. إِنَّا جَعَلْنَٰهَا فِتْنَةً لِّلظَّٰلِمِينَ

    innâ ce`alnâhâ fitnetel liżżâlimîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz onu (zakkumu) zalimler için bir fitne (imtihan) kıldık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 63. ayet

  3. Sâffât suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 64. ayet. إِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ فِىٓ أَصْلِ ٱلْجَحِيمِ

    innehâ şeceratün taḫrucü fî aṣli-lceḥîm.

    Ali Özek ve heyeti

    Zira o, cehennemin dibinde bitip yetişen bir ağaçtır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 64. ayet

  4. Sâffât suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 65. ayet. طَلْعُهَا كَأَنَّهُۥ رُءُوسُ ٱلشَّيَٰطِينِ

    ṭal`uhâ keennehû ruûsü-şşeyâṭîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Tomurcukları sanki şeytanların başları gibidir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 65. ayet

  5. Sâffât suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 66. ayet. فَإِنَّهُمْ لَـَٔاكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ

    feinnehüm leâkilûne minhâ femâliûne minhe-lbüṭûn.

    Ali Özek ve heyeti

    (Cehennemdekiler) ondan yerler ve karınlarını ondan doldururlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 66. ayet

  6. Sâffât suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 67. ayet. ثُمَّ إِنَّ لَهُمْ عَلَيْهَا لَشَوْبًا مِّنْ حَمِيمٍ

    ŝümme inne lehüm `aleyhâ leşevbem min ḥamîm.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra zakkum yemeğinin üzerine onlar için, kaynar su karıştırılmış bir içki vardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 67. ayet

  7. Sâffât suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 68. ayet. ثُمَّ إِنَّ مَرْجِعَهُمْ لَإِلَى ٱلْجَحِيمِ

    ŝümme inne merci`ahüm leile-lceḥîm.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra kesinlikle onların dönüşü, çılgın ateşe olacaktır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 68. ayet

  8. Sâffât suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 69. ayet. إِنَّهُمْ أَلْفَوْا۟ ءَابَآءَهُمْ ضَآلِّينَ

    innehüm elfev âbâehüm ḍâllîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Kuşkusuz onlar atalarını sapıklık üzere buldular da

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 69. ayet

  9. Sâffât suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 70. ayet. فَهُمْ عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِمْ يُهْرَعُونَ

    fehüm `alâ âŝârihim yühra`ûn.

    Ali Özek ve heyeti

    peşlerinden koşup gittiler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 70. ayet

  10. Sâffât suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 71. ayet. وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ أَكْثَرُ ٱلْأَوَّلِينَ

    veleḳad ḍalle ḳablehüm ekŝeru-l'evvelîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu sapıklığa düştü.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 71. ayet

  11. Sâffât suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 72. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا فِيهِم مُّنذِرِينَ

    veleḳad erselnâ fîhim münẕirîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Kuşkusuz, biz onlara uyarıcılar göndermiştik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 72. ayet

  12. Sâffât suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 73. ayet. فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ

    fenżur keyfe kâne `âḳibetü-lmünẕerîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Uyarılanların âkıbetinin ne olduğuna bir bak!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 73. ayet

  13. Sâffât suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 74. ayet. إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah'ın ihlâslı kulları müstesna.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 74. ayet

Nûh 75–82

  1. Sâffât suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 75. ayet. وَلَقَدْ نَادَىٰنَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ ٱلْمُجِيبُونَ

    veleḳad nâdânâ nûḥun feleni`me-lmücîbûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Andolsun, Nuh bize yalvarıp yakardı. Biz de duayı ne güzel kabul ederiz!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 75. ayet

  2. Sâffât suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 76. ayet. وَنَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥ مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ

    venecceynâhü veehlehû mine-lkerbi-l`ażîm.

    Ali Özek ve heyeti

    Kendisini ve ailesini büyük felâketten kurtardık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 76. ayet

  3. Sâffât suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 77. ayet. وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُۥ هُمُ ٱلْبَاقِينَ

    vece`alnâ ẕürriyyetehû hümü-lbâḳîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz yalnız Nuh'un soyunu kalıcı kıldık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 77. ayet

  4. Sâffât suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 78. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veteraknâ `aleyhi fi-l'âḫirîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonradan gelenler içinde ona iyi bir nam bıraktık

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 78. ayet

  5. Sâffât suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 79. ayet. سَلَٰمٌ عَلَىٰ نُوحٍ فِى ٱلْعَٰلَمِينَ

    selâmün `alâ nûḥin fi-l`âlemîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Bütün âlemlerden Nuh’a selam olsun!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 79. ayet

  6. Sâffât suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 80. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Ali Özek ve heyeti

    İşte biz iyileri böyle mükâfatlandırırız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 80. ayet

  7. Sâffât suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 81. ayet. إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

    innehû min `ibâdine-lmü'minîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Zira o, bizim mümin kullarımızdan idi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 81. ayet

  8. Sâffât suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 82. ayet. ثُمَّ أَغْرَقْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

    ŝümme agraḳne-l'âḫarîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Nihayet ötekileri (inanmayanları) suda boğduk.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 82. ayet

İbrâhim ve oğlunun kurban edilişi 83–113

  1. Sâffât suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 83. ayet. وَإِنَّ مِن شِيعَتِهِۦ لَإِبْرَٰهِيمَ

    veinne min şî`atihî leibrâhîm.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz İbrahim de onun (Nuh'un) milletinden idi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 83. ayet

  2. Sâffât suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 84. ayet. إِذْ جَآءَ رَبَّهُۥ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ

    iẕ câe rabbehû biḳalbin selîm.

    Ali Özek ve heyeti

    Çünkü Rabbine kalbi selîm ile geldi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 84. ayet

  3. Sâffât suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 85. ayet. إِذْ قَالَ لِأَبِيهِ وَقَوْمِهِۦ مَاذَا تَعْبُدُونَ

    iẕ ḳâle liebîhi veḳavmihî mâẕâ ta`büdûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Hani o, babasına ve kavmine: Siz kime kulluk ediyorsunuz? demişti.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 85. ayet

  4. Sâffât suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 86. ayet. أَئِفْكًا ءَالِهَةً دُونَ ٱللَّهِ تُرِيدُونَ

    eifken âliheten dûne-llâhi türîdûn.

    Ali Özek ve heyeti

    «Allah'tan başka birtakım uydurma ilâhlar mı istiyorsunuz?»

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 86. ayet

  5. Sâffât suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 87. ayet. فَمَا ظَنُّكُم بِرَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    femâ żannüküm birabbi-l`âlemîn.

    Ali Özek ve heyeti

    «O halde âlemlerin Rabbi hakkındaki görüşünüz nedir?»

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 87. ayet

  6. Sâffât suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 88. ayet. فَنَظَرَ نَظْرَةً فِى ٱلنُّجُومِ

    feneżara nażraten fi-nnücûm.

    Ali Özek ve heyeti

    Bunun üzerine İbrahim yıldızlara şöyle bir baktı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 88. ayet

  7. Sâffât suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 89. ayet. فَقَالَ إِنِّى سَقِيمٌ

    feḳâle innî seḳîm.

    Ali Özek ve heyeti

    Ben hastayım, dedi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 89. ayet

  8. Sâffât suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 90. ayet. فَتَوَلَّوْا۟ عَنْهُ مُدْبِرِينَ

    fetevellev `anhü müdbirîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Ona arkalarını dönüp gittiler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 90. ayet

  9. Sâffât suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 91. ayet. فَرَاغَ إِلَىٰٓ ءَالِهَتِهِمْ فَقَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ

    ferâga ilâ âlihetihim feḳâle elâ te'külûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Yavaşça putlarının yanına vardı. (Oraya konmuş yemekleri görünce:) Yemiyor musunuz? dedi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 91. ayet

  10. Sâffât suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 92. ayet. مَا لَكُمْ لَا تَنطِقُونَ

    mâ leküm lâ tenṭiḳûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Neden konuşmuyorsunuz? dedi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 92. ayet

  11. Sâffât suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 93. ayet. فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًۢا بِٱلْيَمِينِ

    ferâga `aleyhim ḍarbem bilyemîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Bunun üzerine, yanlarına gelip sağ eliyle vurdu (kırıp geçirdi.)

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 93. ayet

  12. Sâffât suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 94. ayet. فَأَقْبَلُوٓا۟ إِلَيْهِ يَزِفُّونَ

    feaḳbelû ileyhi yeziffûn.

    Ali Özek ve heyeti

    (Putperestler) koşarak İbrahim'e geldiler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 94. ayet

  13. Sâffât suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 95. ayet. قَالَ أَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَ

    ḳâle eta`büdûne mâ tenḥitûn.

    Ali Özek ve heyeti

    İbrahim: Yonttuğunuz şeylere mi ibadet edersiniz!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 95. ayet

  14. Sâffât suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 96. ayet. وَٱللَّهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ

    vellâhü ḫaleḳaküm vemâ ta`melûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Oysa ki sizi ve yapmakta olduklarınızı Allah yarattı, dedi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 96. ayet

  15. Sâffât suresi, 97. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 97. ayet. قَالُوا۟ ٱبْنُوا۟ لَهُۥ بُنْيَٰنًا فَأَلْقُوهُ فِى ٱلْجَحِيمِ

    ḳâlü-bnû lehû bünyânen feelḳûhü fi-lceḥîm.

    Ali Özek ve heyeti

    Onun için bir bina yapın ve derhal onu ateşe atın! dediler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 97. ayet

  16. Sâffât suresi, 98. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 98. ayet. فَأَرَادُوا۟ بِهِۦ كَيْدًا فَجَعَلْنَٰهُمُ ٱلْأَسْفَلِينَ

    feerâdû bihî keyden fece`alnâhümü-l'esfelîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Böylece ona bir tuzak kurmayı istediler. Fakat biz onları alçaklardan kıldık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 98. ayet

  17. Sâffât suresi, 99. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 99. ayet. وَقَالَ إِنِّى ذَاهِبٌ إِلَىٰ رَبِّى سَيَهْدِينِ

    veḳâle innî ẕâhibün ilâ rabbî seyehdîn.

    Ali Özek ve heyeti

    (Oradan kurtulan İbrahim:) Ben Rabbime gidiyorum. O bana doğru yolu gösterecek.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 99. ayet

  18. Sâffât suresi, 100. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 100. ayet. رَبِّ هَبْ لِى مِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    rabbi heb lî mine-ṣṣâliḥîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Rabbim! Bana sâlihlerden olacak bir evlat ver, dedi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 100. ayet

  19. Sâffât suresi, 101. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 101. ayet. فَبَشَّرْنَٰهُ بِغُلَٰمٍ حَلِيمٍ

    febeşşernâhü bigulâmin ḥalîm.

    Ali Özek ve heyeti

    İşte o zaman biz onu uslu bir oğul ile müjdeledik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 101. ayet

  20. Sâffât suresi, 102. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 102. ayet. فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ ٱلسَّعْىَ قَالَ يَٰبُنَىَّ إِنِّىٓ أَرَىٰ فِى ٱلْمَنَامِ أَنِّىٓ أَذْبَحُكَ فَٱنظُرْ مَاذَا تَرَىٰ قَالَ يَٰٓأَبَتِ ٱفْعَلْ مَا تُؤْمَرُ سَتَجِدُنِىٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّٰبِرِينَ

    felemmâ belega me`ahü-ssa`ye ḳâle yâ büneyye innî erâ fi-lmenâmi ennî eẕbeḥuke fenżur mâẕâ terâ. ḳâle yâ ebeti-f`al mâ tü'mer. setecidünî in şâe-llâhü mine-ṣṣâbirîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa erişince: Yavrucuğum! Rüyada seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün, ne dersin? dedi. O da cevaben: Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulursun, dedi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 102. ayet

  21. Sâffât suresi, 103. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 103. ayet. فَلَمَّآ أَسْلَمَا وَتَلَّهُۥ لِلْجَبِينِ

    felemmâ eslemâ vetellehû lilcebîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca:

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 103. ayet

  22. Sâffât suresi, 104. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 104. ayet. وَنَٰدَيْنَٰهُ أَن يَٰٓإِبْرَٰهِيمُ

    venâdeynâhü ey yâ ibrâhîm.

    Ali Özek ve heyeti

    Ey İbrahim! diye seslendik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 104. ayet

  23. Sâffât suresi, 105. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 105. ayet. قَدْ صَدَّقْتَ ٱلرُّءْيَآ إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    ḳad ṣaddaḳte-rru'yâ. innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Rüyayı gerçekleştirdin. Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 105. ayet

  24. Sâffât suresi, 106. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 106. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ ٱلْبَلَٰٓؤُا۟ ٱلْمُبِينُ

    inne hâẕâ lehüve-lbelâü-lmübîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Bu, gerçekten, çok açık bir imtihandır,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 106. ayet

  25. Sâffât suresi, 107. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 107. ayet. وَفَدَيْنَٰهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍ

    vefedeynâhü biẕibḥin `ażîm.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz, oğluna bedel ona büyük bir kurban verdik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 107. ayet

  26. Sâffât suresi, 108. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 108. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veteraknâ `aleyhi fi-l'âḫirîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Geriden gelecekler arasında ona (iyi bir nam) bıraktık:

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 108. ayet

  27. Sâffât suresi, 109. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 109. ayet. سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِبْرَٰهِيمَ

    selâmün `alâ ibrâhîm.

    Ali Özek ve heyeti

    İbrahim'e selam! dedik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 109. ayet

  28. Sâffât suresi, 110. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 110. ayet. كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 110. ayet

  29. Sâffât suresi, 111. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 111. ayet. إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

    innehû min `ibâdine-lmü'minîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Çünkü o, bizim mümin kullarımızdandır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 111. ayet

  30. Sâffât suresi, 112. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 112. ayet. وَبَشَّرْنَٰهُ بِإِسْحَٰقَ نَبِيًّا مِّنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    vebeşşernâhü biisḥâḳa nebiyyem mine-ṣṣâliḥîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Sâlihlerden bir peygamber olarak O'na (İbrahim’e) İshak'ı müjdeledik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 112. ayet

  31. Sâffât suresi, 113. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 113. ayet. وَبَٰرَكْنَا عَلَيْهِ وَعَلَىٰٓ إِسْحَٰقَ وَمِن ذُرِّيَّتِهِمَا مُحْسِنٌ وَظَالِمٌ لِّنَفْسِهِۦ مُبِينٌ

    vebâraknâ `aleyhi ve`alâ isḥâḳ. vemin ẕürriyyetihimâ muḥsinüv veżâlimül linefsihî mübîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Kendisini ve İshak’ı mübarek (kutlu ve bereketli) eyledik. Lâkin her ikisinin neslinden iyi kimseler olacağı gibi, kendine açıktan açığa kötülük edenler de olacak.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 113. ayet

Mûsâ ve Hârûn 114–122

  1. Sâffât suresi, 114. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 114. ayet. وَلَقَدْ مَنَنَّا عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

    veleḳad menennâ `alâ mûsâ vehârûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Andolsun biz Musa’ya da Harun'a da nimetler verdik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 114. ayet

  2. Sâffât suresi, 115. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 115. ayet. وَنَجَّيْنَٰهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ ٱلْكَرْبِ ٱلْعَظِيمِ

    venecceynâhümâ veḳavmehümâ mine-lkerbi-l`ażîm.

    Ali Özek ve heyeti

    Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 115. ayet

  3. Sâffât suresi, 116. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 116. ayet. وَنَصَرْنَٰهُمْ فَكَانُوا۟ هُمُ ٱلْغَٰلِبِينَ

    veneṣarnâhüm fekânû hümü-lgâlibîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Kendilerine yardım ettik de galip gelen onlar oldu.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 116. ayet

  4. Sâffât suresi, 117. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 117. ayet. وَءَاتَيْنَٰهُمَا ٱلْكِتَٰبَ ٱلْمُسْتَبِينَ

    veâteynâhüme-lkitâbe-lmüstebîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Her ikisine de apaçık anlaşılan bir kitabı (Tevrat'ı) verdik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 117. ayet

  5. Sâffât suresi, 118. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 118. ayet. وَهَدَيْنَٰهُمَا ٱلصِّرَٰطَ ٱلْمُسْتَقِيمَ

    vehedeynâhüme-ṣṣirâṭa-lmüsteḳîm.

    Ali Özek ve heyeti

    Her ikisini de doğru yola ilettik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 118. ayet

  6. Sâffât suresi, 119. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 119. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veteraknâ `aleyhimâ fi-l'âḫirîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonra gelenler içinde, diye (iyi bir nam) bıraktık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 119. ayet

  7. Sâffât suresi, 120. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 120. ayet. سَلَٰمٌ عَلَىٰ مُوسَىٰ وَهَٰرُونَ

    selâmün `alâ mûsâ vehârûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Musa ve Harun’a selam olsun.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 120. ayet

  8. Sâffât suresi, 121. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 121. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Doğrusu biz, iyileri böylece mükâfatlandırırız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 121. ayet

  9. Sâffât suresi, 122. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 122. ayet. إِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

    innehümâ min `ibâdine-lmü'minîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz, ikisi de mümin kullarımızdandı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 122. ayet

İlyâs 123–132

  1. Sâffât suresi, 123. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 123. ayet. وَإِنَّ إِلْيَاسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    veinne ilyâse lemine-lmürselîn.

    Ali Özek ve heyeti

    İlyas da şüphe yok ki, peygamberlerdendi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 123. ayet

  2. Sâffât suresi, 124. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 124. ayet. إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦٓ أَلَا تَتَّقُونَ

    iẕ ḳâle liḳavmihî elâ tetteḳûn.

    Ali Özek ve heyeti

    (İlyas) milletine: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 124. ayet

  3. Sâffât suresi, 125. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 125. ayet. أَتَدْعُونَ بَعْلًا وَتَذَرُونَ أَحْسَنَ ٱلْخَٰلِقِينَ

    eted`ûne ba`lev veteẕerûne aḥsene-lḫâliḳîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Yaratanların en iyisi olan, Rabbi olan Allah'ı bırakıp da Ba'l'e mi taparsınız? demişti.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 125. ayet

  4. Sâffât suresi, 126. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 126. ayet. ٱللَّهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

    allâhe rabbeküm verabbe âbâikümü-l'evvelîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Sizin de Rabbiniz, sizden önce gelen atalarınızın da.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 126. ayet

  5. Sâffât suresi, 127. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 127. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَإِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ

    fekeẕẕebûhü feinnehüm lemuḥḍarûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Bunun üzerine İlyas'ı yalanladılar. Onun için (cehenneme) götürüleceklerdir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 127. ayet

  6. Sâffât suresi, 128. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 128. ayet. إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah'ın ihlâslı kulları müstesna; onların hepsi

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 128. ayet

  7. Sâffât suresi, 129. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 129. ayet. وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veteraknâ `aleyhi fi-l'âḫirîn.

    Ali Özek ve heyeti

    sonra gelenler içinde, kendisine bir ün bıraktık,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 129. ayet

  8. Sâffât suresi, 130. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 130. ayet. سَلَٰمٌ عَلَىٰٓ إِلْ يَاسِينَ

    selâmün `alâ ilyâsîn.

    Ali Özek ve heyeti

    «İlyas'a selâm!» dedik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 130. ayet

  9. Sâffât suresi, 131. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 131. ayet. إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz biz, iyileri işte böyle mükâfatlandırırız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 131. ayet

  10. Sâffât suresi, 132. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 132. ayet. إِنَّهُۥ مِنْ عِبَادِنَا ٱلْمُؤْمِنِينَ

    innehû min `ibâdine-lmü'minîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Çünkü o, bizim mümin kullarımızdandı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 132. ayet

Lût 133–138

  1. Sâffât suresi, 133. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 133. ayet. وَإِنَّ لُوطًا لَّمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    veinne lûṭal lemine-lmürselîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Lût da elbette peygamberlerdendi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 133. ayet

  2. Sâffât suresi, 134. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 134. ayet. إِذْ نَجَّيْنَٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ

    iẕ necceynâhü veehlehû ecme`în.

    Ali Özek ve heyeti

    Lût'u ve ailesinin hepsini kurtardık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 134. ayet

  3. Sâffât suresi, 135. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 135. ayet. إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَٰبِرِينَ

    illâ `acûzen fi-lgâbirîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Geridekiler arasında kalan yaşlı bir kadın dışında,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 135. ayet

  4. Sâffât suresi, 136. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 136. ayet. ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ

    ŝümme demmerne-l'âḫarîn.

    Ali Özek ve heyeti

    sonra diğerlerini yok ettik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 136. ayet

  5. Sâffât suresi, 137. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 137. ayet. وَإِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِم مُّصْبِحِينَ

    veinneküm letemürrûne `aleyhim muṣbiḥîn.

    Ali Özek ve heyeti

    (Ey insanlar!) Elbette siz de sabah onlara uğruyorsunuz.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 137. ayet

  6. Sâffât suresi, 138. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 138. ayet. وَبِٱلَّيْلِ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

    vebilleyl. efelâ ta`ḳilûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Ve akşam, hâlâ akıllanmayacak mısınız?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 138. ayet

Yûnus 139–148

  1. Sâffât suresi, 139. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 139. ayet. وَإِنَّ يُونُسَ لَمِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

    veinne yûnüse lemine-lmürselîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Doğrusu Yunus da gönderilen peygamberlerdendi.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 139. ayet

  2. Sâffât suresi, 140. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 140. ayet. إِذْ أَبَقَ إِلَى ٱلْفُلْكِ ٱلْمَشْحُونِ

    iẕ ebeḳa ile-lfülki-lmeşḥûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Hani o, dolu bir gemiye binip kaçmıştı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 140. ayet

  3. Sâffât suresi, 141. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 141. ayet. فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلْمُدْحَضِينَ

    fesâheme fekâne mine-lmüdḥaḍîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Gemide olanlarla karşılıklı kur'a çektiler de kaybedenlerden oldu.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 141. ayet

  4. Sâffât suresi, 142. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 142. ayet. فَٱلْتَقَمَهُ ٱلْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌ

    felteḳamehü-lḥûtü vehüve mülîm.

    Ali Özek ve heyeti

    Yunus kendini kınayıp dururken onu bir balık yuttu.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 142. ayet

  5. Sâffât suresi, 143. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 143. ayet. فَلَوْلَآ أَنَّهُۥ كَانَ مِنَ ٱلْمُسَبِّحِينَ

    felevlâ ennehû kâne mine-lmüsebbiḥîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Eğer Allah'ı tesbih edenlerden olmasaydı,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 143. ayet

  6. Sâffât suresi, 144. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 144. ayet. لَلَبِثَ فِى بَطْنِهِۦٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

    lelebiŝe fî baṭnih ilâ yevmi yüb`aŝûn.

    Ali Özek ve heyeti

    tekrar dirilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 144. ayet

  7. Sâffât suresi, 145. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 145. ayet. فَنَبَذْنَٰهُ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٌ

    fenebeẕnâhü bil`arâi vehüve seḳîm.

    Ali Özek ve heyeti

    Halsiz bir vaziyette kendisini dışarı çıkardık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 145. ayet

  8. Sâffât suresi, 146. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 146. ayet. وَأَنۢبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِّن يَقْطِينٍ

    veembetnâ `aleyhi şeceratem miy yaḳṭîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Ve üstüne (gölge yapması için) kabak türünden geniş yapraklı bir nebat bitirdik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 146. ayet

  9. Sâffât suresi, 147. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 147. ayet. وَأَرْسَلْنَٰهُ إِلَىٰ مِا۟ئَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ

    veerselnâhü ilâ mieti elfin ev yezîdûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Onu, yüz bin veya daha çok kişiye peygamber olarak gönderdik.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 147. ayet

  10. Sâffât suresi, 148. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 148. ayet. فَـَٔامَنُوا۟ فَمَتَّعْنَٰهُمْ إِلَىٰ حِينٍ

    feâmenû femetta`nâhüm ilâ ḥîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Sonunda ona iman ettiler, bunun üzerine biz de onları bir süreye kadar yaşattık.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 148. ayet

Meleklere dişi isim vermek ve uydurulan nesep 149–160

  1. Sâffât suresi, 149. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 149. ayet. فَٱسْتَفْتِهِمْ أَلِرَبِّكَ ٱلْبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلْبَنُونَ

    festeftihim elirabbike-lbenâtü velehümü-lbenûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Putperestlere sor; kızlar Rabbinin de, erkekler onların mı?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 149. ayet

  2. Sâffât suresi, 150. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 150. ayet. أَمْ خَلَقْنَا ٱلْمَلَٰٓئِكَةَ إِنَٰثًا وَهُمْ شَٰهِدُونَ

    em ḫalaḳne-lmelâikete inâŝev vehüm şâhidûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Yoksa biz melekleri onların gözü önünde kız olarak mı yarattık?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 150. ayet

  3. Sâffât suresi, 151. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 151. ayet. أَلَآ إِنَّهُم مِّنْ إِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَ

    elâ innehüm min ifkihim leyeḳûlûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Dikkat edin, kesinlikle yalan uydurup söylüyorlar,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 151. ayet

  4. Sâffât suresi, 152. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 152. ayet. وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ

    velede-llâhü veinnehüm lekâẕibûn.

    Ali Özek ve heyeti

    «Allah doğurdu» diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 152. ayet

  5. Sâffât suresi, 153. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 153. ayet. أَصْطَفَى ٱلْبَنَاتِ عَلَى ٱلْبَنِينَ

    aṣṭafe-lbenâti `ale-lbenîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah, kızları oğullara tercih mi etmiş!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 153. ayet

  6. Sâffât suresi, 154. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 154. ayet. مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ

    mâ leküm. keyfe taḥkümûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Ne oluyor size? Nasıl hükmediyorsunuz?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 154. ayet

  7. Sâffât suresi, 155. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 155. ayet. أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

    efelâ teẕekkerûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Hiç düşünmüyor musunuz?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 155. ayet

  8. Sâffât suresi, 156. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 156. ayet. أَمْ لَكُمْ سُلْطَٰنٌ مُّبِينٌ

    em leküm sülṭânüm mübîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Yoksa sizin açık bir deliliniz mi var?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 156. ayet

  9. Sâffât suresi, 157. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 157. ayet. فَأْتُوا۟ بِكِتَٰبِكُمْ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    fe'tû bikitâbiküm in küntüm ṣâdiḳîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Doğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 157. ayet

  10. Sâffât suresi, 158. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 158. ayet. وَجَعَلُوا۟ بَيْنَهُۥ وَبَيْنَ ٱلْجِنَّةِ نَسَبًا وَلَقَدْ عَلِمَتِ ٱلْجِنَّةُ إِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ

    vece`alû beynehû vebeyne-lcinneti nesebâ. veleḳad `alimeti-lcinnetü innehüm lemuḥḍarûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah ile cinler arasında da bir soy birliği uydurdular. Andolsun, cinler de kendilerinin hesap yerine götürüleceklerini bilirler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 158. ayet

  11. Sâffât suresi, 159. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 159. ayet. سُبْحَٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ

    sübḥâne-llâhi `ammâ yeṣifûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah, onların isnat edegeldiklerinden yücedir, münezzehtir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 159. ayet

  12. Sâffât suresi, 160. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 160. ayet. إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Allah’ın ihlâsa erdirilmiş kulları müstesnadır (onlar azap görmeyeceklerdir).

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 160. ayet

Meleklerin makamı, peygamberlere yardım vaadi ve kapanış 161–182

  1. Sâffât suresi, 161. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 161. ayet. فَإِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ

    feinneküm vemâ ta`büdûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Sizler ve taptığınız şeyler!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 161. ayet

  2. Sâffât suresi, 162. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 162. ayet. مَآ أَنتُمْ عَلَيْهِ بِفَٰتِنِينَ

    mâ entüm `aleyhi bifâtinîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Hiçbiriniz, Allah'a karşı azdırıp saptıramazsınız.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 162. ayet

  3. Sâffât suresi, 163. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 163. ayet. إِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ ٱلْجَحِيمِ

    illâ men hüve ṣâli-lceḥîm.

    Ali Özek ve heyeti

    Cehenneme girecek kimseden başkasını...

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 163. ayet

  4. Sâffât suresi, 164. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 164. ayet. وَمَا مِنَّآ إِلَّا لَهُۥ مَقَامٌ مَّعْلُومٌ

    vemâ minnâ illâ lehû meḳâmüm ma`lûm.

    Ali Özek ve heyeti

    (Melekler şöyle derler:) Bizim her birimiz için, bilinen bir makam vardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 164. ayet

  5. Sâffât suresi, 165. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 165. ayet. وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلصَّآفُّونَ

    veinnâ lenaḥnu-ṣṣâffûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Şüphesiz biz, orada sıra sıra dururuz

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 165. ayet

  6. Sâffât suresi, 166. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 166. ayet. وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلْمُسَبِّحُونَ

    veinnâ lenaḥnü-lmüsebbiḥûn.

    Ali Özek ve heyeti

    ve şüphesiz Allah'ı tesbih ederiz.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 166. ayet

  7. Sâffât suresi, 167. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 167. ayet. وَإِن كَانُوا۟ لَيَقُولُونَ

    vein kânû leyeḳûlûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Putperestler: diyorlardı.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 167. ayet

  8. Sâffât suresi, 168. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 168. ayet. لَوْ أَنَّ عِندَنَا ذِكْرًا مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

    lev enne `indenâ ẕikram mine-l'evvelîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Eğer öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı,

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 168. ayet

  9. Sâffât suresi, 169. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 169. ayet. لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ

    lekünnâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.

    Ali Özek ve heyeti

    mutlaka Allah’ın ihlâslı kulları olurduk!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 169. ayet

  10. Sâffât suresi, 170. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 170. ayet. فَكَفَرُوا۟ بِهِۦ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

    fekeferû bih. fesevfe ya`lemûn.

    Ali Özek ve heyeti

    İşte şimdi onu inkâr ettiler. Ama ileride bileceklerdir!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 170. ayet

  11. Sâffât suresi, 171. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 171. ayet. وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا ٱلْمُرْسَلِينَ

    veleḳad sebeḳat kelimetünâ li`ibâdine-lmürselîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Andolsun ki, peygamber kullarımıza söz vermişizdir:

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 171. ayet

  12. Sâffât suresi, 172. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 172. ayet. إِنَّهُمْ لَهُمُ ٱلْمَنصُورُونَ

    innehüm lehümü-lmenṣûrûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Onlar mutlaka zafere ulaşacaklardır.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 172. ayet

  13. Sâffât suresi, 173. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 173. ayet. وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ ٱلْغَٰلِبُونَ

    veinne cündenâ lehümü-lgâlibûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Bizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 173. ayet

  14. Sâffât suresi, 174. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 174. ayet. فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ

    fetevelle `anhüm ḥattâ ḥîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Onun için sen bir süreye kadar onlara aldırma.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 174. ayet

  15. Sâffât suresi, 175. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 175. ayet. وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ

    veebṣirhüm fesevfe yübṣirûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Onların halini gör, onlar da görecekler.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 175. ayet

  16. Sâffât suresi, 176. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 176. ayet. أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ

    efebi`aẕâbinâ yesta`cilûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Azabımızı acele mi istiyorlar?

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 176. ayet

  17. Sâffât suresi, 177. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 177. ayet. فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَآءَ صَبَاحُ ٱلْمُنذَرِينَ

    feiẕâ nezele bisâḥatihim fesâe ṣabâḥu-lmünẕerîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Azap yurtlarına indiğinde, uyarılanların (fakat yola gelmeyenlerin) sabahı ne kötü olur!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 177. ayet

  18. Sâffât suresi, 178. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 178. ayet. وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ

    vetevelle `anhüm ḥattâ ḥîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Sen bir zamana kadar onlara aldırma.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 178. ayet

  19. Sâffât suresi, 179. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 179. ayet. وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ

    veebṣir fesevfe yübṣirûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Onların halini gör, onlar da göreceklerdir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 179. ayet

  20. Sâffât suresi, 180. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 180. ayet. سُبْحَٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ

    sübḥâne rabbike rabbi-l`izzeti `ammâ yeṣifûn.

    Ali Özek ve heyeti

    Senin izzet sahibi Rabbin, onların isnat etmekte oldukları vasıflardan yücedir, münezzehtir.

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 180. ayet

  21. Sâffât suresi, 181. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 181. ayet. وَسَلَٰمٌ عَلَى ٱلْمُرْسَلِينَ

    veselâmün `ale-lmürselîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Gönderilen bütün peygamberlere selam olsun!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 181. ayet

  22. Sâffât suresi, 182. ayet — tek başına aç

    Sâffât suresi, 182. ayet. وَٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    velḥamdü lillâhi rabbi-l`âlemîn.

    Ali Özek ve heyeti

    Âlemlerin Rabbi olan Allah'a da hamd olsun!

    Ayet detayı — Sâffât suresi, 182. ayet